Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Covit-19 Neler Öğretti?

Koronavirüs salgını nedeniyle hepimizin evde kalmaya mecbur olduğu bir dönemi yaşıyoruz. İnşallah en kısa zamanda tüm dünya en kısa zamanda bu hastalıktan kurtulur.

Peki her şey eskisi gibi olmayacak mı gerçekten? Buna inanıyor musunuz? Salgınla beraber aslında hepimize umut olan bir cümle oldu bu.

Evde kalmanın zorunlu olması ile birlikte günlük hayatımızda da istemeyerek de olsa ciddi değişiklikler yapmaya başladık. Bu zorunluluk aslında hayata daha farklı bakmamıza da sebep oldu. Aile bireylerimizle uzun süredir birlikte olamamanın öz eleştirisini bu dönemde telafi etme fırsatını bulduk. Eşimize yardım ettik, çocuklarımızla daha yakından ilgilendik, uzun bir aradan sonra belki de ilk defa onlarla sohbetler edip, birbirimizi tanıma fırsatı bulduk. Mutfaktan hiç anlamam diyenler belki de bundan sonraki hayatlarında mutfak işini hobi haline getirecekler. Çocuklarımızla çocuk olduk onlarla oyunlar oynadık. Eşimize eş olduk, ev işlerinde yardımcı olduk. Bu işbirliği sayesinde karşı tarafın görevlerini de öğrenerek aslında bir tür empati yaptık. Kendimizle dayanışmayı, konuşmayı, hesaplaşmayı, değer yargılarımızı yeniden gözden geçirmenin ne kadar gerekli olduğunu öğrendik.

Ne yazık ki hiçbir felaket insanı değiştirememiş. Savaşlardan çıkıp tekrar savaşlara girmişiz. Mal, mülk kazanmış ama insanı ve insanlığı kazanamamışız. Salgın sonrası yaşanacaklar çok açık görülüyordu aslında. Karantina bitiminde herkes çok özlediği sosyal hayatına yeniden ve daha çok özlemişçesine saldırdı. Bütçesinin yettiği kadar kafelerde, restoranlarda soluğu aldık. Yaz mevsimi ile birlikte cümle alem tatilde soluğu aldık. Ne oldu değişen dünyaya? Eskiden böyleydik zaten ne değişti? Gene maddiyat ve dünyevi zevkler ön planda. Hani kendimizi tanımıştık, içe yolculuk yapmıştık. Dedim ya hayaller ve hayatlar. Hiçbir felaket insanoğlunu değiştirmedi ve maalesef değiştiremeyecek.

Evimizde uzun süredir arızalı olan ev aletlerimizi tamir ettik. Evimizdeki eksik olan aletleri gidermeye başladık.

Fiziken olmasa da birlik olmaya da odaklandık ve yardım kampanyalarına destek olduk. Pek çok insan, ihtiyaç sahiplerinin sesine kulak vermek için sivil toplum kuruluşlarına ulaşıp onlara destek oldu. İşsiz kalan akraba, komşularımızı daha çok düşünür olduk. Onlar sayesinde dünyadan açlıktan ölenleri daha çok düşünür olduk. Covit-19 salgınında ölenlerin sayısının dünyada açlıktan ölenlerden daha az olduğunu öğrendik.

Sağlığın ne kadar önemli olduğunu öğrenmekle birlikte temizliğe daha dikkat eder olduk. Temizliğin ve hijyenik önlemlerin sadece imanın değil, sağlığın da vazgeçilmezlerinden biri olduğunu unutmamamız gerektiğinin öğrendik. Kendi sağlığımıza dikkat ederken başkalarının sağlığını tehlikeye atmamaya özen gösterdik. Trafikte araç kullanırken tek başımıza tüm kurallara uymamız elbette ki önemli. Ancak karşı yönden gelen sürücülerin de bu kurallara uyması can güvenliğimiz için o kadar önemlidir. Bu kural Covit-19 salgını için de geçerlidir. Salgından kendimizi korurken başkalarına bulaştırmamak da o kadar önemli olduğunu öğrendik.

Sosyal medyayı, interneti daha sık kullanmaya başladık. Daha çok kitap okumaya başladık. Salgın nedeniyle alışverişlerimizi internet ortamında yapmayı öğrendik. Bunun sonucunda kitap satışlarında %32 arttı. Kitap mağazalarındaki ortalama sepet tutarı ise 80 TL seviyesinde gerçekleşti. Salgın oyun oynamayı çocuklara özgü bir eylem olmaktan çıkardı. Bunun sonucunda zeka gücü gerektiren oyunlara rağbet arttı. Bu sektördeki artış oranı % 80 leri buldu. Gündelik ev eşyalarında işlem hacminde %165, işlem adedinde %117 gibi rekor artışlar yaşandı. Ulaşım, gezi vb harcamalarımız azalırken gıda harcamalarımız arttı.

Neden olayın iyi tarafından da bakmıyoruz. Aslında Covit-19 bizlere çok şey öğretmiş.

Hayatın zor şartlarına maruz kalmak; Hepimiz için bir tehdit aynı zamanda bir fırsattır.

Not: İstatistiki veriler; Finans teknolojileri şirketi “iyzico” dan alınmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları
27/11/2021 09:07
24/11/2021 00:24
20/11/2021 00:01
13/11/2021 00:01
06/11/2021 00:01
16/10/2021 09:33
25/09/2021 00:01
18/09/2021 00:01
07/09/2021 00:00
04/09/2021 00:01
28/08/2021 00:01
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.