Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Yurdum İnsanı

Yurdum İnsanı

Bu virüs tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça etkili oldu. Ekonomiden, eğitime, ulaşımdan turizme kadar birçok alanda hayatımızı olumsuz etkiledi. Evde kalmanın olumsuz etkilerinin yanında bu süreci iyi değerlendirip avantaja çeviren insanlarımız da oldu. Evde zorunlu kalmanın sonucunda; evde yemek yapmayı öğrenenlerin, ev işlerine yardım edenlerin sayısı epey arttı. Hatta kendisi ile birlikte çocuklarına çocuklarını tıraş etmeyi öğrenenler dahi oldu.

Bu süreçte bizim evde de iki oğlum saç tıraşlarını kendileri yaptılar. Kendi saçımı tıraş etmeyi beceremediğim gibi çocuklarıma da bu konuda tam güvenemediğim için J saçlarımı kestirmedim. Üç aydır tıraş olmamıştım, saçlarım bayağı uzamıştı. Uzun saçıda zaten sevmem.

Sokağa çıkma kısıtlamasının kalktığı ilk gün hemen bir berbere gittim. Çoğu zaman detaylara daha çok bakan bir kişiyimdir. Gittiğim berberde de detaylara daha çok dikkat ettim. Gittiğim berberde üç çalışan vardı. Virüs kuralları çerçevesinde fiziksel mesafeyi de dikkate alarak arada bir koltuk boş kalacak şekilde müşterileri tıraş ediyorlardı. Ben dükkâna girdiğim de iki koltuk boştu. Dolayısıyla sıra bekleyecektim. Berberlerden iki tanesi müşteriyi tıraş ederken fiziksel mesafe dışında berberler için belirlenen kurallara hiç de uymadıklarını fark ettim. Hoş müşteri de bu durumdan memnun gibiydi. Kim maske takacak, kim o kadar kurallara uymak için zahmete girecek modunda duruyordu. Berber ise her seferinde tarakları, eldivenleri, kendisini korumak üzere hazırlanmış kıyafeti kim giyecek modunda davranıyordu. Aslında herkes halinden memnun.

Bir süre sonra müşterilerden bir tanesinin tıraşı bitti. O koltuğa beni çağırmalarını bekledim. Ama beni tıraş edecek ve beklemede olan berber, boşalan koltuğunun yanına gitti. Koltuğu güzelce bir sildi. Üzerine dezenfektan sıktı. Fırçaları, tarakları, tıraş makinelerini çekmeceden çıkardı hepsini özenerek ve teker teker temizledi. Tıraş makinasının üzerine fısfıslayarak dezenfekte etti. Şaşırmıştım. Bundan önceki aynı berber dükkânın içerisinde yer alan diğer iki berber böyle yapmamıştı. Aslında bu doğrusunu yapıyordu. Üstelik işini o kadar hassasiyetle yapıyordu ki bir sanatçı edası ile ve bizim duymadığımız ama kendisini kaptırdığını düşündüğüm bir müzik eşliğinde yaptığını düşünmeye başlamıştım. Büyük bir hayranlıkla onu izliyordum. Şu ana kadar yaptıkları tamamen müşterinin sağlığını korumak adına yapılan şeylerdi. Bir süre sonra hayranlığım daha da artmıştı. Bu defa kendi sağlığı için tedbirler almaya başlamıştı. Sonradan kendisinin açıklamasından öğrendiğim sipariş vererek aldığını söylediği daha çok sağlıkçıların kullandığı korumalığı dolaptan özenle çıkardı ve üzerine giydi. Dolaptan çıkardığı ve havlu olarak kullandığı peçeteyi özenle diğer aletlerin yanına koydu. Bu ritüel 10 dakikaya yakın sürdü. Artık her halde beni çağırmayacak düşüncesine kapılmaya başlamıştım.

Dedim ya ben detaylara dikkat eden birisiyimdir. Sağlık kuralları çerçevesinde tüm kuralları yerine getirmeye çalışan bu berberi izlerken ben daha çok kurallara pek de uymayan diğer iki berberi izlemiştim. Onlar da üçüncü berberi dikkatle izliyorlardı ama söylemem gerekir ki imrenerek değil. Ya bu adam ne yapıyor? Başımıza iş çıkarıyor, yeni işler çıkarıyor, anlayışındaki bakışları hemen belli oluyordu. Hatta her seferinde yeni peçete kullanmak, her kesimden sonra makasları tekrar dezenfekte etmek onlar açısından kendilerine yeni bir masraf açmak anlamı taşıyordu bakışlarında.

Aynı dükkânın içerisinde işine üç farklı açıdan bakan berberler ve ben. Yurdum insanı. Bir eğitimci olarak daha çok çalışmamız gerektiği inancı ben de daha da pekişmişti. Kafalarını bilgiyle donattığımız çocuklarımızın hangi işi yapacak olurlarsa olsunlar işlerini en iyi şekilde yapmalarının bir sorumluluk olduğunu öğretememenin sonucunu bu berber dükkânında da görmek beni üzmüştü.

Sahi ben daha berber koltuğuna oturmadım değil mi? Bakalım belki o kısmını başka bir yazımızda yazarız. Çünkü orada da anlatacak çok şey var. Malum, ülke gündemleri kahvehanelerde ve berberlerde konuşulur.

Hatta buralarda hükümetler yıkılır, hükümetler kurulur. ??

Yorumlar

  1. Ziya ÖKÇE dedi ki:

    Maşallah Başkanım, Tespitleriniz enfes olmuş, kaleminizin ne kadar güçlü olduğuna şahit olurken yazılarınızın devamını bekliyoruz.