Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Hiç Düşündük Mü?

Hiç Düşündük Mü?

Yazımın ana konusu ahlak ve güler yüz. Haddimi mi aşıyorum düşüncesiyle bu yazıyı yazıp yazmamak hususunda çok düşündüm. Ben ne İmam Hatip mezunuyum ne de ilahiyat mezunu. Sonra tekrar düşündüm ve bu konular sadece ilahiyatçıların anlatması gereken konular değil deyip yazmaya karar verdim. Anlatmanın ötesine geçip yaşamadığımız sürece etrafında dönen değirmen taşlarına benzemeye de devam edeceğiz. Anlatmak öğretim ise yaşamak eğitim kısmıdır. Neyse biz konumuza dönelim.

Son yıllarda her alanda bir yozlaşma yaşadığımızı hissetmenin ötesinde şahit oluyoruz. Bu yozlaşma kavramı, bazen etik bozulma bazen de ahlaksızlık olarak tanımlanıyor. Etik kelimesi nedense bana hep yabancı ve anlamından koparan bir kelime olarak gelmiştir. Ahlak kelimesini kullanmayı tercih ederim. “Ahlakta insan kendini ve başkasını bir değer varlığı olarak görür ve bilinçli bir biçimde ona göre davranır. Başkasına zarar vermeyen, başkasını eşyaya indirgemeye yönelik olmayan, başkasını hiçe saymayan her davranış ahlaklı davranıştır. Müslümanlar için olmazsa olmaz bir kuraldır. İnsanın en önemli özelliklerinden birisidir ahlak. Ahlakı olmayan insan, Belhum Adal seviyesine kadar inebilmektedir.

Her binanın bir temeli vardır. İslamin temeli de güzel ahlâktır. Güzel ahlâkın en azı, meşakkatlere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır. Güzel ahlâk, Yaratandan dolayı, yaratılanları hoş görüp, onların eziyetlerine sabırdır. Müslümana bakıldığı zaman içiniz ferahlamalı, güven duymalı, işte gerçek örnek bu diyebilmelisiniz. Kısacası Müslüman, hasreti çekilen insan demektir.

Bugün bütün dünyada, insan hakları ciddî bir şekilde ihlâl edilmektedir. Mukaddes dinimizde adam öldürmek, yaralamak, malını almak, çalmak şöyle dursun, kalp kırmak bile büyük günahlardandır. Yüce dinimizde kadınlara, çocuklara, Müslim olsun – gayr-i müslim olsun bütün insanlara, hatta hayvanlara bile ezâ-cefâ, onları taciz, onlara tecavüzde bulunma, şiddet uygulama kesinlikle yasaktır.

Tüm Müslüman tanımlamalarının ekseninde şimdi yaşadığımız çevre dâhil olmak üzere etrafımızdaki insanlara bakalım. Ramazan ayı içerisinde sebze ve meyve fiyatlarına olmadık şekilde artıran, Ramazan bayramı öncesi fiyatını fahiş şekilde yükselten esnafımız yok mu? Banka faizleri düştü diyerek konutların fiyatlarını artıran, yalan söylemekten hiç çekinmeyen, emanete sahip çıkmayana, sözünde durmayan insanlar Müslüman olduklarını söylemiyorlar mı? Bu örnekleri maalesef yüzlerce çoğaltabiliriz.

Yoksa bizler, “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” Sizin imanca en güzeliniz, ahlâkça en güzel olanınızdır.” diyen bir peygamberin ümmeti değil miyiz?

 Yine peygamber efendimiz;

“Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlâkla memnun etmeye çalışınız!” 

 “Güzel ahlak, senden kesilen akrabanı ziyaret etmek, sana vermeyene vermek, sana zulmedeni affetmektir.” “Din, güzel ahlaktır.” 

 “Ahlâkınızı güzelleştiriniz.” “Şu iki haslet bir müminde bulunmaz. Cimrilik ve kötü ahlâk“ sözleriyle kimlere sorumluluk yüklemiştir. Bu sözlerin muhatabı kimlerdir?

Her Cuma namazında bizlere hatırlatılan ;  “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl/90) ayetindeki ve

“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi…”( Âl-i İmran 3/159) ayetindeki muhataplar kimlerdir?

Hiç düşündük mü?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.