Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Herkes kazansın diye

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de hemen hemen her gün belli bir konuya vurgu yapmak, farkındalık oluşturmak amacıyla “Belirli Gün ve Haftalar” adı ile değişik etkinlikler düzenlenmektedir.

Öğretmenler Günü (24 Kasım), Polis Teşkilatının Kuruluş Günü (10 Nisan),  Dünya Hayvanları Koruma Günü, Eczacılar Günü (14 Mayıs) vb. kutluyoruz.  Hatta Çizgi Roman Günü (25 Eylül), Dünya Tuvalet Günü (20 Kasım), Dünya Kediler Günü (17 Şubat) gibi bizlere biraz da tuhaf gelen gün ve haftalar dahi kutlanıyor.

Burada sizlere ülkemizde kutlanan gün ve haftaları tek tek sayacak değilim. Bana biraz da tuhaf gelen kısmını sizlerle paylaşmak istedim.

Ülkemizde özellikle kurumlara ait olan gün ve hafta kutlamaları, mevzuatlar da dikkate alınarak belli kurallar ve programlar çerçevesinde kutlanır. Konuyu “Öğretmenler Günü” kutlamaları üzerinde anlatarak somutlaştırmak istiyorum.

“Öğretmenler Günü” programının kutlanması ile ilgili bir il ya da ilçede oluşturulan komisyon tarafından bir okul görevlendirilir. Bu okulumuz, öğretmenleriyle toplantılar yaparak neler yapılacağını tartışır. Yeni öneri ve fikirler değerlendirilerek kutlama programına dâhil edilir. Öğretmenler günü ile ilgili mevzuatta istenen başlıklar da dikkate alınarak kutlama programına son hali verilir. Öğretmenleri arasında görev dağılımı yapılır. Görevlendirilen öğretmenlerin liderliğinde öğrencilerle birlikte çalışmalara başlanır. Öğretmenlerimizin büyük bir özverisi ve öğrencilerimizin katkılarıyla güzel programlar hazırlanır. Kutlama günü geldiğinde o ilin/ilçenin tüm protokolü çağrılır ve uygun olan bir alanda program sahnelenir. Büyük alkışlar alınır gerçekten de. Çünkü uzun zamandır verilen bir emek vardır ortada. En önemlisi de öğretmenlerimizin günüdür o gün. Yılda bir kez de olsun hatırlanmak çok önemlidir öğretmenlerimiz için.

Programın öncesinde bazen de sonrasında il/ilçe müdürünün başkanlığında bir grup öğretmenle, ellerinde bir çiçek demeti olduğu halde mülki amiri ziyarete giderler. Vali/kaymakamlar, öğretmenler grubunu en iyi şekilde karşılarlar ve öğretmenlik üzerine konuşulur. Çaylar / kahveler içilir. Nihayetinde güzel dileklerle ziyaret sona erer. Bazı yerlerde bununla da kalmaz.  Öğretmenlerin de bulunduğu İl/ilçe müdürünün başkanlığındaki grup, başta belediye başkanlığı olmak üzere ellerinde yine çiçek demeti olduğu halde diğer kurumlara ziyarette bulunurlar. En güzel şekilde karşılanırlar bu kurumlarda da. Nasıl olsa onların günüdür.

Örneği ile anlatmaya çalıştığım gün/hafta kutlaması diğer kurumlarda da benzer şekilde kutlanmaktadır ülkemizde. Diyeceksiniz ki burada bana tuhaf gelen kısmı nerede? Fark etmemişseniz o zaman tuhaflık bende mi diye düşünebilirim. J

Adına tuhaflık demeyelim ama bu kutlamaların içeriği ile ilgili bir değişiklik önerim olacaktı. Mevzuat da dikkate alınarak belirlenen alanlarda kutlamalar anlattığımız şekilde devam edebilir. Benim önereceğim bölüm ise kurumların mülki amirleri/ diğer kurumların ziyaret edilmeleri ile ilgili bölümle olacak.

Gerek “Öğretmenler Günü” olsun – gerek “Polis Haftası” kutlamaları olsun, gerek “Eczacılar Günü” olsun, o gün bu meslek sahiplerinin günü. Mülki amirlerimiz başta olmak üzere o yerleşim yerindeki kurumların temsilcilerinin tamamı o günün sahibi olanları ziyaret etmesi daha anlamlı olmayacak mıdır?

Yani Öğretmenler Günü’nde mülki amirin, belediye başkanının birkaç okula giderek öğretmenlerimizi görev yerlerinde ziyaret etmeleri bana daha anlamlı gelmektedir. Dünya Sağlık Günü’nde sağlık görevlilerini hastanelerde ziyaret etmek daha anlamlı değil mi sizce?

Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığım dönemde Kasım ayının ilk haftalarında  “Öğretmenler Günü” programını netleştirmek amacıyla vali beyle görüşme talebinde bulundum. Program taslağını kendisi ile paylaştım. Salonda ve açık alanda yapılacak program içeriği hakkında vali beyi bilgilendirdim.

“Gayet güzel olmuş” sözleriyle program hakkında hem fikir olduğumuz anlaşılmıştı.

-Sayın Valim, bu bizim günümüz. Takdir sizlerin ama bu defa bir değişiklik yapalım. Sizinle birlikte yine sizin belirleyeceğiniz birkaç okulda öğretmenlerimizi okullarında ziyaret edelim, dedim.

Öğretmenlerimizin kendilerine değer verildiklerini hissedeceklerini ve çok mutlu olacaklarını söyledim. Vali beyin okulları ziyaret etmesiyle de öğretmenlerimizin nazarında bu makamların daha kıymet kazanacağını söyledim. Vali bey bu fikrimi çok beğendi. Memnuniyetle karşıladı. -Çok da güzel olur, iyi düşünmüşsün Müdür bey dedi.

Biz o yıl vali beyin belirlediği 3 okula ziyaretlerde bulunduk. Öğretmenlerimizin gözlerindeki o memnuniyetlerni hiç unutamıyorum. Belki de ilk defa bir vali okulları ziyaret ediyordu. Hem de denetim ya da farklı bir amaçla değil. Onların yılda bir kez de olsun hatırlandığı bir günde ziyaret ediyordu.

Başkasına ait midir bilemem ama benim bu konu ile ilgili bir iddiam var.

Ülkemizde makam olarak daha aşağıda olanların makam olarak daha üstte olanları ziyaret etmesi normal karşılanmaktadır.  Oysa makam olarak yukarıda olanların aşağıda olanları ziyaret etmesi de nerede ise hiç görülmemektedir.

Oysa daha üst makamda olanların, makam olarak daha aşağıda olanları ziyaret etmesinin iki taraflı kazananı vardır. Birincisi üst makamdakinin makamla birlikte gönüllerdeki değeri artar, ikincisi daha aşağı makamda olan bundan mutluluk duyar ve itibar kazanır.

Velhasıl herkes kazanır.

Yazarın Diğer Yazıları
27/11/2021 09:07
24/11/2021 00:24
20/11/2021 00:01
13/11/2021 00:01
06/11/2021 00:01
16/10/2021 09:33
25/09/2021 00:01
18/09/2021 00:01
07/09/2021 00:00
04/09/2021 00:01
28/08/2021 00:01
Yorumlar

  1. Ebubekir ZORLU dedi ki:

    Ne desem bilemedim şimdi. neyse ben yine de bir şey söylemeyeyim. Kalemine yüreğine sağlık üstadım.

  2. Ademoglu dedi ki:

    Bir yılın çilesini bir günün akşamında yaşanan hadise ile huzurlu görev aşkının yenilenmesi. Duygusal bir toplum için harika. Ya gerçekler onlar hep aynı yerde ya o akşamın sabahında ve diğer sabahlardakiler. Gel bu kutlama işinden vazgeçelim

  3. Avni OZAN dedi ki:

    Kalpten yapılan konuşma, samimiyet mutlaka karşılık bulur. Güzel bir etkinlik ve anı olmuş.

  4. Atalay YAMAN dedi ki:

    Sayın Başkanım; Makam ve mevkinin gelip geçici olduğunu anlayabilsek, Sorun kökten çözülecek. Ama insanoğlundaki nefis dünyadaki tüm sorunların ana sebebi. Peygamber Efendimiz ne güzel söylemiş; “Üstünlük Takvadadır” diye. İnşallah idarecilerimizin baş düsturu bu olur…

  5. Yasin VURAL dedi ki:

    Bazen makam sahipleri her şeyi göremeyebilirler. O halde birlikte çalıştığınız diger insanlarında fikrini alarak yöntemlerini gözden geçirebilirsiniz…bu anlamda müşavere edilecek kişileri seçmekte önemli…günümüz yönetim anlayışı bu ve bunun gibi ilkelerle tekrar ele alınabilir. İşte o zaman doğru kişiler ile doğru yol alınabilir. Ast- üst ilişkisi üzerine güzel bir yazı olmuş…teşekkürler sayın başkanım.

  6. İshak ASLAN dedi ki:

    En güzel ve kalıcı makam gönüldür. Bu gönül kapısından girdiniz mi asla çıkamazsınız. Öğrenci için de öğretmen bu bakımdan unutulmazdır. Çünkü öğretmen, onun göz hizasına kadar eğilmiş, başını okşamış, yanaklarına buse kondurmuştur. O haldeki öğretmen, her dem genç ve taze olarak makamında durmaktadır. İdareci içinde aynı durum geçerlidir. Yeter ki kalbe dokunabilelim. Dokunmaya dair arayışlarda bulunabilelim. Vakit kısa, ölüm yakınımızda. Ölmeden önce olmak için hazır, en yakınımızdan küçük dokunuşlar ile başlayalım.

  7. Eşe GÖK dedi ki:

    Harikasınız hocam düşüncenize sağlık…

  8. Adil GEZER dedi ki:

    Kıymetli Hocam , güzel bir konuya temas etmişsiniz. Maalesef bizim yöneticilerimizin en büyük problemi astlara tepeden bakmaları. Yöneticilere ,kendilerinden önce de bu makamlarda oturan insanların olduğunu ve artık isimlerinin dahi unutulduğunu hatırlatmak ve unutulmamak için de hatırlamak gerektiğini söylemek lazım.

  9. Ali KİRTİ dedi ki:

    Benim makamım senin makamını döver. Toplum olarak özellikle makam sahiplerinin makam zehirlenmesinden kurtulup mahiyetindeki personel ile iyi bir bağ kurup iletişimi sağlıklı tutarsa eminim ki istenilen amaçlara daha kolay ulaşılabilecektir. Emeğinize sağlık.

  10. Cafer KARAAYTU dedi ki:

    Öğretemedik hocam ama ümitsiz değiliz.

  11. Ebubekir ZORLU dedi ki:

    Öğretemediklerimizi öğretebileceğimiz bir gelecek temennisi ile sayın başkanım. Selam ve dua ile inşallah

  12. Galip BİLGİLİ dedi ki:

    Güzel ve uygulanabilir düşünceler Makamlar birbirini desteklemeli alt makam olmazsa üst makamın bir önemi olmaz

  13. Cenap TOZLU dedi ki:

    Çok olumlu bir düşünce. Moral motivasyon açısından da güzel olur başkanım.