Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

İzmir depreminin ardından

İzmir depreminin ardından

Bu ülke tarih boyunca çok felaket yaşadı. Yaşamaya da devam edecektir. Temsil ettiği makam, bulunduğu coğrafya bu ülkenin zorluklarla her an karşılaşması için iki önemli nedendir. Düşmanım sen benim hızımsın anlayışından dolayı da her zaman dik ve uyanık kalmak mecburiyetindedir bu ülke. Düşmanına karşın her zaman teyakkuzda olmasından dolayıdır güçlü olmak zorundadır bu ülke. Gücünü de halkının devletine olan bağlılığından almıştır.

Gücünü aldığı halkın en önemli özelliği ise her türlü felakette sağladığı birlik beraberlikte gösterdiği feragattir. Dünyaya medeniyetin temsili olmuş bu millet birlik ve beraberliği sayesinde güçlü bir ülke olmuş, yıkılmaz bir güç oluşturmuştur. Birlik olmayan milletler tarihte varlıklarını göstermemişler tarihin derinliğinde kaybolup gitmişlerdir.

Oysa son yüzyılda en büyük özelliğimiz olan birlik ve beraberlik, yardımseverlik, birbirimize olan hoşgörü ve anlayış vb. duygularımızda ciddi bir şekilde yıpranmalar görmekteyiz. Bunun en somut örneğini maalesef İzmir depreminde gördük.

Daha önceki depremzedelerin; “Paramla benzin alamadım”, “Su ekmek alamadım, enkazımı kaldıramadım” gibi deprem karşısındaki acizlik ifadelerini unutmuş gibiyiz.

“Deprem olurken o sırada ben” diyerek sevinç çığlıklarını sosyal medyadan paylaşan ne olduğu anlaşılmayan yaratıklar,

“Ege’den bana ne, tamamı batsın diyen teröristler, inşallah Türkler ölmemiştir, Suriyelilerden bana ne” diyen insan müsveddeleri,

“Deprem yolunu şaşırmış en son vuracağı yeri vurmuş diyen, okuma oranını en yüksek illerden birisi buranın olduğuna dem vurup burada olmaması gerektiğini sanan” sözde cahiller,

Kendilerini Allah’ın yerine koyarak cennete-cehenneme gönderme sevdasında olan insancıklar,

Olayı siyasi boyuta çekip iktidara kinini kusan cahiller,

İzmir’de deprem olmasını bir kısım insanların yaptıkları ve aslında bireysel olarak kendilerini kapsayan günahları genele yayıp hesap kesenler,

Yardım etmesi gereken resmi kurum binaların yıkıldığını (ki bu iddia yalanlandı) sosyal medyadan paylaşan sakat anlayış sahipleri,

Köpekler can kurtarmaya çalışırken, “Ben kedi sesi çıkarayım, köpek de beni bulsun” anlayışını kavrayamayan topluluk,

Anne burası çok karanlık, çok korkuyorum sözlerini tefekkür edememiş zavallılar,

SİZLERE SESLENİYORUM!

Sizleri önemsemiyoruz. Sizleri insan yerine dahi koymuyoruz. Çünkü insani duygularınızı kaybetmişsiniz.

Çünkü sizler; “Allah’ım Fatma gitti”, cümlesini kavrayacak kadar eğitimli değilsiniz,

Çünkü sizler; depreme evinde yakalan minik bir kızın, ”Annecim ben ölmek istemiyorum”diye çığlıklar atmasını kavrayamayacak kadar acizsiniz.

Nerede devlet sloganlarından nereye geldik? Sorusuna cevap aramak yerine sadece siyasi kininizden dolayı insanlığını kaybettiğinin farkında ol(a)mayacak kadar vefasızsınız.

Celaleddin’i Rumi’nin “Ne fark ederki, kör insan için elmas da bir, cam da… Sana bakan kör ise sakın kendini camdan sanma!” sözünün anlamını kavrayamayacak kadar cahilsiniz.

İnsan, değer verdikleri kadar insandır. Ailesi, yaşadığı ülkenin değerleri, çevresine verdiği katkı kadar insandır. İnsan olmak farkındalık ile başlar. Allah’ın onu nasıl bir varlık olarak yarattığını idrak etmekle başlar. Zekâyı, aklı, iradeyi doğru kullanmakla, merhametle, şefkatle ve en önemlisi vicdanla insan olunur. Empati duygusu ne kadar gelişmiş ise insan olmaya o kadar yakındır. Kendisini diğer insanların, diğer varlıkların yerine koyabilme yetisini ne kadar arttırırsa işe o oranda da insan olma yolunda büyük ve değerli bir adım atmış olur.    

Ruhunu hırsla, öfkeyle, nefretle, acıyla beslerse geriye kalan sadece et, kemik, sinir ve insansı bir fizyolojik yapı olarak kalır insan.

Acıma duygusunu kaybetmiş, vicdandan yoksun, bencil, çıkar odaklı, menfaatperest, ikiyüzlü, nefretle dolu, öfkeli, riyakâr bir varlığa insan demek mümkün müdür?

İnsan ne ile beslendiğine bakmalıdır. Besin kaynağınız; affetmek, unutmak, yardımseverlik mi yoksa öfke, kıskançlık, fitne mi?

“Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü” sözüyle Yunus Emre bize bu gerçeği ve Yaratanın yarattığı her şeye hoşgörü ve sevgiyle bakmamız gerektiğini yani insan olmanın ve insan kalabilmenin yolunu göstermiş olmuyor mu?

Oysa bu millet böyle felaket anlarında birlik ve beraberlik içerisinde olmayı çok iyi bilir. Heveslenmeyin ki bu birlik ve beraberliği sizin kininize ve boş hamaset duygularınıza bırakmayacak kadar da âli duygulara sahiptir bu millet. Yalnız taştan duvar olmayacağını, bir el ile hiçbir şey yapılamayacağı anlayışını, sizin gibilere rağmen devam ettirecektir bu millet.

Unutma ki; Ses verebiliyorsan canlısın, canlı isen insansın.

Unutmayalım ki;

Afet var, evimizin içinde acı var, Siyaset yapılmaz.

Taraf olunmaz, can yakılmaz.

Evin kapısı açılır, yardım eli uzatılır,

Sofraya bir tabak daha koyulur ve

Allah’a dua edilir!

فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ  (Tekvin Suresi-26)

Nereye gidiyorsunuz?

Where is this going? (İngilizce),

Wohin gehst das? (Almanca),

Où allez vous (Fransızca)

Belki böyle anlarız diye bu ayeti kerimeyi Arapça, İngilizce, Almanca ve Fransızca da yazdım. Şimdi (başta kendim olmak üzere) herkes kendisine bu soruyu sormalı, sormakla kalmamalı cevabını da kendi nefsi üzerinden cevap vermelidir.

Nereye gidiyorsunuz?

Yazarın Diğer Yazıları
27/11/2021 09:07
24/11/2021 00:24
20/11/2021 00:01
13/11/2021 00:01
06/11/2021 00:01
16/10/2021 09:33
25/09/2021 00:01
18/09/2021 00:01
07/09/2021 00:00
04/09/2021 00:01
28/08/2021 00:01
Yorumlar

  1. Zeynel YETGİN dedi ki:

    Sevgili kardeşim inşallah yakın bir zamanda ülkemizin sayılı basın yayın organlarında sizi görmek ve okumak isteriz. Gelelim yazınıza. Celaleddini Rumi den verilen örneklemelerde mevlana kelimesinin kullanılması uygun görülmemektedır. Zira mevlamız anlamına gelen bu söz sakattır. Ayrıca yaratılanı yaratandan ötürü sevme sözü de sakattır. zira kime sevgi göstereceğimizi rabbimiz belirlemiştir. Kafirler münafıklar hainler deprem olunca kirayı arttıran alçaklar, seçim zamanı patates fiyatını yükselten şerefsizleri de yaratan Allah tır. bu ve benzerlerini sevmemiz mümkün değildir. Bunları engin hoşgörünüze dayanarak yazıyorum. Ayrıca konuyu Allah’ın hadisiyle noktalamanız harika olmuş. Saygılarımla.

  2. Mehmet AYDIN dedi ki:

    Fe eyne tezhebûn!

  3. Ali AÇAR dedi ki:

    Saygıdeğer Fatih bey Çok önemli ve de değerli konulara değinmişsiniz. Allah razı olsun. Kanımca iş dönüp dolaşıp eğitime geliyor. Neslimizi ve nesilleri öyle eğitmeliyiz ki eleştirecek bir tarafları kalmasın. Eğilmeyen dallar göze batmaya mahkumdur. Günümüz gençliğinin en büyük sorunu kendini karşısındaki insanın yerine koyamamaktır. Bedenin hareketlerini kontrol edemeyen veya dizginlemeyen ruh öğretimden eğitime yönünü çevirememiş demektir. Selametle

  4. Aytekin GİRGİN dedi ki:

    İnsan kalabilmek ne kadar zor ve mücadele edilmesi gereken bir husus. Doğal afetlerden düşmanlık devşirenlerle gereğini yapmayanlar aynı derecede sorumludurlar .vesselam

  5. Eşe GÖK dedi ki:

    İzmir benim Van benim Şeref benim şan benim Kars Erzurum Erzincan Konya Ardahan benim Dayanışma ve yardımseverlik ruhumuzla hep birlikte güçlüyüz

  6. Adil GEZER dedi ki:

    Allah sağlık ve sıhhat versin Hocam. Çok güzel bir yaraya dokunmuşsunuz. İnsanların Allah adına yetki kullanmalarının şirk olduğunu bilmemeleri ne kadar acınacak durum. Allah adına insanları dünyada cezaya uğratma. Kur’an bize çok güzel bir örnek veriyor. Eğer Allah’ın rahmet hazineleri siz insanların elinde olsaydı, tükenir endişesiyle kimseye bir şey vermezdiniz. İyi ki Rabb’imiz rızkımızı insanlara havale etmemiş. Kişinin Kendisi zalim ,fakat zalimliğinin farkında değil. Allah’a emanet olunuz.

  7. Mustafa ÖZTÜRK dedi ki:

    Başkanım güzel bir yazı tebrik ediyorum .Ben umudumu hiç kaybetmedim. Bazı sıkıntılar yaşasakta birlik ve beraberlik bizim millet olarak genlerimizde

  8. Ali KİRTİ dedi ki:

    Bakan kör olduktan sonra daha doğrusu kendini kör olmaya zorladıktan sonra ne anlatsanız nafile.

  9. Galip BİLGİLİ dedi ki:

    Başkanım Yüreğine sağlık Çok güzel özetlemişsin Minareden çavbella çalan görfğn mü cezayı diyen bir ikajşyayçı bozmasına Elazığ’da hangi müzük çalmıştı diye sordum. Maalesef her tarafta kaybettiğimiz o kadar önemli şeyler var ki Geri gelmesi zor gibi. Rabbim duygularımızı yok etmesin.

  10. Hürrem DURSUN dedi ki:

    Hayat her şeye rağmen, hatta insan müsveddelerine rağmen devam ediyor. Hayatta imtihan oluyoruz. Yaptıklarımızdan hesaba çekeceğimiz gibi yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğiz. Eliniz yüreğinize sağlık başkanım. Duygularımıza tercüman olmuşsunuz

  11. Hanefi ZOBAR dedi ki:

    Öldü insanlık, Allah rahmet eylesin.