Site Rengi

DOLAR
9,5844
EURO
11,1392
ALTIN
556,57
BIST
1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
14°C
Ankara
14°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C

Bir Yazar Bir Kitap (İsmet ÖZEL – Waldo Sen Neden Burada Değilsin)

Bir Yazar Bir Kitap (İsmet ÖZEL – Waldo Sen Neden Burada Değilsin)

İsmet Özel intihar eden ve psikolojik problemleri olan arkadaşlarına ithafla başlıyor kitabına. ’ Onlara isabet eden yıldırım’ın kendisine çarpmamasını şiirle ve siyasetle olan yakın ilgisine bağlıyor.  ’‘Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir.“ dünyaya saldıran şair bu cümlelerle giriş yaptıktan sonra ‘herkes kendi masalını yıkmalıdır’ tezini savunuyor ve kendi masalını yıkmaya çabalıyor.

İsmet Özelin masalında üç isim var üç nitelendirme üç yol üç viraj… : Şair, Kominist, Müslüman.

’’İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise o insan artık kaybolmuştur. Kaybolmak nereye gideceğini bilememek, yani her yere gidebilmektir.”

Bir söz şiir olduğu için öyle değildir öyle olduğu için şiirdir. Bazı İsmetler Özeldir. Peki İsmet’i Özel yapan iksir ne?

Bu sorunun cevabına kitaptan ulaşabiliyoruz: Kadirşinas itaatsizlik ve tevarüs edilmemiş asalet.

İsmet Özel bir giz, bir esrar. Üzerindeki sis perdesini biraz olsun araladığı için ‘Waldo’ özel. Şair çocuk yaşta benliğine kök salan bir duygudan bahsediyor “Sonu itaate varacaksa sunulan yardımı reddetmek. Kimseye ‘Eyvallah’ etmemek. Ebediyyen kalıcı olanın sırrını yakalamaya çalışmak. Üç kuruşluk dünya menfaati için kalemini satmamak, Allahtan gayrısına yaranmaya çalışmamak. Dünyaya değer vermemek. Şirin görünmek adına haktan taviz vermemek… İrapta mahalli olmayan adamların villalarda, saraylarda son model arabalarla ödüllendirildiği bir zamanda tüm bu nimetleri(!) elinin tersiyle itebilmek… Düşünüldüğü zaman dile kolay. Halbuki o kadar zor ki…

İsmet Özelin yazdığı her şiirin bir hikayesi var. Yazdıklarına bir dayanak lazım, Müslümanlığı gündemine sokan şiir oluyor bundan dolayı. Özel’in Anne- Babası çocuklarını dindar yetiştirmek konusunda hiçbir özel gayreti olmayan Müslüman insanlar. Şairin tarifiyle ’ devletin resmi görüşüne terk edilen’ bir çocukluk dönemi var. ’ Müslümanlık çok derinlerde bir duygu’ özel için. Lise son sınıfta inancını tanımak adına Diyanetin üç ciltlik Kuranı Kerimini tüm samimiyetiyle okumaya karar verir. Sonuç? Sonuç büyük bir düş kırıklığı.

Yeşil sarıksız ve sakalsız ulu hocaların ’ Kuranı herkes anlayabilir’ ’ Meal Okuyun’ ‘uydurulmuş din, indirilmiş din’ hezeyanlarına kulak verdiğim sıralarda aynı düş kırıklığına bende uğradım. İlk meal çevirisini bir hristiyanın yaptığını öğrendim daha sonra, Osmanlıda meallerin son dönemlerde ortaya çıktığını, Kuraniyyun akımının bir proje olduğunu… Mealin tek başına yetebilmesi için, siyer, fıkıh, akaid, hadis, islam tarihi … bilmek gerekiyor. Sen daha Kuranı yüzünden hatasız okuyamıyorsun mübarek, İmam Gazali misin sen? Dolayısıyla Meal değil TEFSİR.

İsmet Özel bu düş kırıklığından sonra din aleyhtarlığının insan için en iyi tutum olduğu vehmine kapılıyor. ‘İşin aslını anlayan azınlığa mensup olmak! Anladıklarının bekçisi olmayı şeref bilmek!’ İsmet Özelin pervasız konuşmaları, ukalalığı ve bilgiçlik taslaması üniversite yıllarında çevresinin dikkatini çekiyor ve Fikir Kulüplerine davet ediliyor daha sonra TİP’e kaydoluş.

Kaydoldu kaydolmasına ama o İsmetti, Özeldi. Silahlı devrimi savunan arkadaşlarına karşı devrimin halkla birlikte gerçekleşmesi fikrini savundu. “İşi gücü çatışmadan ibaret ve dövüş zevkini tatminden öteye gitmeyen bir devrimcilik bana temelsiz göründüğü kadar bir ruh bozukluğunun belirtisi gibi görünüyordu.” 1969 yılında askerden döndüğünde sosyalistlerin arasına katılan yeni çehrelerin sayısında büyük bir artış vardı. Bunların bir kısmı, daha iki yıl önce “gel şu işin ucundan tut” denildiğinde yan çizen kimselerdi. Ama bugün mangalda köz bırakmıyorlar oradan oraya koşturuyorlardı. ’ tez kızaran güllerden kendini sakın’ mısrası böyle bir atmosferde doğdu. Keşke diye yazmıştı arkadaşlarından birine, “aramızdaki mesafe sadece kilometrelerle ölçülebilen cinsten ibaret olsaydı.”

Ve Müslüman olma süreci…

Özeli Müslüman olmaya götüren belirgin bir olay, bir kişi veya belirgin bir iç aydınlanması ile karşılaşmıyoruz. Düşünme süreci, sorular, ahlak? Hangi Ahlak? Yaratılışı, varlığı mümkün kılan Ahlak? insan-dünya ilişkisi? Varlığımı borçlu olduğum, doğru mu eğri mi davrandığı mı karara bağlayan? Deus otiosus inancı? Emperyalizmin insanları mahkum ettiği cehaleti reddetmek, kültürden bağımsız bir değişme yaşamak…

Ve…. İçinde İslam itikadının Allah, Kaadiri Mutlak inancına inkılab etmesi. Ateşten uzak kalmayı Bahçeye girmeyi isteyen biri olma güvenine ( belki de safiyetine) sahip olma. Elhamdülillah…

Gelelim kitabın ismine …

Amerika’da Meksika’yla yapılan savaşı protesto etmek için ödemesi gereken bir dolarlık seçmen vergisini ödemeyip bir gecelik hapse düşen Henry David Thoreau’nun ziyaretine çok sevdiği dostu gelir.

Kendisinden 14 yaş büyük olan ve birçok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Raplh Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşma geçer:
“- Henry, neden buradasın?”
“- Waldo, sen neden burada değilsin?”

‘’Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koy vermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor. Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tabi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var: Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız. Bir kez bu gerçeği kavradık mı zulmün nerede, zalimin kim olduğunu da kavrama imkânı önümüze açılıyor. Çünkü oğullar ve kızlar olduğumuzu bilince suçun bizde olmadığını da biliyoruz. Suç, bizi koyduğu kurallara uymaya zorlayandadır. Bu zorba kendinin bir oğul, bir kız olduğunu unutmuşa benziyor. Kendinin de ister istemez uyduğu gerçek kanunu gözlerden saklamak, böylece karanlık içinde hemcinslerinin özgürlüğünü yok etmek istiyor. Bizler masalımızı yıkma gücüne erişebilmek, önümüzde açık seçik bir seçme imkânının belirdiğini fark edebileceğiz: Ya yaratılışımızı mümkün kılan, varlığımızı borçlu olduğumuz, yaratmasını devam ettiren Kudret iradesine uyum göstermeyi tek çıkar yol olarak kabul edeceğiz veya kendisi yaşamak için ihtiyaç içinde çırpınan, kendisine hiçbir şey borçlu olmadığımız, elinde tuttuğu imkanları bizim ve bizim gibilerin ezilmesi için kullanan birçok güce, bir çok zorbaya, bir çok zalime boyun eğeceğiz. Bu tercihi yapma dürüstlüğünü gösteren insanlar arasında, “sen neden buradasın” veya “sen neden burada değilsin?” soruları teati edilmeyecektir.’’

İsmet ÖZEL Kimdir? Şair, Yazar, Düşünür. 19 Eylül 1944, Kayseri doğumlu. Sökeli bir polis memurunun altıncı çocuğudur. Şiire çocuk yaşlarda ilgi duydu. 1962 yılından itibaren düzenli ve disiplinli bir şekilde şiirle uğraşmaya başladı. Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuduğu yıllarda yirmi beş şiir yazdı.

İlk şiiri, 1963 yılında Yelken dergisinde yayımlandı. Siyasal Bilgiler Fakültesine başladığı yıllarda kendini sosyalist dünya görüşü içinde tanımladı. 7 Aralık 1963 tarihinde Türkiye İşçi Partisine üye oldu. 1966 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesinden arkadaşlarıyla birlikte Dönüşüm adlı siyasî bir dergi çıkardı. Beş sayı süren bu derginin hazırlanması ve sokaklarda satılmasında etkinlik gösterdi. Sonradan adı Dev-Genç olarak değiştirilen Fikir Kulüpleri Federasyonunun kurucuları arasında yer aldı.

Nisan 1970’te Ankara’ya dönen İsmet Özel, Türkiye İnşaat Mühendisleri Odasında işe başladı.

1969 yılında büyük yankılar uyandıran Evetİsyan adlı ikinci şiir kitabını çıkardı. İsmet Özel’i, ikinci kitabı Evetİsyan’a ve oradan Halkın Dostları’na ulaştıran süreç, 1965 yılında Şiir Sanatı dergisinde yayımlanan “Partizan” şiiriyle başlatılabilir. “Partizan”la başlayan süreç, aynı yıl yayımlanan “Çağdaş Bir Ürperti”, “Bir Devrimcinin Armonikası”, “Sevgilime Bir Kefen” şiirleriyle güçlenmiş, 1966 yılında Cemal Süreya’nın dergisi Papirüs’te yayımlanan “Kan Kalesi” ve “Evet, İsyan” şiirleriyle iyice somutlaşmıştır. İlk kitabını 1966 yılında çıkarmasına karşılık, 1965’te yazdığı ve şiirini yeni bir aşamaya taşıdığının göstergesi sayılan bu şiirleri ilk kitabına almayışı, İsmet Özel’in kendi şiirine dair bilinçli bir istikamet fikrine sahip olduğunu göstermektedir.

Temel meselelerin araştırılmasının daima önceleNmesi hem de içinde yaşadığı topluma hitap edebilmesi, bir şair olarak kendi anlamını ve şiirinin anlamını içinde yaşadığı toplumun anlam dünyasında araması onu Türk şiirinin büyük ustaları katına taşıdı.

1970’li yılların başlarında kendisine bir din, bir yaşama biçimi olarak Müslümanlığı seçti. 1974 yılında Sezai Karakoç’un çıkardığı Diriliş dergisinde yayımladığı “Amentü” adlı şiirle Müslümanlığını herkese ilân etti.  Aynı yılın sonlarına doğru (Ekim 1975) Ticaret Bakanlığında memur olarak çalışmaya başladı. Ocak 1976’da evlendi. Bu evlilikten dört çocuğu oldu.

İsmet Özel’i “Amentü” şiirine getiren süreci şiirlerinden izlemek mümkündür. Çeşitli yazı ve söyleşilerinde kendisini hem sosyalizme hem İslâmiyet’e getiren birinci sebebin şiir olduğunu belirtmektedir. Şiiri, insanın mahiyetinin kavranışına dair özel bir bilgi alanı sayan İsmet Özel, bütün şiiri boyunca, varoluşunu merkeze alarak giriştiği araştırıcı tavırdan vazgeçmedi. Varlık sırrına erme çabası onu “Amentü”ye kadar getirdi. Kendisini sosyalizme götüren sebepler neyse, o sebepler sayesinde Müslümanlığa ulaştığını beyan etti.

1977 yılında Yeni Devir’le başlayan yazı hayatı değişik aralıklarla Millî Gazete ve Yeni Şafak gazeteleriyle Gerçek Hayat dergisinde sürdü. Dikkatlerin Kur’an-ı Kerim’de yoğunlaşmasını sağlamak, İslâmî siyaset yaklaşımına destek vermek amacıyla sürdürdüğü yazılarına, 4 Ağustos 2003 tarihinde, “Bir Zamanlar Bir İsmet Özel Vardı” (Millî Gazete) başlıklı yazısıyla son verdi.

1977 yılından başlayarak kaleme aldığı gazete yazılarının çoğunu kitaplar hâlinde bir araya getirdi. Sanattan siyasete, kültürden bilime birçok konuyu ele aldığı yazılarında bir aydının kendi dayanaklarına bağlı kalarak dünya karşısında etkin olabilmesinin imkânlarını araştırdı. Yazılarında güncel siyasî gelişmelere nadiren yer verdi.

İsmet ÖZEL’inkendi sesinden şiirlerini dinlemek isterseniz aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

 ESERLERİ:

  • Üç Mesele
  • Zor Zamanda Konuşmak
  • Taşları Yemek Yasak (It is Prohibited to Eat the Stones)
  • Bakanlar ve Görenler
  • Faydasız Yazılar
  • İrtica Elden Gidiyor
  • Surat Asmak Hakkımız
  • Tehdit Değil Teklif
  • Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
  • Sorulunca Söylene
  • Cuma Mektupları -1,2,3,4,5,6,7,8,9,10
  • Tahrir Vazifeleri
  • Neyi Kaybettiğini Hatırla
  • Ve’l-Asr
  • Tavşanın Randevusu
  • Bilinç Bile İlginç
  • Şiir Okuma Kılavuzu
  • 40 Hadis
  • Henry Sen Neden Buradasın-1
  • Henry Sen Neden Buradasın-2
  • Kalıntürk
  • Çenebazlık
  • Şairin Devriye Nöbeti 1 – Tok Kurda Puslu Hava
  • Şairin Devriye Nöbeti 2 – Bileşenleriyle Basit
  • Şairin Devriye Nöbeti 3 – Neredeyizim
  • Şairin Devriye Nöbeti 4 – Ebruli Külah

Şiir:

  • Geceleyin Bir Koşu (1966),
  • Evet İsyan (1969),
  • Cinayetler Kitabı (1975),
  • Şiirler 1962-74 (1980),
  • Şiir Kitabı (1982),
  • Celladıma Gülümserken (1984),
  • Erbain (1987),
  • Bir Yusuf Masalı (2000).
  • Of Not Being A Jew (2005)
  • Of Not Being A Jew-İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir- (2008)
  • Of Not Being A Jew (2011)

Deneme, Söyleşi, Mektup:

  • Üç Mesele (1978),
  • Şiir Okuma Kılavuzu (1980),
  • Zor Zamanda Konuşmak(1984),
  • Taşları Yemek Yasak (1985),
  • Bakanlar ve Görenler (1985),
  • Faydasız Yazılar (1986),
  • İrtica Elden Gidiyor (1986),
  • Surat Asmak Hakkımız (1987),
  • Tehdit Değil Teklif (1987),
  • Waldo Sen Neden Burada Değilsin? (1988),
  • Cuma Mektupları (1-10)(1995-2004),
  • Tahrir Vazifeleri
  • Neyi Kaybettiğini Hatırla(1994)
  • Ve’l-Asr,
  • Bilinç Bile İlginç,
  • Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar (1995),
  • Kırk Hadis(2004)
  • Henry Sen Neden Buradasın? 1-2 (2004)
  • Kalın Türk (2006)
  • Çenebazlık (2006)
  • Şairin Devriye Nöbeti 1-12
  • Desem Öldürürler Demesem Öldüm
  • Bir Akşam Gezintisi Değil, Bir İstiklâl Yürüyüşü – 1-2

Çeviri:

  • Siyasi Felsefenin Büyük Düşünürleri – William Ebenstein
  • Gariplerin Kitabı – Ian Dallas
  • Osmanlı İmparatorluğu ve İslami Gelenek – Norman Itzkowitz
  • Bilim Kutsal Bir İnektir – Anthony Standen
  • Cihad- Bir Temel Tasarım – Abdülkadir Es-Sufi

 Üç Mesele’yi çıkardı.

Şiir Okuma Kılavuzu

Cellâdıma Gülümserken

Bir Yusuf Masalı 

Çatlıycak Kadar Aşkî

Waldo Sen Neden Burada Değilsin?

 Cinayetler Kitabı

Ödülleri:

Taşları Yemek Yasak adlı kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Deneme Ödülü (1985)

XII. Dünya Şairler Kongresince verilen Uluslararası Yunus Emre Ödülünü kazandı.

“Gabriela Mistreal Nişanı” ödülün (1996).

2005 yılında Türkiye Yazarlar Birliği “Üstün Hizmet Ödülü”nü aldı.

Yorumlar

  1. Celal ATİK dedi ki:

    Kalemine taş değmesin değerli kardeşim. Güzel analiz. Uzun söze gerek yok. Sağlıcakla…