Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Hayatın Yankısı

Hayatın hengamesine, hayatın ta kendisini kurban ettik.

Sokaktaki insanın ahlaksızlığından dert yanar olduk, çiftçinin ürettiği ürüne hile karıştırdığından, ilaçlar katarak hormonlu gıda ürettiğinden dert yanar olduk. Yağmur az yağdı da fiyatlar fırladı, bu sene kurak geçti de fiyatlara zam yapmak zorunda kaldık derken bile kendi içimizde çelişir olduk.

Manava gelir, manavdan şikâyet eder, çiftçiyi sömürdüklerinden dolayı dem vurur, çiftçi, sebze meyveyi yetiştirirken çok emek verdiklerini ama parayı manavlar kazanır diye dert yanar olduk. Manav, aracıların bu işten para kazandıklarından bahseder, kabzımalların emek olmadan kendilerinden daha çok para kazandığından dert yanar olduk.

Öğretmen, çocukların artık derslere eskisi gibi ilgi göstermediklerinden, öğrencilerin saygısız olduklarından, terbiyenin kalmadığından dem vurur, oysa kendilerinin öğretmeni gördükleri zaman sokak değiştirdiklerinden bahsederken nostalji yapmaktan geri kalmaz olduk.  

Öğrenciler öğretmenlerin eski öğretmenler gibi olmadıklarından, öğretmenler de öğrencilerin eski öğrenciler gibi olmadığından dem vurur olduk. Şimdiki öğrenciler çok zeki ama münazara yetenekleri olmadığından bahseder, bildim bileli velilerin çocuklarının eğitimine ilgi göstermediklerinden şikâyet eder olduk.

Baba evladından, evladı babasından; anne babadan, baba annesinden şikâyet eder olduk. Ebeveynler çocuklarının ders çalışmamasından, çocukları ebeveynlerinin kendilerine sürekli nasihat etmesinden şikâyet eder olduk. Kardeşler, kardeş sayısının çok olmasından; evdeki tek çocuk, tek çocuk olmasından şikâyetçi.

İmam cemaatinden, cemaat imamdan; amir memurundan memur amirinden şikâyetçi. Oysa şikâyet edenler şikâyet ettiklerinin yerine geçince değişen bir şey olmuyor şikâyetler devam ediyor. Yani herkes herkesten şikâyetçi. Yalancı sarmalının içerisinden bir türlü kurtulamıyoruz. Şikâyetlerimizi ve çözümsüzlüklerimizi hep başkasına yükler olduk. Sorumluluktan ve sorumlu olduklarımızdan kaçar olduk. Belki de kendimizi rahatlatmak adına yaptık tüm bunları. Ama bu şikâyet ettiklerimizi ve sorumluluklarımız karşısında biz ne yaptık ve bu konuda vebalimiz var mıdır muhasebesini hiç ama hiç yapmadık.

İşte siz bir hikaye;

Bir adam ve oğlu yüksek kayaların olduğu yerde yürüyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve canı yanıp “AHHHHH” diye bağırıyor.

İleride bir dağın tepesinden “AHHHHH” diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor.

Merak ediyor ve

– ‘Sen kimsin?’ diye bağırıyor. Aldığı cevap “Sen kimsin?’” oluyor.

Aldığı cevaba kızıp – ”Sen bir korkaksın!” diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses ‘Sen bir korkaksın!’ diye cevap veriyor.

Çocuk babasına dönüp

– ”Baba ne oluyor böyle?” diye soruyor.

– ”Oğlum” der babası, ”Dinle ve öğren!” ve dağa dönüp ”Sana hayranım!” diye bağırıyor. Gelen cevap ”Sana hayranım!” oluyor. Baba tekrar bağırıyor, ”Sen muhteşemsin!” Gelen cevap; ”Sen muhteşemsin!’. Çocuk çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor. Babası açıklamasını yapıyor:

– ”İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu hayattır. Hayat, daima sana, senin verdiklerini geri verir. Hayat, yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istiyprsan daha çok sev! Daha fazla şefkat istediğinde, daha şefkatli ol! Saygı istiyorsan, insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sen de daha sabırlı olmayı öğren. Bu kural, hayatımızın bir parçasıdır ve her zaman geçerlidir.”

Hayatın ta kendisidir bu aslında. Yaptıklarınız sizin eseriniz olarak karşınıza çıkar. Herkes hayattan şikâyet eder. Şartlardan şikâyetçi olur, insanlardan şikâyetçi olur, esnaftan şikâyetçi olur öğretmeninden şikâyetçi olur… Sanki her tarafı dert yumağı olmuştur. Oysa hiç kimse ne yaptığına bakmaz. Bilmez ki şikâyet ettiği şey aslında ta kendisidir.

Hayat bir tesadüf değil, yaptıklarınızın aynada bir yansımasıdır. Unutmayalım ki şikayet ettiklerimiz yaptıklarımızın sonucudur. Bu sonuç bizi sorumluluktan kurtarmadığı gibi vebal altında bırakmaktadır.

Muhabbeti, hemhal olmayı, saygı duymayı, birbirimizi anlamanın değerini…

Hayatın hengamesine, hayatın ta kendisini kurban ettik.

Sevgide kalın, sevgiyle kalın.

ETİKETLER: ,
Yazarın Diğer Yazıları
27/11/2021 09:07
24/11/2021 00:24
20/11/2021 00:01
13/11/2021 00:01
06/11/2021 00:01
16/10/2021 09:33
25/09/2021 00:01
18/09/2021 00:01
07/09/2021 00:00
04/09/2021 00:01
28/08/2021 00:01
Yorumlar

  1. Mustafa dedi ki:

    Güncel bir önemli konu daha gündeme gelmiş .Başkanım emeğine sağlık 👏👏

  2. İbrahim TAHMAZ dedi ki:

    Tebrik ederim.Durmak yok yazmaya devam..

  3. Kadri dedi ki:

    Fatih Hocam kalemin ve kelamın daim olsun. “Düşman girmiş hanemize, ortak olmuş tanemize, birimiz bir tanemize yol göstermez neme lazım.” Hak, hakikat ve hakkaniyet öncelikli bir hayatın olmadığı yerde, dûçar oluruz daha pek çok derde…

  4. Ahmet YANDIM dedi ki:

    Teşekkürler Fatih hocam.Guzel bir konuya temas etmişsiniz. Elinize, kaleminize sağlık.

  5. Cemali Yeşilot dedi ki:

    Başkanım kaleminize sağlık çok istifade ettik.şikayetler var olacak önemli olan kişinin kendisini aynada Aslan görmemesi.olduğu zannettiği gibi yaşamalı.

  6. Burhan erarslan dedi ki:

    Fatih hocam gönlüne sağlık. Dünyada en büyük nimet sizinde malumunuz üzere şükürdür. Günümüzde insanlığın unuttuğu yada ehemmiyet vermediği bir manevi halin dışa vurumudur şükür .ömür ne diye sorulsa cevabi şükür ve sabır olurdu her hade. Allaha karşı kulun yaptığı tüm amelleri şükürle anlamlandirabiliriz. Geriside kula kalan sabırdır. İnsanlığın kurtuluşu belkide bir kaç kavramı hayata hakim kılmaktan geçiyor. Hani ilim bir nokta idi onu cahiller artırdı sözü varsa.. günümüzde insanlığın kafası karışık bunun nedeni de nokta olan hakikatten uzak olmasıdır. Şükretmeyi kul un diger mahlukatlar ne farki vardır…. vesselam….

  7. Lokman Yazıcı dedi ki:

    Haykırmak istiyorum.Avazım çıktığı kadar bağırmak.Sesimin ve nefesimin yankılanmasını istiyorum.Ve fakat birşey elimi ayağımı bağlıyor,nefesimi tutuyor ve konuşamıyorum.Kırmak istiyorum zincirleri ve hakikat.Seni seviyorum…… kainat.İşte söyledim içim rahat….

  8. Ebubekir ZORLU dedi ki:

    Dinle ve öğren. Eminim birçok şeyin sırrı bu iki kelimeden ibaret.

  9. Hüsamettin Dere dedi ki:

    Ne mutlu şikayet ettiği konuları düzeltmeye kendinden başlayanlara.

  10. Mehmet AYDIN dedi ki:

    Kaleminize yüreğinize sağlık efendim. Yine kanayan bir yaraya parmak bastınız. Zira bizler hakikaten yoklugun imtihanını verdik ama varlığın imtihanını veremiyoruz. Geçen yıl sığan üzerinden mevcut iktidarı vurmak için soğanları depolara kapatıp fiyat üzerinden oyun oynayanlar bu sene soğan çürüyor, elimizde kaldı diye ağlıyor. Trajikomik maalesef.

  11. Aydın Demir dedi ki:

    —-

    Hararet nârdadır, sacda değildir,

    Keramet sendedir, tâcda değildir.

    Her ne arar isen, kendinde ara,

    Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir.

  12. Mutu FIRAT dedi ki:

    Yüreğinize sağlık Başkanım