Site Rengi

DOLAR
9,5844
EURO
11,1392
ALTIN
556,57
BIST
1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
14°C
Ankara
14°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C

Bir Yazar Bir Kitap (Prof Sadettin ÖKTEN – Fincanımda Cola Var)

Kitap Tanıtımı: Fincanımda Cola Var

Kenarında lokumu, nakışlı fincanı, baştan çıkaran kokusu, 40 yıllık hatırı taşıyan lezzetiyle bizi tarif eden en doğru semboldü o… O; dostluktu, komşuluktu, paylaşmaktı, medenilikti… Zaman geçti… Biz değiştik… Kalabalık kentlerde, yüksek apartmanlarda yaşamayı seçtik… Yalnızlaştık… Medeni şehirlilerden, uygar kentlilere dönüşürken; bizliğimiz benliğe doğru yürüdü.

Bu kitabın sayfalarında, fincanlarımızda kahve olan dönemler var… Bu kitabın sayfalarında, bugün var… Bu kitabın sayfalarında, Prof. Dr. Sadettin Ökten’in bilge yaklaşımıyla geniş bir medeniyet sohbeti var. Kahvenizi unutmayın!

Ne kaybettiğimizi ne aradığımızı ve neye ihtiyaç duyduğumuzu paylaşan sade ve güçlü bir eser. Kültür ve medeniyetimizin geçmişteki hali, kültür oluşturamamamızın en temel nedenleri, medeniyeti oluşturan dinamikler şahane bir yorumla anlatılmış.
Tecrübelerden yola çıkılarak yazılmış dinlendirici ve düşündürücü bir eser. ”Fincanımda Cola Var” kitabında Sadettin Ökten, ”Neydik, neye dönüşmekteyiz?” sorusuna kahve, kola ve fincan metafor üçlüsü üzerinden cevap arıyor.

”Bizde olmayan bir ürüne ihtiyacımız vardı ve o ürünü aldık.

Değerler de onunla birlikte geldi ve kendi değerlerimiz ile aramıza girdi. Şimdi kahve fincanımızla kola içiyoruz. Fakat kendi değerlerimizle olan bağımız tamamıyla kesilmedi, koparılamadı…

Fincanımız kırılmadı ama içi boşaldı.”

Doğu”yu temsil eden fincan ile Batı”yı temsil eden kolanın bir araya gelmesi aslında kitabın konusu hakkında da fikir veriyor.

Türkiye”nin bugünkü durumunu simgesel olarak ”Fincanımda Cola Var!” şeklinde ifade eden Ökten, medeniyet problemimizin en net şekilde günümüzde yaşandığını dile getiriyor ve bu problemin Tanzimat”tan öncesine dayanan bir geçmişi olduğunu ifade ederken aynayı kendimize çeviriyor: ”Neydik, neye dönüşmekteyiz?” Peki bizi kaosa sürükleyen bu medeniyet problemi nedir ve nasıl ortaya çıktı?

”Bugün İstanbul kaosa teslim olmuş vaziyettedir.

Çünkü içinde yaşayan insanların ve Türkiye”nin genelinin şehir ve özellikle İstanbul hakkında bir tasavvuru, genel manada bir medeniyet tasavvuru yoktur.”

Sadettin Ökten şöyle anlatıyor: Beğensek de beğenmesek de İslam Medeniyetinin Osmanlı yorumunun vârisleriyiz. Bu yoruma ait medeniyet tasavvuru 18. asır ve devamında sarsılınca söz konusu tasavvurun içine başka bir medeniyetin ögeleri önce biçimlerle, sonra biçimlerin arkasındaki değer hükümleriyle girmeye başladı. Çünkü Osmanlı bir yerden sonra tekrara düştü ve yeni bir açılım getiremedi.

FİNCANIMIZ HALA SAĞLAM

”Türkiye, kapitalizm karşısında henüz küçük bir çocuk gibi…Küçük çocuğun yüzüne gözüne çikolatalı dondurma bulaşıyor ama çocuk hâlâ yalamaya devam ediyor.”

Türk toplumu ise hâlâ bir mutabakat kuramadı. Fincanımız kırılsaydı yeni değerleri tümüyle kabul edip belki rahat ederdik ama kırılmadı! Şimdi fincanımızla Amerikan standartlarını yakalamaya çalışıyoruz ama İslami bir kimliğe sahip olduğumuz için bu bizi kaosun ve kimlik arayışının içine soktu, sonra da yaşamımızda bir şeyler eksikmiş gibi hissetmeye başladık.

Bu çerçevede oluşan ”Fincanım Cola Var!” sadece bir ”medeniyet yolculuğu” değil. Hem akla hem kalbe hitap eden bu satırlar Aklın Sınırı, Mutsuz İnsan Modeli: İnançsızlık, Allah Kuluna Medeniyeti Emrediyor, Kapitalizm Her Şeyinizi Satabilir!, gibi başlıklarla da meraklısına zengin bir sohbet vadediyor.

Yazar: Sadettin Ökten Kimdir?

Türk yazar, emekli öğretim üyesidir. Babası Celalettin Ökten, hayatı boyunca imam hatip okullarının açılması ve yaygınlaşması için mücadele eden Türkiye’nin ilk imam hatip lisesi müdürüdür.

1942 yılında İstanbul’da doğdu. 1959’da Vefa Lisesini bitirdi. 1964’te İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne asistan olarak kabul edildi. 1971–73 yıllarında ABD’de misafir doktora öğrencisi olarak bulundu. Askerlik görevini 1974–75 yıllarında Genelkurmay Bilgi İşlem Dairesi’nde tamamladı. 1977’de doktor unvanını aldı. 1979–80 akademik yılında Belçika’da bilimsel araştırmalar yaptı. 1982 yılında doçentliğe yükseltildi. 1985’te Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne geçti. 1989’da profesörlüğe yükseltildi. 2004 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı.

Sadettin Ökten, yapı mühendisliği alanındaki eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanında proje düzeyinde mesleki uygulamalar da yapmış ve yapmaktadır. Ayrıca bilim tarihi ve felsefesi, kültür, medeniyet ve sanat alanlarında özel ilgi sahibidir. Bu konudaki çalışmalarını farklı üniversitelerde verdiği Bilim Tarihi, Yapı Teknolojisi Tarihi, Kent Kültürü ve Kent Estetiği dersleri ile değerlendirmiştir.

2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerinde kültür tarihi alanında ödüle layık görüldü.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.