Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Avni OZAN

Avni OZAN

Haydin Bu Cenazeyi Kaldıralım

Beklenmedik bir durumla karşılaşınca, şaşkınlık tepkilerimizden biridir: Haydin (ya da buyurun) cenaze namazına. Burada “cenaze” kucağımızda bulduğumuz, beklemediğimiz, birden ortada gördüğümüz bir olumsuzluğu, problemi simgelemektedir.

Yaşadığımız olayların kişileri etkilemesi aynı değildir. Birisi yangına körükle giderken diğeri yangını söndürmek için canını ortaya koyar. Kimimiz alınganızdır, fazlasıyla üzerimize alınır, duygusal tepkiler verir ya da içimize atarız. Kimimizin kabuğu kalındır, “Dünya yansa bir kalbur samanı yanmayan insan” misali,  hep hazıra alışmış, keyfine ve rahatına düşkün, kendisini çok yakından ilgilendirse bile çevresinde, ülkesinde, dünyada olup bitenlere duyarsız kalan, benmerkezci, egoist bir kişilikle, umursamayız, hiç etkilenmeyiz.  “Ağızların tadını kaçıran ölüm” bile aynı derecede etkilemez bizi.

Bal arılarının takılıp kaldığı örümcek ağı, eşek arıları için otobandır adeta. Kuralların, işini bir şekilde yapan güçlülere işlemediğini gördüğümüzde, şu soru aklımıza takılmaktadır:  İşimizin görülmesi, sözümüzün dinlenmesi ve dahası görülmemiz için eşek arısı mı olmak lazım? Kurallar herkese göre aynı işlediğinde, toplumda huzurdan söz edilebilir.

Makam ve mevkisini, parasal gücünü kullanarak, bolca laf salatası yapıp karşısındakini etkileyerek, bazen de sırıtıp kırıtarak işi yapacak kişiyi etkileyip bir şekilde zeytinyağı gibi üstte durmayı başaranlar bilmelidir ki asıl başarı bu değildir. Başarı, uğrunda emek vermek, ter akıtmak ister. Küçük hesaplarla günü kurtardığını zannedenler, büyük bir aldanışın içinde olduklarını er geç anlayacaklardır. Zerre miktarı bir iyilik veya kötülüğün hesapsız kalmayacağına iman etmişiz. Müslüman olan bir kimse elbette ki kendi hak ve hukukunu düşündüğü ölçüde başkalarına haksızlık yapmamayı, hak yememeyi de öncelemek zorundadır. Zira “kul hakkı” ödenmesi pek zor bir haktır.

Yapılacak işe, acil olana bakalım önce. Bekletmek olmaz, elbirliği ile kaldıralım cenazeyi. Ortada bir cenaze varsa kaldırmak farzı kifayedir, kaldırılmalıdır elbet. Hadi bir omuz lütfen. Sonra “Olan oldu, yeni bir sayfa açalım, kurcalamaya gerek yok.” deyip dönüp birilerine sormayalım mı?

Neden öldü? Kim öldürdü? Önceki sayfaları kim karaladı? Sebebi neydi? Sebep olanın cezası olmayacak mı? Yapanın yanına kâr mı kalsın? Hep ölen mi suçlu? Ya da suçsuz birilerine mi yükleyelim bu cenazenin sorumluluğunu?  …

Dönüp sormadığımızdandır belki de etrafta gamsız, egoist, mazoşist bireylerin çoğalmasının ve kucak kucak sorunların, dizi dizi cenazelerin sebebi.

 

TEBRİK: “Allah’ım! Bize Receb ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” deyip Mübarek üç aylara yeniden ermiş olmanın mutluluğunu paylaşıyor ve Müslümanların üç aylarını tebrik ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Hüsamettin Dere dedi ki:

    Günümüz insanı maalesef duyarsız ve her şeyi devletten bekleyen bir yapıda gibime geliyor. Birazcık ümitvar olmamıza ise Afrika ‘daki insanların su, açlık ve sağlık gibi problemleriyle ilgilenen kişi ve sivil toplum kuruluşları geliyor.