Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Avni OZAN

Avni OZAN

Nereye Bu Gidiş

Bir şeylerden şikâyet edip duruyoruz, şikâyet ettiğimiz şeyi yapmaktan geri durmuyoruz. Başkalarının yanlışları, eksikleri oluşturuyor konuşmalarımızın bütününü. Eleştirmeyi, yıkıp yakarcasına eleştirmeyi çok seviyoruz. İlkeli olmaktan bahsederken ilkemiz olmadığını fark etmiyoruz.

Meşhur hikâye ya… Hikâyemiz, HERKES, BİRİSİ, HERHANGİ BİRİ ve HİÇ KİMSE arasında geçmektedir.

Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes, Birisi’nin bu işi yapacağından emindi.

Gerçi bu işi, Herhangi Biri de yapabilirdi.

Ama Hiç Kimse yapmadı…

Birisi buna çok kızdı. Çünkü bu iş Herkes’in işiydi.

Herkes, Herhangi Biri’nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu.

Ama Hiç Kimse, Herkes’in bu işi yapmamış olduğunun farkında değildi.

Sonunda; Herhangi Biri’nin yapabileceği bir işi, Hiç Kimse yapmadığı için, Herkes, Birisi’ni suçladı.

Aslında her zaman geçerliliği olan ama bu günlerde daha bir revaçta olan durumu özetleyen bir hikâyedir bu. Suçlanacak birileri vardır hep. Yoksa, yoksa diye bir şey yok. Biz bir şekilde birilerini suçlarız, eleştiririz, kızarız, dağıtırız. Çok mahir olduğumuz bir husustur başkasının gözünde saman çöpü aramak. Kendi gözümüzde mertek bile olsa görmeyiz. Çünkü kusurlu olan başkasıdır. Temel’in dediği gibi:

Temel otobanda ters yola girmiş giderken durumu fark eden polis helikopterden anons yapmış:

– Dikkat dikkat! Otobanda bir araç ters yönde ilerlemektedir. Bu anonsu duyan Temel:

– Ne bi tanesi, hepsi ters yönde gidiyor, demiş.

Durup bazen ayna karşısında muhasebe yapmamız gerekiyor. Kendi gidişatımızı sorgulamak, kontrol etmek gerekiyor. “Neden varım, ne yapıyorum, ne yapmam gerekiyor, nereye gidiyorum, kar ediyor muyum yoksa zararda mıyım, verilenler ile istenenler nelerdir? …” uzayıp giden daha fazla soru ile boyumuzu bir ölçmemiz gerekir.

Sessiz gemimiz kalkacağı limanda beklerken, bir ağacın gölgesinde konaklama miktarınca, kalıp göçeceğimiz bu dünyayı sırtlanıp götüremeyeceğimizin de bilincinde olarak kendimize sorular sormaktan korkmamamız lazım. İyi soruyu daima iyiler sorar. Tembellik edenin umurunda olmazken dersine çalışan sorar soruyu. Sormak, sorgulamak, merak etmek, araştırmak… daha iyiye erişmek için olmazsa olmaz şeylerdir. Şairin:

İyi çalış dersine, her gün imtihandasın,

Altı da var bu yerin çift kapılı handasın.

Dediği gibi, gece gündüz ilerlediğimiz, iki kapılı bir han olan bu dünyada bizler, bir kapıdan girenlerle, oyun ve eğlence ile meşgul olurken diğer kapıdan ha bire gidenlere tanık olmaktayız. Çıkış kapısına olan mesafemizi bilmiyoruz ama gerçek olan yakın olduğumuzdur. Bu noktada, bir yolcu olarak yolculuğumuzun mahiyeti hakkında düşünmek, nihayetine ilişkin davranmak zarureti hâsıl olmaktadır. Herkesin bu yolculuğu için azık biriktirmesi de bir başka lüzumlu iştir. Yolculuk meşakkatli olabilir, rahat da olabilir. Herkesin gücü nispetindedir yüklendiği. Bize yük olarak verilen emanetleri nasıl taşıdığımız ise imtihanımızı oluşturmaktadır. Esasen insan, çok güçlü, dayanıklı, kabiliyetli bir varlık olmakla beraber cahil, zalim, nankör ve aceleci davranışlarına da sahiptir. Gittiğimiz yol ve tuttuğumuz yol arkadaşları, hangi davranışları ne ölçüde benimseyip uyguladığımız ve en öncelikli olan ise iman durumu yolun sonunu belirleyici olmaktadır.

İmandır o cevher ki İlahi, ne büyüktür!

İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür.

 

Kendimize bakarak, günahlarımızdan dolayı şeytanı veya kimseyi suçlamadan, otokontrolümüzü ele alıp yapabileceğimiz şeylere odaklanalım. Yüzleşelim kendimizle. Doğru ve yanlışlarımızla “Buyuz işte.” diyelim. Şikayet ettiğimiz karanlığın giderilmesi için bir mum yakalım. Bir şey yapalım, sevgi gösterelim sevgisizlere. Gelmeyene gidelim, aramayanı soralım, infak edelim, paylaşalım… ve daha bir çok güzel şeyi yapalım. Suçlamamayı öğretelim kendimize ve herkese. Sorun çözücü olalım, engelleri kaldıralım, başkasından beklemeden iyi bir şeyler yapalım ve hayatı daha yaşanılır kılalım, önce kendimize sonra herkese…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Harun Köksalan dedi ki:

    Hayata geliş gayemizi ve bu dünyada bulunduğumuz süre zarfında hayatın anlamı ve gayesini anlatan güzel bir yazı. Bu yolculuktan geriye baktığımızda olumlu ve güzel işler biriktirebilmek ümidiyle..

  2. Fazlı ZORLU dedi ki:

    Bu konuyu işlediğimiz için teşekkür ederim. Bu bir hastalık ve bu hastalık yapabileceğimiz ve imkanı olan bir şeyi başkasına yaptırmak ile başlıyor. Selam ve dua ile.