Site Rengi

DOLAR
9,5844
EURO
11,1392
ALTIN
556,57
BIST
1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
14°C
Ankara
14°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C

Bir Yazar Bir Kitap (John PERKİNS-Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları)

ABD’li yazar John Perkins, `Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’ (Confessions of an Economic Hit Man) adlı kitabını yayınlatmakta güçlük çekmiştir. Perkins, 1 ve 2 bölüm olarak yayınladığı kitabını, ABD’de 24 yayınevinin yayımlamaya korktuğunu, her seferinde tehditlerle vazgeçirildiğini belirtmiştir. Ülkemizde de 2005 yılında yayınlanan kitapta, uluslararası sermayenin özellikle geri kalmış ülkeleri nasıl soyduklarına dair çarpıcı açıklamalara yer verilmiştir. Perkins, uluslararası ağda üst düzey ekonomist olarak çalışmış ve vicdanının sesine kulak vererek istifa edip bu kitabı kaleme almıştır.

Yazar kendisinin bir ekonomik tetikçi (Economic Hit Man) olduğunu söyledikten sonra, bunun ne anlama geldiğini açıklıyor ve sömürü mekanizmalarının nasıl işlediğini gözler önüne seriyor:
“Biz ekonomik tetikçiler, küresel imparatorluğun yaratılmasında gerçekten sorumlu olanlarız ve birçok farklı şekilde çalışırız. Belki de en sık kullanılanı, öncelikle şirketlerimize uygun kaynakları olan ülkeleri bulur ve gözümüzü üstlerine dikeriz, petrol gibi. Ardından Dünya Bankası veya onun kardeşi başka organizasyondan o ülkeye büyük kredi ayarlarız. Fakat para asla gerçekte o ülkeye girmez. O ülke yerine o ülkede projeler yapan kendi şirketlerimize gider. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar…
Özelleştirme Tuzakları
Bizim şirketlere ilaveten, o ülkedeki birkaç zengin insanın kar sağlayacağı şeyler. Bunlar toplumun çoğunluğuna yaramaz. Yine de o insanlar, yani bütün bu ülke borcun altına sokulur. Bu borç ödemeyecekleri kadar büyüktür ve bu da planın bir parçasıdır, geri ödeyemezler. Ardından biz ekonomik tetikçiler gidip onlara deriz: ‘Dinleyin, bize bir sürü borcunuz var. Borcu ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü petrol şirketlerimiz için oldukça ucuza satın. Ülkenizde askeri üs kurmamıza izin verin veya askerlerimizi desteklemek için dünyanın bir yerine asker gönderin -Irak gibi- veya bir dahaki BM seçimlerinde bize oy verin.’ Elektrik şirketlerini özelleştiririz.
Ülkeyi Ödenemez Borca Sokuyorlar
Sularını ve kanalizasyon sistemlerini özelleştiririz ve ABD şirketleri veya diğer çok uluslu şirketlere satarız. Bu mantar gibi biten bir şey ve çok tipik. IMF ve Dünya Bankası bu şekilde çalışır. Ülkeyi borca sokarlar ve bu öyle büyük bir borçtur ki ödenemez. Koşullara bağlı veya iyi yönetim talep edersiniz. Alında bu onların kaynaklarını satmalarını sağlar. Buna sosyal hizmetleri, teknik şirketleri, bazen eğitim sistemleri de dahildir. Adli sistemlerini, sigorta sistemlerini yabancı şirketlere satarız. Bu ikili-üçlü-dörtlü bir darbedir.”

Ekonomi tetikçisi olarak bizlerin amacı küresel imparatorluk kurmaktır. Bizler, diğer ülkeleri şirketlerimizin, hükümetimizin, bankalarımızın, kısacası benim şirketokrasi diye adlandırdığım kurumsal yapının kölesi haline getirmek için uluslararası finans kuruluşlarını kullanan elit bir grubuz. Mafyanın yaptığı iyilikler gibi Ekonomi Tetikçileri de görünüşte bazı iyilikler yapar. Örneğin elektrik santralleri, otoyollar, limanlar, havaalanları, teknoparklar gibi altyapı hizmetleri için borç temin ederler. Bu borçların ön koşulu, bütün bu projelerin Amerikan inşaat ve mühendislik firmaları tarafından gerçekleştirilmesidir. Aslında paranın çoğu Amerika’yı hiç terk etmez; yalnızca Washington’daki bankalardan New York, Houston veya San Francisco’daki mühendislik firmalarına transfer edilir.

Para hiç vakit geçirmeden şirketokrasi üyesi şirketlere (kreditörlere) döndüğü halde borçlu ülkenin anapara artı faizin tamamını ödemesini isteriz. Eğer Ekonomi Tetikçisi çok başarılı ise borç tutarı o kadar büyük olur ki birkaç yıl sonra borçlu ülke ödemeleri aksatır. Bu olduğunda biz de mafya gibi diyetini isteriz. Birleşmiş Milletler’de Amerika’nın isteği doğrultusunda oy verme, askeri üs kurma veya petrol gibi değerli kaynaklara el koyma şeklinde olabilir bu diyet. Buna rağmen borçlunun borcu devam eder. Böylece küresel imparatorluğumuza bir ülke daha eklenmiş olur.
Ancaaak… Eğer biz başarısız olursak, devreye çakallar (İstihbarat NSA ve CIA- elemanları) girer. Çakallar hazır ve nazır bekler. Ortaya çıktıklarında devlet başkanları devrilir veya feci kazalarda ölürler. Eğer Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi, bir şekilde çakallar da beceremezlerse genç Amerikalılar ölmeye ve öldürmeye gönderilir.
Bu imparatorluğun yaratılmasına ben de katkıda bulundum ve suçluluk duygusu altında eziliyorum. New Hampshire taşrasından bir çocuk nasıl oldu da bu pis işlere bulaştı?

Her şey çok masumca başladı.

 

John Perkins Kimdir?

Amerikalı yazar, Perkins 28 Ocak 1945 tarihinde  orta sınıf muhafazakar bir Amerikan ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelir. Eğitimini tamamladıktan sonra tesadüflerin de yardımıyla ekonomik tetikçi olarak Ekvador’a gider.  Ekvator Barış Gücü gönüllüsü oldu. Stratejik danışmanlık firması T. Main için çalışmaya başladı ve baş ekonomist olarak IMF, Dünya Bankası FORTUNE 500 gibi büyük şirketlere Orta Doğu, Latin Amerika gibi ülkelerle iş birliği kurmalarını tavsiye etti.Daha sonraki durakları sırasıyla Endonezya, Panama, İran, Kolombiya ve Irak olacaktır. Amerikan Cumhuriyeti’ne karşılık küresel bir imparatorluk kurma yolunda etkili çalışmalarda bulunur. Gitmiş olduğu ülkelerde karşılaştığı insanlık dramları, yaptığı işle ilgili olarak çeşitli soru işaretleri oluşturmakla birlikte bu görevini 1980’deki istifasına kadar sürdürür.

Dünyanın köklü üniversitelerinde ders vererek yerli kültürler ve ekonomi alanda bir dizi kitap yayınlandı.

The Hufftington Post’ta yeşil ekonomi ve alternatif enerji üzerindeki yazılarıyla bu alanda önemli bir isim olarak dikkat çekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.