Site Rengi

DOLAR
13,7713
EURO
15,6031
ALTIN
789,26
BIST
1.916
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
14°C
Ankara
14°C
Parçalı Bulutlu
Salı Sağanak Yağışlı
14°C
Çarşamba Yağışlı
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Az Bulutlu
13°C

İstekler nereye kadar?

Her alanda olduğu gibi eğitim alanında da istekler bitmiyor. Bu istekler tek taraflı değil. Bakanlık yöneticilerden, yöneticiler öğretmenlerden, öğretmenler öğrencilerden… bu istek zincirini devam ettirmek mümkün. Ama nereye kadar? Bu isteğin sonu mu var mı? Görünen o ki yok. Belki de olmaması doğal olanı. Her şeyin değiştiği bir dünyada isteklerin sonunun gelmemesi de normal karşılanabilir.

Burada ne istediğinizden öte; isteklerinizle görevleriniz arasındaki ilişkiyi anlatmak üzerine örneklendirme yapmak istiyorum.

Bugünkü yazımda “Nöbet” konusu üzerinde durmak istiyorum. 2016 yılında çıkarılan Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle Müdür yardımcılarına ve öğretmenlere nöbet görevi verildi. Bunu 2019 yılında yapılan değişikliklerle biraz daha detaylandırılarak nöbet ile ilgili hükümler getirildi. Nöbet ile ilgili hükümler Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde zaten vardı.

Daha geri tarihlere bakıldığında nöbet, öğretmenin asli görevleri arasında sayılmakta idi. Asli görev olarak tanımlandığı dönemde de nöbet karşılığında ek ders ücreti alınmamakta idi. 2016 yılından itibaren haftada iki, 2017 yılından itibaren de yönetici ve öğretmenlere haftada 3 saat ek ders ücreti verilmeye başlandı.

Zamanı biraz geri almak istiyorum. Yani nöbet görevine ek ders ücreti ödenmesine başlanmadan önceki zamana. Hatırlayanlar olacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2014 yılında ilk defa özel durumu olanlarla ilgili öğretmen alımı gerçekleştirdi. Bu öğretmenlerimiz göreve başladıktan bir süre sonra bakanlığa dilekçeler gelmeye başladı.

Dilekçede: “Falanca ilin falanca ilçesinin falanca okulunda öğretmen görev yapmaktadır. Özel durumu olan öğretmenimiz falanca kişiye nöbet görevi vermek istememize rağmen kişi özel durumunu gerekçe göstererek nöbet görevini yerine getiremeyeceğini belirtmektedir. Konu ile ilgili bakanlığın görüşlerine ihtiyaç duyulmaktadır.”

Bakanlık da kişilerin özel durumu dikkate alınarak okulun uygun yerinde nöbet verileceği ile ilgili valilik makamına görüş bildirmişti.

Ne zaman ki müdür yardımcılarına ve öğretmenlere nöbet ücreti verilmeye başlandı o zaman anlayışlar da değişti. Yine benzer şekilde bakanlığa dilekçeler geldi. Bu defa daha önceki dilekçelerden farklı olarak ama sadece bir cümle değiştirilerek yeni dilekçeler gelmeye başladı.

Dilekçede: “Falanca ilin falanca ilçesinin falanca okulunda özel durumu olan öğretmen görev yapmaktadır. Özel durumu olan öğretmenimizin bu durumunu dikkate alarak görev vermekte idik. Ancak bu öğretmenimiz nöbet görevini yerine getirmek istediğini, konu ile ilgili bakanlığın görüşüne ihtiyaç duyulmaktadır”

Dikkat edilirse daha önce özel durumunu bahane ederek nöbet almak istemeyen öğretmenlerimiz, nöbet görevine ücret verilmesi ile birlikte biz de nöbet tutmak istiyoruz demeye başladılar. Elbette ki görev yapılıyorsa bu emeğin karşılığı alınmalı. Ama yaklaşımın doğru olmadığını da belirtmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Ama bununla da kalmadı. Öğretmenlerin yetersiz olduğu okullarda nöbetçi öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla o okuldaki öğretmenlere haftada bir günden fazla nöbet vermek durumu ortaya çıktı ve yöneticilerimiz haklı olarak öğretmenlerimize haftada bir günden fazla nöbet görevi verdiler.

Bu defa da her nöbet için nöbet ücreti istenmeye başlandı. Bu talep de; talep edenler açısından anlamlı, oldukça makul ve masum bir talep olarak da kabul edilebilir. Ancak nereden nereye geldiğimizin tekrar incelenmesi gerekiyor. Nöbet öğretmenin asli görevi iken ek bir görev olarak tanımlanmasını olumlu bir gelişme olarak düşünmemekteyim.

Aslında ücret konuları üzerinde tartışmalar yapmak öğretmenlerin güvenirliliğini olumsuz yönde etkilediğini düşünenlerdenim. Ne zaman öğretmenlerin öncelikli tartışma konusu ücretler olmuştur işte o zaman öğretmenlerin itibarını olumsuz etkilemiştir. Elbette ki bu konular önemlidir ancak her platformda bu konuların gündeme getirilmesinin yanlış anlamalara sebep olacağını değerlendirmekteyim.

Siz de benim gibi düşünmeyebilirsiniz. Hatta bu yazıma çok ciddi tepkilerin de geleceğini tahmin ediyorum. O zaman samimi olarak şu soruya cevap verelim. “Nöbet görevinin karşılığında ücret verilmesi ile birlikte nöbetlerin kalitesi mi arttı?

 

ETİKETLER: , ,
Yazarın Diğer Yazıları
04/12/2021 00:01
27/11/2021 09:07
24/11/2021 00:24
20/11/2021 00:01
13/11/2021 00:01
06/11/2021 00:01
16/10/2021 09:33
25/09/2021 00:01
18/09/2021 00:01
07/09/2021 00:00
04/09/2021 00:01
28/08/2021 00:01
Yorumlar

  1. Ali ATMACA dedi ki:

    Görevi sadece “nöbet tutmak” olan maaşlı personel çalıştırmak bu işi kesin çözer. Öğretmenlere ödenen ek ders ücretiyle birden fazla personel çalıştırılır.

    1. abaki dedi ki:

      Katılıyorum size. Nöbet denilen görev öğretmeni ruhen yormaktadir. Çünkü, Ders içi öğrenci ilişkilerindeki yorgunluk yetmezmiş gibi bir de veli ile ya da okula girmiş olan sivil vatandaş ile karşı karşıya geliniyor. Tartışan,kavga eden öğrenciler o sinirli halleriyle öğretmene de ağır konuşuyor. Öğretmenin öğrenciler nezdindeki karizma hasarını geçtim, haftalar süren moral bozukluğu ile eğitim vermeye çalışması işin en vahim tarafıdır. öğretmenin görevi dersi olursa, kafası rahatlar, ders görevini daha iyi yapar.

  2. Ali AÇAR dedi ki:

    Selamün aleyküm
    Öğretmenler nöbeti asli görevi olarak yaparken daha verimli ve görev bilinci üst düzeyde idi.
    Ne zaman ki işin içine para mevzusu girdi bilinç ve sorumluluk yerine sorumsuzluk ve ne kadar para o kadar köfte denilmeye başlandı.
    Eğitim para ile ölçülemez . Eğitimcilerin bilinç ve fedakarlık düzeyi grafik olarak aşağıya doğru inmeye başladığına inaniyorum.
    Öğretmenler mum gibidirler etrafını aydinlatirken kendilerini yakar bitirirler idi. Simdilerde bu fikir çoktan değişti. Artık fedakarlık yerine paraya bırakmıştır.
    “Tüfek icad oldu mertlik bozuldu ” sözü gibi artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.
    Sonuç değişmez değişmesi için belki öğretmenlerin eğitimi meselesini kökten ele almak gerekir.
    Saygılarımla çok güzel bir yazı yazmışsınız başkanım hepsine katılıyorum. Selametle kalın

  3. Mahmut Tökel dedi ki:

    Hayır kalite artmadı bilakis düştü. Öğretmenin asli görevleri tanımı değişmeli. Bir de ücret konusu öğretmenler arasında derin farklılıklar oluşturmakta bu da huzursuzluk meydana getirmektedir. Maaşlar daha yüksek olmalı bunla birlikte ders saati sayısı artırılmalıdır.

  4. Ahmet kvg. dedi ki:

    Tamamen doğru düşünceler. Paradoksu iyi yakalamışsınız hocam. Öğretmenliği dıger mesleklerden ayrı tutmak lazım. Herşeyden önce bir gönül işidir ya da öyle olması lazım. Ama onu bir “çalışan” ya da sol jargonla “emekçi”olarak görür ve ekonomik kazanımlarını veya kaybedimlerini öne çıkarırsanız mesleğin kutsallığını, o etkileyici tılsımı da zedelemiş olursunuz. Selamlar.

  5. Turhan akkurt dedi ki:

    Sonuç sorunuzun cevabı: maalesef nöbetlerin kalitesi artmadı..

  6. Özcan GÜNER dedi ki:

    Nöbet görevi ,nöbetçi öğretmenin sorumlulukları ve ücret beraber düşünülünce 3 saatlik nöbet ücreti bir denge sağlar mı bilmem,ancak sorumluluk o kadar çok ki ben olsam ne para isterim nede nöbet bazen mecburen nöbet tutuyorsun.

  7. İshak Aslan dedi ki:

    Bu süreçte nöbet ücreti talep etmek, nöbete tutulmuş bir halet-i ruhiyenin göstergesi. Rabbimden acil şifalar diliyorum.

  8. Mutlu Yargı dedi ki:

    👏👏👏👏

  9. abaki dedi ki:

    Nöbet görevi paralı da olsa parasız da olsa sorunlu bir konudur. Bu yazıda olduğu gibi yanlış ele alınıyor. Nöbet dediğimiz görev öğretmene değil güvenlik görevlisine ait olmalıdır. (Bahçe nöbeti ya da kat nöbetinde kavga ortasında kalmış, dışardan okula gelenler ile mücadele etmesi gerekmiş öğretmenler bu durumu daha iyi bilirler. ) Bu vesileyle istihdam da sağlanmış olur. Öğretmen boş ders varsa ona girmelidir. Ek ders ücreti mukabilinde mi girmeli yoksa gönüllü mü girdiginde daha verimli oluyor, işte bu tartısilsa daha yerinde olur.

  10. Ali KİRTİ dedi ki:

    Başkanım ūzulerek belirtmek isterim ki öğretmenlik mesleği para ile entegre edilmemesi gereken bir meslek.İnsanca yasanılabilecek bir ūcret illaki olmalı.Fakat herşeyi para ile ilişkilendirildiği zaman gelecek nesillere çokta fazla birşey verebileceğimizi dūşūnmūyorum.Dediginiz gibi nobet ucreti verilince eğitim kalitesi mi arttı.

  11. Mustafa dedi ki:

    Değerli başkanım yazınızdan şunu anlıyorum da yatmadan çok teşvik etmek daha faydalı barışçıl bir sonuç ortaya çıkarıyor .Tabii ki ekonomik göstergeler biraz da bakış açısını değiştiriyor. Emeğinize gayretinize sağlık Bu da güzel bir konu olmuş