Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Özelimiz kalmadı

Özel kelimesi; dikkate değer, istisnai, yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan anlamlarına gelmektedir. Yani sadece size ait olan, sadece ailenize ait olan. Yani sırlarınız, yani başkaları ile paylaşmamanız gerekenler, yani yani yani…

Sizin olduğu gibi herkesin bir özeli var ve olmalı da. Aklınızdan bir geçiriverin sizin özelleriniz nelerdir? Hangi kavramlar yer alır “özel” kelimesinin içinde bir aklınızdan geçirin.
Bu “özel” e kimler yaklaşabiliyor? Anneniz, babanız, arkadaşlarınız, çocuklarınız, eşiniz. Bu “özel” in neresinde duruyor? Kimlere geçiş hakkı var? En kritiği hayatınıza özel dediğiniz biri girdiğinde sizin “özel” inize ne oluyor?

Soruyu biraz daha genişletelim. Yirmi yıl öncesine kadar sizin özeliniz olan şimdi ne kadar özeliniz olarak kaldı? Yıllar önce sizin için “özel” olanlar artık özel olma özelliğini taşıyor mu?

Nedir bu özel alan peki? Sizi siz yapan değerler, tecrübeleriniz, doğrularınız, yanlışlarınız, kabulleriniz, hayırlarınız, kendinize ait hissettiğiniz ve temeli siz olan her şey.
Beslendiğimiz alan, bizi farklı yapan, bizi orijinal yapan alan. Bu alanın zarar görmesine izin verdiğimiz zaman ilişkilerdeki tüm cazibe, saygı, çekim azalmaya başlıyor. Biz azalmaya başlıyoruz.

Bunları sorguluyorum çünkü genellikle ilişkinin başlarında gündemimiz sevgi, aşk, eğlence oluyor. Çoğumuz bir ilişkide kendimi nasıl korurum diye düşünmüyor aksine güvende hissettiği o özel alanı olduğu gibi açıyor ve sonuç hüsran oluyor.
Oysa özel sizde kaldığı sürece özeldir. Deşifre edilen her şey bir anlamda toplumun malı olur ve herkesin görebileceği bir durum halini almıştır.

Özelin de özeli olan bir durum vardır ki, biz buna mahremiyet diyoruz. Mahremiyet, kişilerin yalnız başına kalabildikleri, istedikleri gibi düşünüp davranabildikleri, başkalarıyla hangi yer, zaman ve koşullarda ne ölçüde ilişki ve iletişim kuracaklarına bizzat kendilerinin karar verebildikleri bir alan ve bu alan üzerinde sahip olunan hakkı ifade eder.

“Kişinin evi; sırlarının yatağı ve ailesinin karargâhıdır. Kişinin sırrı olan evlerimizi korumamız gerekirken adeta mahremleri uzaklaştırıp namahremleri evimizin içine koymaya başladık. Kocasını/hanımını sokağa atıp sevgililerini evine alanlarda özel kavramı olamaz. Bu kişilerde özel kavramı kalmadığı gibi sevgi/sevgili/aşk kavramlarının da toplum nazarında yok olmasına sebep olmaktadır. Daha da kötüsü bir mendil hüviyetinde kullan ve at boyutuna getirmektedir.

Televizyonlarda gördüğümüz eşlerin kavgaları, başka erkek/kadınlarla ilişki içerisine girmeleri ve saatlerce bizim evlerimize kadar girerek bunları tartışmaları özel durumlarımızın ne hale geldiğinin en açık göstergesidir. Bu işin bir başka boyutu da bu tartışmaların rayting yapıyor olmasıdır.

Aile içi ilişkiler, ailede olan kavgalar, sevdiklerimizi toplum önünde konuşmaya başladıktan sonra özel olmaktan çıkıyor. Daha da öte giderek sosyal medyada ailemizin nerede ise tüm özellerini paylaşmak moda oldu. O artık herkesin ulaşabileceği bir paylaşım haline gelmiştir. Herkesin bildiği ve gördüğü özel değildir. Ailemizle ilgili paylaştığımız her şeyin artık bizim özelimiz olmaktan çıktığını ne zaman anlayacağız?

 

Ey benim bahtı yârim, gönlümün tahtı yârim

Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim

Kalbinde aşk izi var, seni kim yaktı yârim

Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim

 

denilen türkü sözlerinden nereye geldiğimizi sormanın zamanı geldi de geçiyor gibi.

Özellerin paylaşılması durumu gibi başkalarının paylaşılması da özel hayata müdahale olarak değerlendirilir. Müslümanlar’ın başkalarının özel hâllerini öğrenmeye çalışması yasaklandığı gibi eşlerin kendi aralarındaki özel durumların ortada paylaşılmasını da yasaklanmıştır.

Bu yasağa ilişkin bir âyette şöyle denilmektedir: “Müslümanların ayıplarını araştırmayınız” (Hucurat,49/12). O kadar acıdır ki artık Müslümanların ayıplarını araştırmaktan öte Müslümanlar, kendi ayıplarını herkesin ortasında kendileri tartışır hale gelmiştir.

 

Yazarın Diğer Yazıları
27/11/2021 09:07
24/11/2021 00:24
20/11/2021 00:01
13/11/2021 00:01
06/11/2021 00:01
16/10/2021 09:33
25/09/2021 00:01
18/09/2021 00:01
07/09/2021 00:00
04/09/2021 00:01
28/08/2021 00:01
Yorumlar

  1. Emin Karaosman dedi ki:

    Özel bir konu iyi olmuş. Bizim Müslüman olarak mutlaka dikkat etmemiz gereken önemli bir durum. Teşekkürler Fatih başkan

  2. Fazlı ZORLU dedi ki:

    Teşekkür ediyorum. Vitrine yönelik çalışmak içeriği boşaltıyor. İnsanlık ne yazık ki özel olması gerekeni bile vitrine koyuyor. Selam ve dua ile.

  3. Ali AÇAR dedi ki:

    Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
    Sözünü burada tam söyleme zamanı cep telefonları,sosyal medya, teknolojinin gelişmesi sonucu özel tüzel hiçbir şey kalmadı.
    Belki de şuan iyi gunlerdeyiz gelecek nesiller nasıl olacak bilmiyoruz.
    Yazı güzel teşekkürler sayın başkan.

  4. Yasin Uğraç dedi ki:

    Bizi biz yapan değerleri,önce sokaklarda daha sonra da sosyal medyada ifşa ettikçe,Fatihler doğuracak anaları daha çok bekleriz..
    Kaleminize ve yüreğinize sağlık….

  5. METİN ILGAZ dedi ki:

    Edep,haya,utanma=Ahlâk kavramı kalmayınca yapilan yanlışlarımızı normallestiriyoruz. Bilinçli-bilinçsiz yapılan tüm yayınlar la her şeyimizi normal ve olması gerekiyor gibi göstererek ahlâk kavramımız bozuluyor ve bozuldu..Hz.Muhammed(S.A.V) Efendimiz “Ben Güzel Ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim “buyuruyor…Edep Yahu,Edep,,,

  6. Mustafa dedi ki:

    Başkanım bu yazınızda yine en güncel konulara değinmişsiniz. Hakikaten sosyal medya ile insanlar Öz ellerini özel olmaktan çıkarmış ve evlerimize kadar gelmesine taşımıştır. Bu da gelenek göreneklerimize büyük darbeler vurmaktadır. Aile yapısının bozulmasına sebep olmaktadır.

  7. Mutu FIRAT dedi ki:

    Yüreğinize sağlık baskanim

  8. Cenap TOZLU dedi ki:

    Yine güzel ve güncel bir konuya değinmişsiniz başkanım. Artık toplumda teknoloji ile birlikte hiçbir mahremiyet kalmadığı maalesef aşikardır.

  9. Ali ATMACA dedi ki:

    İnsanların özelini paylaşmasalar bir çok tv programları kendiliğinden biter. Bu tv kanalları şeytanın uşaklığını yapmazlar. Aile eğitimi, özellikle çocukların eğitimini, ahlak kurallarını eğitimin temeli yapmamız esastır.
    Selam ve dua ile, hoşça kalın.

  10. Burhan erarslan dedi ki:

    Edep yahu diyorya dervişe….Önce edep diyorum. İllede edep diyorum.Allah edep perdesi sağlam olanlardan eylesin. Saglicakla kal Fatih hocam…