Site Rengi

DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
16°C
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Rüzgarlı
21°C
Salı Gök Gürültülü
13°C
Çarşamba Hafif Kar Yağışlı
5°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
7°C

Avni OZAN

Avni OZAN

Kimin eli kimin cebinde

“Kimin eli kimin cebinde, hava dumanlı, su bulanık ve kim kimle dost belli değil.” zamanları gerçekten zor zamanlardır. Kimle yarenlik edeceğinin belli olmaması ne acıdır. Yar sandığının başkalarına yar olduğunu görmek kahreder insanı.

Böylesi dönemler bukalemun tipli insanlar için muazzam fırsatlar sunar. Akşam biriyle, sabah başkasıyla, cami, kilise, meyhane ve her ortam uygundur bu karaktere. Dün söylediği ile bu günkü taban tabana zıt olsa ne fark eder ki onun için?

Canlı olarak gördüğünüz bu tip, rahatsızlık vericidir. “Bu nasıl olabilir?” der,  onun ortalıkta seviyesizce arzı endam edişini, birileri tarafından el üstünde tutuluşunu gördükçe, patlarsınız adeta. Ortada bunca gerçek varken görmezden geliniyor olmasına üzülür sıkılırız.

Biz mi kimiz? Evet önce tanışmak gerek tabi. Ben bir Müslümanım. “Allah’a çağıran, dine ve dünyaya yararlı iş yapan ve “Ben Müslümanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?” (Fussilet Suresi 33. Ayet) Müslüman ismini Allah vermiş ve kendime yakıştırmanın, muhafaza etmenin. son nefesime kadar Müslümanlardan olmanın ve Müslüman ölmenin gayretindeyim. Giriş kısmında yazdığım davranışları inancım ile bağdaştırmadığım için kabullenmiyor öteliyorum. Kastım kişiler değil davranışlardır.

Ülkemin, milletimin, inancımın düşmanları ile dost olanların adının ne olduğuna bakmadan düşman belliyorum. Seçim zamanı camiye giden, sonra bir daha ki seçime kadar cemaati bilmeyen siyasetçi gibi bazı dönemler yerli duruş gösterme gayretine girip aldatıcı söz ve fiilleri artık karşılık bulmamaktadır. Hani eskiden cahil fakat Müslüman olan halkı kandırıp oyunu almak için güya onlardan olduğunu ifade etmede kullanırlardı “Benim babam hoca, dedem hacıdır” cümlelerini. Yazık ki bunu söyleyene birisi çıkıp sormazdı “Peki sen kimsin?” diye. Seçim zamanı camilerde hatta sabah namazlarında hacı amcalarla çay içip simit yeme görselleri basına servis edilir “bizim mahallenin uşağı” algısı yerleştirilirdi. Ya sonra? Seçim kazanılsa da kaybedilse de bir daha o mahalde gören olmazdı. Aslına rücu mu ederdi acep?

Bu siyasi kısmı. Bir de aynı anlayış ve karakterin değişik meslek gruplarında yer alıp gücü ve parayı elinde tutanlara karşı hep iyi olma, iyi görünme gayretinde olanlar vardır ki onları her dönemin iktidarından yana nutuk atarken görürsünüz. Fırıldak olmaya gerek var mı şu üç günlük dünyada? Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilip bükülmek çirkin bir görüntü veriyor. Aslolan sağlam bir karakter sahibi, adil, hak ve hukuktan yana, iyi bir insan olmak değil midir?

İnsanın mal ve güç ile imtihanı hep olagelmiştir ve hayatının sonuna kadar da devam edecektir. “Şükrünü eda edebileceğimiz az malın, şükrünü eda edemeyeceğimiz çok maldan daha hayırlı olduğunu” anlamak için neleri daha yaşamamız gerekiyor?  Doğruyu eğriden, Hakkı batıldan, gerçeği yalandan ayırt etmemiz ve doğrudan, Haktan ve gerçekten yana olmamız vazifelerimizdendir. “Herkes Ebu Cehil gibi mert kafir değil ki, kimin kim olduğunu bilemiyoruz, herkes ben doğruyum, en hakiki doğru benim, öz doğruyum” dediği zamanlarda yalanı, sahtekarı, münafık tipleri ayırt edemiyoruz, der gibisiniz. Mertçe ne olduğunu ya da olmadığını ifade edene değil sözümüz. Tercihine saygı duyarız. Neticede dünya bir imtihan alanıdır ve insanlar tercihleri ile kazanır veya kaybederler. Tercihleri insanın karakterini gösterir ve ne olduğunu koyar ortaya. Rahatsızlık veren ve sözümüzün muhatabı mert görünümlü namertlere, dost görüntüsündeki düşmanlara, kuzu postu geçirmiş çakallaradır.

Basiret ve feraset gibi kavramlarımız var. Basiret, “ölçülü görüş, doğru görüş, uyanıklık, görme, idrak etme, bir şeyin iç yüzüne vâkıf olma, sezgi” gibi anlamlara gelen basîret kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de genel olarak “görme” anlamı yanında özellikle “hakikati keşfetme, doğru yolu tanıma, gerçeği yanlıştan ayırma yeteneği” manalarında kullanılmış ve bu bakımdan mânevî körlük veya dalâletin zıddı olarak gösterilmiştir anlamlarına gelmektedir. Feraset ise anlayış, seziş, sezgi anlamında olup insanların, diğer varlık ve olayların iç yüzünü keşfetme, gelecek hakkında doğru tahminlerde bulunma melekesi anlamında bir terim ve bu konuyu ele alan ilim dalıdır. Rasûlullah (sav)’in, “Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar.” buyurduğu ve ardından, “Elbette bunda feraset sahipleri için ibretler vardır.” (Hicr Suresi 75) âyetini okuduğu rivayet edilmektedir.

“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? (Nisa Suresi 144) bu ayette olduğu gibi Çeşitli vesilelerle tekrar edilen “müminleri bırakıp kâfirleri veli edinme­me, müminleri ihmal ederek kâfirleri dost tutmama” talimatlarındaki “müminleri bırakıp” kaydında ısrar edilmesi bu kaydın önemli olduğunu gösterir.

Kim kimle beraber, dost kim, kim düşman belli olmadığı, ilginç ve fitne zamanları için daha basit ve anlaşılır bir ölçüyü İmamı Şafi vermektedir. İmam-ı Şafi’ye sormuşlar; “Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız?” Demiş ki: “Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline (dosta) götürür.” Şimdi bu pencereden bakınız kim ülkemizin kalkınmasını, güçlü olmasını istemiyor, İslam ve Müslümanlar ile problemi olan kim, … ve bunların dostu kim, düşmanı kim?

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Emin Karaosman dedi ki:

    Avni hocam güzel bir yazı gönlümüzün sözcüsü olmuşsunuz. Tabi Müslüman Müslümanı bırakıp İslam düşmanları ile dost olmaz. Kalemine yüreğine sağlık. Allah razı olsun.

  2. Murat TERLEMEZ dedi ki:

    Kalemine yüreğine sağlık Avni hocam.