Site Rengi

DOLAR
9,6155
EURO
11,2367
ALTIN
554,31
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
23°C
Ankara
23°C
Az Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
22°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Kolaycı toplum

Yazımızı sesli olarak da dinleyebilirsiniz.

Hep dert yanarız, hep şikâyet ederiz. Hayatımızın büyük bir bölümü de şikâyet etmekle geçer. Çözüm nedir diye sorsanız büyük bir ihtimalle cevap dahi ver(e)meyiz. Çünkü şikâyet etmek işin kolay tarafıdır. Velhasıl kolaycılığı seven bir milletiz.

Sürekli zam yapan esnafı şikâyet ederiz, sözünde durmayan arkadaşlarımızı şikâyet ederiz. Bazı kişilerin ahlaksızlığından şikâyet ederiz.

İşimiz gücümüz şikâyet.

Emanete ihanet edeni şikayet ederiz

İşini yapmayanı, işini aksatanı, ticaret yaptığımız adamı, arkadaşlarımızı, esnafımızı… şikayet ederiz.

Şikâyet varsa ortada bir suç ya da kabahat de vardır. Ortada bir suç ya da kabahat var ise bunun bir cezası olmalıdır. Bu suçun niteliğine göre adli makamlarca verilecek ceza olabileceği gibi toplumsal bir ceza da olmalıdır.

Özellikle son yıllarda toplumsal cezalar noktasında ciddi davranış eksiklerimiz olduğunu düşünmekteyim. Toplumsal cezadan kastım, suçu işleyen ya da kusuru olanı dışlamak, ötekileştirmek, selamı sabahı kesmek vb olduğunu da söyleyeyim. Hatta zihin dünyamızdan silmeyi de buna dahi edebiliriz.

Şimdi sormak lazım. Sürekli zam yapan ve işine hile karıştırdığını düşündüğünüz kaç esnafla ilişkinizi tamamen kopardınız? Bir kere kandırıldığınızı anladıktan sonra artık o esnaftan alışveriş yapmamaya başladınız mı?

Ağızdan salyalı küfürler çıkan kaç tane arkadaşınızı arkadaşlığınızdan çıkardınız?

Söz verdiği halde sözünde durmayan kaç arkadaşınızı arkadaşlıktan çıkardınız? Bir arkadaşınıza karşı yapılan haksızlık karşısında siz ne yaptınız? Haksızlık yapan arkadaşınız dahi olsa siz ne tepki verdiniz?

Milli şairimiz M. Akif, sözünde durmayı ilke edinmiştir. M. Akif, bir arkadaşı ile onun evinde buluşup sohbet etmek üzere anlaştı. Ancak M. Akif’in geleceği gün şiddetli bir yağmur ve fırtına başladı. Gemiler bile çalışamıyordu. Arkadaşı, Akif bu havada gelemez herhalde diyerek şemsiyesini alıp komşusuna gidiyor. Biraz sonra tekrar evine geldiğinde, Akif’in eve gelip kendisini sorduğunu ve dönüp gittiğini öğreniyor. Ertesi gün arkadaşı kendisine gidip özür diliyor. Ama Akif bu özürü kabul etmiyor ve “İnsanlar sözleriyle bağlanır. Biz sözleşmiştik, fakat sen sözünde durmadın, artık sana güvenemem” diyor ve aylarca arkadaşı ile konuşmuyor.

Şimdi söyler misin bu tepkiyi hangi birimiz veriyoruz. Vermediğimiz için de aynı tavırlarla karşılaşmaya devam ediyoruz.

Küçük çocukların yaptıkları her hareket büyüklerin yüzlerinde tebessüm bırakır. Olumsuz hareket yaptıklarında da çocuktur diyerek normalleştiririz. Oysa pedagojik açıdan da doğru değildir.

Çocuk olumsuz bir davranış gösterdiğinde çocuktur yapar der ve üzerine bir de gülerseniz, bunun çocuktaki karşılığı: “Demek ki ben iyi bir şey yapıyorum ki annem babam gülüyor ya da alkışlıyor” demektir.

Hayatımız da tam da bu örnekte olduğu gibi olmaya başladı. Ahlaksızlık yapana ahlaksızsın demiyoruz, yalan söyleyene yalancısın demiyoruz, ağzından salya küfür düşmeyenlerle arkadaşlığımızı kesmiyoruz.

Ama hep şikâyetçiyiz. Haydi, bir kampanya başlatalım bugünden itibaren aşırı fiyatla mal satan esnaftan alışveriş yapmayalım, küfürlü konuşan, yalan söyleyen, emanete ihanet eden, verdiği sözünde durmayanlarla arkadaşlıklarımızı tekrar gözden geçirelim.

Sakın ha bu kampanyamızı İsrail mallarını boykot olayına çevirmeyelim. Aksi takdirde sadece slogan atar ama kola içmeye devam ederiz.

Var mısınız?

Bu arada biz bunu yaparsak hiç arkadaşımız kalmaz diyenleri de duyar gibiyim. O zaman işimiz daha da kötü ve zor.
O zaman “Eğitim Kampanyamıza” davet edelim.

Sevgiyle kalın, sevgide kalın…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Ercan KUŞCU dedi ki:

    Teşekkürler

  2. Cemali YEŞİLOT dedi ki:

    Başkanım dediğinizi yaparsak dünyada hiç dostumuz kalmaz.çok eksiğimiz var.eskiler söz senettir derlerdi.hatırlarım bundan 20-30 yıl önce insanlar Çek senet kullamazdı.söze itibar ederlerdi

  3. Atalay dedi ki:

    Başkanım, o zaman kılıçdaroğlu ve tayfasının vay haline diyeceğim ama maalesef bu tayfa takımı itibar görüyor. Son dönemler, yalan dolan hile yöntemleriyle iş , siyaset yapma dönemi oldu. Daha ileri gideyim; yeni bir çağ başladı. Yalan, dolan, hile , hurda, ihanet çağı.
    Ama yine de biz kendi kapımızın önünü süpürmekle başlayalım. Doğru her zaman Tekdir.

  4. Yasin Uğraç dedi ki:

    Çok haklısınız Kıymetli Hocam..
    Bizim suskunlugumuz,tepkisizligimiz ve hatta bazen olumlu bakışımız;karşıdaki insana cesaret,eylemine de sıradanlık ve süreklilik katıyor…

  5. Halil Köse dedi ki:

    Çok zor başkanım. Var gibi görünüpte sizi kandırmak istemem. Kapitalist sistem tüm hassasiyetlerimizi elimizden tek tek alıyor. Evet bu konularda hassasız ancak dikkat edemiyoruz

  6. METİN ILGAZ dedi ki:

    Ahlâk olarak Peygamber ahlakı ve onun dostlarının ahlakı ile ahlaklanmadıgımızda verdiğimiz sözde, alışverişimizde, arkadaşlığımızda tabi ki menfaat ,çıkar arkadaşlığı olur .Onun için ahde vefa beklemek,alış verişe dikkat etmek biraz zor. Mevlâm bizi bize koymasın…

  7. Haydar Özcagsak dedi ki:

    Keşke eskiden olduğu gibi olsa. Yanlışa yanlış, dogruya dogru derdik.Şimdi ise insanlar ayni grup icinde olunca bu bahsettigin konularin hic birini görmez duymaz ve rahatsız olmaz oldu. Ama ayni düşüncede olmadigin, senin gibi hayat yasamayan insan olunca öyle bir saldırıryorlar ki… Kaybettigimiz konu benim hırsızım calıyorsa vardır bildigi düşüncesi.Objektiflik zor oldu artik. Uyaran kimseleri bu sefer arkadasliktan cikarıyorsun. Yakin zamanlarda yaşanan olaylar gibi. Selamlar.

  8. Özcan Güner dedi ki:

    Hakka motor şerre firen olmak hemde topyekün değil mi değerli hocam

  9. Murat Akbey dedi ki:

    Merhabalar, maalesef en büyük sorunumuz sahtekarlığın artmasıdır.. Buda hile yapan insanlarla ilişkilerin artması, değer bulmasi ile alakalı … sözüm meclisten dışarı Allah’a emanet olunuz.

  10. Bekir TOKGÖZ dedi ki:

    Şikayetlenme ve memnuniyetsiziğin, eleştiri kültürünün bir parçası olduğunu düşünüyorum. Yapıcı olduğu sürece.
    3 yıl önce kaldırım ihlali yapan yerlerden alış veriş kararı aldım. Kararımı uyguluyorum. Kurumsal muesseseler hariç ihlal etmeyen yok. Bulamadığım zaman kararımı delmek zorunda kalıyorum.
    Bu anlamda mahalle bakkallığını destekleme oluşumlarınıda desteklemiyorum.

  11. Yıldırım dedi ki:

    Doğru ama suçlamadan, önce güzel bazı hasletlerden bahsedileydi de sonra da bir teklif, uyarı ve hatırlatma yapılaydı.

  12. Mustafa dedi ki:

    Değerli hocam Elbette çok haklısınız haksızlığa ve yanlış davranışa toplum olarak aileden başlamak şartıyla doğrusal bir tepki göstermemiz gerekmektedir Siz de Bir Eğitimci olarak çok iyi bir değerlendirme yapmışsın tebrik ederim sağlıklı günler diliyorum.

  13. Emin Karaosman dedi ki:

    Çok iyi bir yazı teşekkürler başkan. Biz tavır mı koymalıyız? Yoksa ilkeli mi davranmalıyız? Bu yüz yıl itibarını ve duruşunu popüler olmaya kurban etme çağı.