Site Rengi

DOLAR
9,6155
EURO
11,2367
ALTIN
554,31
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
23°C
Ankara
23°C
Az Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
22°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Büyük devlet olmak

Yazımızı sesli olarak da dinleyebilirsiniz.

Büyük devlet olmak kolay değildir. Önce büyük düşünmek gerekir. Büyük düşünmeyi de tek taraflı yapamazsınız. İktidarı ile muhalefeti ile Sivil toplum kuruluşları ile birlikte yapabilirsiniz. Hatta bu toplumun bireylerinin dahi aynı düşüncede olmasa ile gerçekleşebilir.

Büyük devlet olmak istiyorsanız adına vizyon deyin ya da hayal gücünüz deyin ya da başka bir şey deyin ama sınırlar ötesini düşünmekle olacağını bilmek zorunludur.

Daha da ötesi bu ülkenin en ücra köşesinde yaşayan vatandaşımızın dünyanın en uzak köşesine nasıl giderim ve nasıl ulaşırım demesiyle de nihayete erişmez. Evreni hayal etmekle olur.

İyilik yapmak güzeldir ama iyiliği yaymak büyük devlet olmanın bir özelliğidir.

Sömürmek büyük devletlerin özelliği değildir. O sömürgeci olmanın bir özelliğidir. Büyük devlet sömürmez, sömürenlere karşı geldiği gibi sömürülenlere yardım edendir.

Dedik ya büyük devlet olmak kolay değildir.

Büyük devlet olmak aynı zamanda medeniyet tasavvuru ile ilgilidir. Yaşadığınız çağa ve sonraki çağlara söyleyecek bir sözünüzün olmasıdır. Yeryüzünün halifesi olabilmek gibi bir derdiniz olmasıdır. Tüm insanlığı kurtaracak, dünyaya adalet ve emniyeti getirecek bir tasavvur oluşturmaktır.

Türkiye bunun yapma gayreti içerisine girmiştir. Dünyanın her bir tarafında hizmet, adalet ve emniyet götürmektedir. Aynı şekilde bu ülkenin çocuklarını ülkemize getirerek eğitim imkanı sağlamaktadır.

Kendi çocuklarını sözde medeni ülkeler gönderenlerin, “Türkiye’de o kadar fakir öğrenci varken niye bu çocukları getiriyorsunuz” sorusu karşısında “Kültürel diplomasiyi, büyük devlet olmanın bir bedeli olduğunu” izah etmek de oldukça zorlanıyoruz. Çünkü hayal gücü bu kadar bunların. Dedim ya önce herkesin büyük olma hayalinin olması gerekir.

Bu gün Katar ile işbirliğinden rahatsız olanlar bizlerin enerjisini azaltmaktadır. Libya’da asker eğitmemiz, Afganistan’da havaalanını işletmemiz, Kıbrıs’a ve dünyanın fakir ülkelerine ücretsiz aşı ve ilaç göndermemiz birilerinin vizyonu için yeterli olmayacaktır.

Türk Hava Yolları dünyanın her tarafına gidiyor olması,

Milli Eğitim Bakanlığının Yurt Dışına Lisansüstü öğrenim görmek üzere her yıl 500 den fazla öğrenciyi dünyanın birçok ülkesine öğrenci göndermesi,

Maarif Vakfınca dünyanın birçok ülkesinde okullar açılması, burada Türk öğretmenlerin görevlendirilmesi ve eğitim öğretim işlerine ağırlık verilmesi,

Yunus Emre Enstitülerince dünyanın her yerinde Türkiye ile bağ kuran ve Türkiye’ye dost insan sayısını artırılması, Türkiye’nin uluslararası alanda bilinirliğini, güvenilirliğini ve itibarını artırması,

Ve onlarca örnek çalışma, birilerinin aklına ve hayaline gelmese de büyük devlet olma adına yapılan güzel çalışmalardır.

Mevlana’nın Medeniyet tasavvurumuzun nasıl olması gerektiğiyle ilgili oluşturduğu pergel metaforu buna en güzel örnektir. Ayağımızı, ülkemize sabit kılarak dünyanın en uzak köşesine medeniyeti götürmek esas olmalıdır. Pergelin bir ayağı, kendi kültür ve dinamiklerimizde sabit duracak diğer ayağıyla da tüm dünyayı taramalı ve tarassut [1]etmelidir.

Siyasi iktidarlar, büyük devlet olmayı inşa etmede başat olmalıdır. Ancak her vatandaşın bir Büyük Türkiye hayali olmalı ve bunun bir bedeli ve gereği olduğunun farkında olarak, ülke ve siyasi iktidar ayrımı yapmaksızın desteklemelidir.

Prof. Dr. Sadettin Ökten; “İnsan dediğimiz varlık mutlaka eylem yapmak zorunda. Hareket etmediğiniz zaman var olmuyorsunuz. Nereden geldim, nereye gidiyorum? Buna “başlangıç ve son soruları” diyebilirsiniz. Hayat fasılasında benim yerim ne ve bu hayatın anlamı ne?” Bu soruları bütün insanlar sorar. Bizim halimiz şu anda, o derya içinde deryayı bilmezlerdir. Bu deryayı tanımak için bizim deryamızın dışına çıkmamız lazım. Evde ya da İstanbul’da veya Türkiye’de yaşayarak bu deryayı anlayamazsınız. Olmadığı yere çıkınız ki deryayı anlayabilesiniz. ” demektedir.

Siz büyük devlet olmak istiyorsanız sınırlarınızı geçmeniz lazım. Sınırlarınız içerisine girenlere de farklı ve etkileyici bir şeyler sunmak zorundasınız.

Yahudinin kendi evladına hiç bir zaman gel dediği olmazmış. Sürekli, “Evladım git. Zira bu ülke senin. Önemli olan dünyada hakimiyet kurmaya çalışmandır” dermiş. Dünyanın bir yerinde zulmün izleri yahut zulüm var ise orada bizim olmamız gerekmektedir. Çünkü bu büyük devlet olmanın gereğidir. En ücra yerlerimize kadar da nakşetmemiz gereken cümle: “Biz büyük bir devletiz”

Sevgiyle kalın, sevgide kalın…

[1] Gözlemek, gözetlemek.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Halil Köse dedi ki:

    Başkanım kaleminize ve yüreğinize sağlık.
    “Büyük düşünmeyi de tek taraflı yapamazsınız. İktidarı ile muhalefeti ile Sivil toplum kuruluşları ile birlikte yapabilirsiniz.”
    Bizler gerek çalışma alanımızla gerekse sivil toplum hareketiyle ülkemize destek vermemiz gerekir diye düşünüyorum.
    İşimiz zamanımızdan fazla felsefesiyle çorbada bizim de tuzumuz olsun diye bir şeyler yapmamız gerekiyor.

  2. Mustafa dedi ki:

    Büyük devlet olmak, büyük devlet Olduğumuzu düşünmek Hepimizin bir görevi olmalıdır.Böyle olursa her Türk vatandaşı uluslararası dahil Her platformda özgüveni yüksek bir tutum ve tavır içinde olacaktır zaten biz bunu en iyi şekilde hak eden milletiz

  3. Ali AÇAR dedi ki:

    Sevgili dostlar
    Büyük olmak büyük düşünmek gen meselesidir. Tabiyetinde tinetinde dünyaya nizam verme ülküsü yoksa inanç bakımından zayıf İslam’ın şuur seviyesine çıkamamışız demektir.
    Atalarımız katranı kaynatsan olur mu şeker derken kişinin mayasında yakıp yıkma olarak tabir edilen Ademin üstlendiği role karşı şeytan rolünü üstlenmiş ise yapılan her iyiliği ve davranışı eleştirmek ve karşı çıkmak onun mizacı olmuştur.
    Bu mayanın gerektirdiği rolü oynayamayan kişi ruhen ve bedenen huzursuz olur. Çünkü temsil ettiği yol Ebu cehillerin Ebu leheblerin yoludur.
    Cehennemin yakıtı bu tür inssnlar ve taşlardır.
    Fırat in kenarındaki koyunu umursamayan gerçek bir mümin değildir.onun için yapılan her şeye karşı çıkmak bir huy bir mizaç bir karakter olmuştur.
    Allah nefsini ve sapik yolunu ilah edinenlerden bizi muhafaza buyursun. Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamliyacaktır. İnşallah yazılarınız gereken kişiere gereken mesajı veriyordur. Allah a Emanet olun…

  4. Bekir TOKGÖZ dedi ki:

    Büyük olmak başarılası bir olgudur. Ancak büyüklüğü adalet ve hakkaniyete devam ettirmek henüz başarılamadı.

  5. Celal ATİK dedi ki:

    Milli, uluslararası vatandaşlar yetiştirmek…

  6. Burhan erarslan dedi ki:

    Kişilerin beklentileri günlük aylık bilemedin yıllık olur. Oysa büyük devletler asgari 100 yıllık plan yaparlar. Kutuplardan dünyanın en ücra köşesinden hatta uzayın derinliklerinden haberi olmalı devletimizin. Zamana hükmedemeyen toplumlar emperyalizmin kölesi olurlar zamanla..