Site Rengi

DOLAR
9,6155
EURO
11,2367
ALTIN
554,31
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
23°C
Ankara
23°C
Az Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
22°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Avni OZAN

Avni OZAN

Devlet Yapsın

Yazımızı sesli olarak da dinleyebilirsiniz.

Büyüklerimiz okumaya teşvik ederken “Oku! Oku da devletin bir kulpundan da sen tut.” derlerdi. O zamanlar ne demek istediklerini anlamamız mümkün değildi. Devlet nasıl bir şey, kulpu ne ki birinden tutabilelim? Çocuk aklıyla kavrayamadığımız sorular. Sonraları anlıyoruz ki memuriyet elde etmemiz isteniyor.

Devlet memuru olarak atandığımızı öğrendiğimizdeki sevinç, genellikle birkaç senede sönüp gidiyor. İstekler çoğalıyor, alınan maaş yetmez oluyor, birilerinin daha çok aldığı göze batıyor, dün ve daha zor durumdakiler unutuluyor.

Kimilerimiz devleti problem çözen bir mekanizma olarak görüyor. Ortamda var olan kaos daha da büyüyecekmiş ki devlet gelip çözsün. Yakın zamanda “nöbet tutmama” eylemi yapan bazı arkadaşlarımız böyle ifade ediyorlardı. Okulda problem ya da kaos olması demek öğretmen nöbetini tutmayacak ki öğrenciler eşyaya ve birbirlerine zarar versinler. Bu hal artarak devam etsin ki devlet çözüm olarak öğretmene nöbet ücreti versin ve öğretmen de nöbet tutarak asayişi sağlasın.

Nöbet tutana, iş yapana ücret verilsin elbet. Lakin birilerinin zararı üzerine bina edilen menfaatin maddi ve manevi hayrı olamaz. Bu konuda şu tespitimi de ifade edeyim: Nöbete ücret verilmediği için işini yapmayan ya da gevşek yapanlar ücret verildikten sonra daha iyi yapmıyor. Ücret olmadan gayret ve samimiyetle yapanlar hala aynı şekilde yapmaya devam ediyor.

Sinop Dikmen Yaykın Köyü İlköğretim Okulunda yılsonu etkinliği yapıyoruz. Davet ettiğimiz Kaymakam Bey geleceğini ifade etti. Haliyle İlçedeki daire amirleri de gelecek demektir. Bu durumu muhtarımız ve ileri gelenlerle paylaştım. Elbirliği ile çevre düzenlemesi ve temizliği yaptık. Viraj olan kuytu derede bir taş başını fazlaca çıkarmıştı. Köyün minibüsleri bilerek dikkatle geçerlerdi buradan. Kaymakam Beyi getirecek araç burayı bilemeyeceğinden altının bu taşa vurması köyümüz ve etkinliğimiz için kötü bir başlangıç olacaktı. Balyoz ile kırılmasını söyledim. Dediler ki “bizim ne çektiğimizi görsün.” Dedim ki “biz elimizden geleni yapalım, yapamayacaklarımız için sonra istekte bulunalım.”  Neticede taş kırılmadı. Etkinliğimiz çok güzeldi. İstiklal Marşını şiir olarak okuyan Şener, bütün hücreleri canlandırıyor, taş gibi olan kalpleri bile titretiyordu. Her kılığa giren Fatma milleti kırıp geçiyordu. Fıkra canlandırmaları, şiirler, oyunlar, müzikler,… beğeni alkışları yeri göğü inletirken programın sonunda Kaymakam Bey, programımızı çok beğendiğini, okula, öğretmenlere, öğrencilere teşekkür ifadesinden sonra “siz bunları hak etmiyorsunuz” ile başlayıp benden tüyo almış gibi “daha yoldaki taşı bile kaldırmamışsınız” diye birkaç şey söyledi. Bir şey diyecek olana da “önce siz yapabileceklerinizi yapıp yapamadıklarınız için bizden yardım isteseydiniz.” deyiverdi.

Okul Aile Birlikleri velilerimizin katkı ve bağışları ile okulun, öğrencilerin ihtiyaç ve giderlerini karşılamaktadır.  Başkaca bir ödeneği olmayan Temel Eğitim Okullarında hayati bir öneme sahiptir Okul Aile Birlikleri. Okulların ihtiyaçlarına duyarlı velilerimize ne çok müteşekkiriz. Burada görev alan veli arkadaşlarımızdan fedakârca nice davranışa şahidiz. Uygun bir üslup ile bağışa davet ettiğimiz bazı çokbilmiş veliler “devlet okulu olduğundan, devletin her ihtiyacı karşılaması gerektiğinden…”bahsederler halimizi bilmeden. Üzülürüz, yanlış olan bu bilgiyi düzeltmek isteriz fakat polemiğe de girmek istemeyiz.

Devlet yapsın.” ya da “devlet deniz…” ifadeleri doğru bulmadığımız cümlelerdir. Devlet üzerine düşeni yapsın elbet. Lakin elimizden gelen ve bizim dokunuşumuzla yapılabilecek bir şeyi devlet ya da başkasından bekleme beyhude bir durumdur. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır.” Hadisi Şerifi gereğince hayatı herkese daha yaşanılır kılma, yanlışı ortadan kaldırma, bir yara sarma, bir gözyaşı silme, bir gülücük kondurma… gibi şeyleri hepimiz yapabiliriz.

Elinden gelen bir işi başkasında bekleme, asalakça bir davranıştır. Bir probleme değil, çözüme ortak olmalı insan. İyi ve doğru olan bir şeyin yapılabilmesine yol aramalı, ya da engel olmamalı. İyiliği başka bir kişi ya da kurumdan beklemek yerine bir el atmanın çok daha insani olduğunu düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Fazlı ZORLU dedi ki:

    Herkesin kendi gücünün yettiği kadar iyilik yaptığı bir milletin devleti de gücünün yettiğini yapar. Böyle millete yaratan da rahmet nazarıyla bakar. Konuyu çok güzel ifade etmişsiniz teşekkür ederim.