Site Rengi

DOLAR
9,5623
EURO
11,1063
ALTIN
555,59
BIST
1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
14°C
Ankara
14°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C

Derdini çekmediğimiz türküler

“O seni yetim bulup barındırmadı mı?  Seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi? Ve seni yoksul bulup zengin etmedi mi? O halde sakın yetimi ezme! El açıp isteyeni de sakın boş çevirme!”

Yukarıdaki sözler sizin aklınızda, kalbinizde bir etki bıraktı mı? Bırakmadı ise yukarıdaki soru cümlelerini bir daha okuyun. Bu defa kalbiniz sızladı mı? Aslında yukarıdaki cümlelere kulaklarımız oldukça aşinadır. Ama sadece kulaklarımızda aşina olmakla kalmıştır. Belki sohbet odalarında dilimize pelesenk ettiğimiz kalıp cümlelerin dışına dahi çıkmamıştır, çıkaramamışızdır. Sonrası?

Sonrasında eksiklikler, hatalar ve veballer silsilesi başlar. Dilden aşağı inmeyen ama bu cümleleri kurarken “Ben buyum”, “Bu konuda ben elimden geleni yapıyorum” edasıyla birilerine mesaj verme gayretlerimiz. Gösteriş, gösteriş, gösteriş… Haa bu arada sosyal medyamızdan da yayınlamayı ihmal etmeyiz. Ne de olsa reklamın günümüzde bedava ve kolay yapıldığı bir mecradır burası.

Eskiden hayır ve hasenat yapılır, kimseye söylenmezdi. Sonra hem yapılıp hem söylendi. Günümüzde ise, yapılmadığı halde yapılmış gibi söylenmeye başlandı. Derdini çekmediğiniz türküyü söylemek gibi bir şeydir bu.

Yetim/öksüz kavramının ne anlama geldiğini dahi bilmediğimizden olsa gerek yetimin/öksüzün kim olduğunu da bilemeyiz. “Öksüz” sözcüğü, Türkçe “ök” kökünden türemiştir ve “bağ, ip” anlamlarına gelir. Yetim kelimesi ise Arapça yet’m (tek başına, eşsiz) sözcüğünden gelir. Her ikisinde artık bağ kopmuştur anne baba ile.

Sahi siz anne babası olmanın ne demek istediğini bilir misiniz? Biliyor isek yetime bakış açımızdaki problem nedir? Neden onları tanımayız, bilmeyiz, nerede ve nasıl yaşadıklarını merak dahi etmeyiz.

Afrika’da 34.3 milyon çocuktan 4.1milyon,

Asya’da 65.5 milyon çocuktan 4,25 milyon,

Latin Amerika’da 8.16 milyondan 603 bin çocuk öksüz.

 

Yani Afrika’da her sekiz çocuktan birisi öksüzdür. Gelişmemiş ülkelerde bu oran hiç de az değildir. Öksüz ya da yetim kalmamış olsanız dahi etrafınızda kaç yetim biliyorsunuz? Ya da kaç tanesi ile hukukunuz devam ediyor.

Biliyor muydunuz Kuran-ı Kerim’de en çok ismi geçen ve zikredilen kelimelerden birisidir yetim. “Hayır hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz. Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz. Malı aşırı derecede seviyorsunuz.”[1]

Bizler bir yetim ya da fakir gördüğümüzde biraz da acıyarak Allah yardım etsin der, oradan uzaklaşırız. Oysa Allah elbette ki yardım edecektir ama öncelikle bizim ikram etmemizi emrediyor. Bize emredilen bir hususun tekrar Allaha havale edilmesi doğru değildir.

Toplumda ekonomik adaletsizliğin artmasının en büyük sebebi yetimlere ve ihtiyaç sahiplerinin hakkı olanın verilmemesidir. Dikkat edilirse bu fakirlerin ve yetimlerin hakkı olarak ifade edilmektedir. Ha keza zekat da öyledir. Zekat zenginin malı değildir, fakirin verilmesi gereken hakkıdır.

Yapılan bir araştırmada dünyadaki müslümanların yıllık zekat cirosu 14 trilyon dolar tutarında imiş. Bu rakam abartılı mı değil mi kestiremiyorum. Ancak, bu rakamın üçte biri bile dünyadaki tüm aç ve yoksul insanların ihtiyacını fazlası ile karşılar.

Yetimin büyütülmesinden, öğretim hakkını kullanmasına hatta evlendirilmesine kadar toplumun bir sorumluluğu olduğunu unutmamak gerekir. Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. [2]

“Onlar, içleri çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler. ‘Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız.’ derler. Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.” [3]

Unutmayalım ki sosyo ekonomik dengesizlik başta olmak üzere her türlü eşitliğe ulaşmanın yolu yetimlere sahip çıkmakla mümkün olacaktır.

Yine unutmayalım ki; Başını birileri okşasın diye boynu bükerek yakın tutmak isteyenleri ihmal etmemiz de bizim vebalimizdir.

 Sevgiyle kalın, sevgide kalın…

 

[1] Fecr Suresi 17-20. ayetler

[2] Nisa – 10.ayet

[3] İnsan/76, 8-11

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. ALİ ATMACA dedi ki:

    Ben 14 yaşında yetim, 52 yaşında da öksüz kaldım.
    Yetim ve öksüz hakkı gözeltilrse dünyanın yeniden kurulmasına gerek kalmaz.
    Başımızı her zaman neden bükük bıraktık biliyor musunuz. Okşamak isteyene yakın olsun diye.
    Selam ve sevgilerimle

  2. Cemali YEŞİLOT dedi ki:

    Başkanım çok güzel bir konuya değilmişsiniz Öksüz ve yetim anne babası olmayana diyoruz evet peki sokaklarda bali çeken eroin içen başıboş bırakılmış,hayatın acımasız yönüyle tanışmış çoçuklarımızda öksüz ve yetimdir.toplum olarak onları dışlamaktan Başka hiçbir şey yapmıyoruz maalesef.

  3. Vedat Aydın dedi ki:

    Allah razı olsun değerli başkanım çok güzel.

  4. Aytekin Girgin dedi ki:

    Yetim, öksüzlerle beraber yalnız ve kimsesiz olanlar da dayanışma çemberi içinde mutlaka yer almalı. Vatanından kopmuş değişik sebeplerle alkolizm uyuşturucu vb sebeplerle itilmiş çok insan var. Merhamet mümine çok yakışan bir tavır.

  5. METİN ILGAZ dedi ki:

    “Veren el,alan elden üstündür .” buyurulmuş. Artık alan elleri teşhir etmek için yarışıyoruz…Acı olanıda vermediği halde, vermemek için de gayret gösteren toplum haline geldik…Her konuda ağlayıp, sızlayan insan olmaktan çıkıp Allah’ın isteği kul,Peygamberimizin istediği gibi ümmet olmayı nasip etsin….Olması ve olmamamız gerekli değerlerimizi değerli yazılarınızla hatırlattığın için ellerine sağlık…

  6. Emin KARAOSMAN dedi ki:

    Başkan çok iyi bir yazı. Bizlerin hesap vermekte zorlanacağımız konulardan biri de yetimi koruma konusu. Allah bizi yetimi koruyan mümin kullarından eylesin. Teşekkürler başkan.