Site Rengi

DOLAR
9,5844
EURO
11,1392
ALTIN
556,57
BIST
1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
14°C
Ankara
14°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
15°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C

Mum erirken

Mum, paraf denilen kısmı eriyerek sıvı hale gelen ve içindeki ipi dik tutmak için kullanılan bir kimyasaldır. Mumu eriten ateştir. Ancak erimesini sağlayan kendi bünyesinde barındırdığı iptir. İp kendisini barındıran mumu eritirken, etrafına da ışık verir. İp sayesinde ateş yanmaya devam eder. Böylelikle de mumun erimesi devam eder.

Ne zaman ki yanmaktan ip bitmiştir işte o zaman mumun erimesi de sona erer. Kendisini yakarken, aynı zamanda kendisini sarmalayanı eritmek bir marifet midir? Elbette ki değildir. Buradaki marifet kendisi yanarken etrafını aydınlatmaktır. Tıpkı insan gibi. Daha özelde bir öğretmen gibi. Olması gereken de bu değil midir?

Kimine göre aptallık, saflık, kimisine göre fedakarlık. Olaya nereden baktığınıza bağlı.

Ancak; Mumun içerisindeki ipi aldığınız zaman mum, sıcak bir ortamda erir ama bu defa etrafını aydınlatmaz.

İnsan da öyle değil midir? İnsanı insan yapan değerleridir, kişiliğidir, yaptıklarıdır. Ama konuştukları değildir. Ömür tükenmekte olan bir akü misalidir. Sözlerin, atalarımızın deyimiyle yatsıya kadar ömrü vardır. Sözler davranışa dönüştüğünde bir anlamda şarj olur. Konuştukları bir süre sonra dinlenmez olur. Artık herkes konuşmanın ardından ne yapılacağını bekler. Bir hareket varsa söz ile davranış bir bütünlük, bir anlam kazanır.

Söyledikleriniz o an tesirlidir ancak kuru bir yaprağın rüzgârda yönünü kaybetmesi gibi bir süre sonra unutulur gider. Bu bakımdan insanlar sizi söylediklerinizle değil daha çok yaptıklarınızla değerlendirir.

Para, mal, mülk, makam kişiye saygınlık kazandırır gibi görünse de bu saygınlık para, makam ve mülkün gitmesiyle birlikte kaybolup gider. Bir anlamda kullanımı bittiği zaman saygınlığı da yanında alır götürür. Makamlar, mülkler bir rüya gibidir uyandığınızda bir anlam ifade etmediğini anlarsınız. Çoğu zaman da iş işten geçmiştir. Söylediklerinden ziyade  yaptıklarınız size bir karne olarak önünüze konulur.

Makamdan gücünü alanlar makamlarını kaybettikten sonra aynı ilgi ve saygıyı duymayacağı için içine kapanacaktır. Yaşadığı ve gördüğü kalabalıklar artık yanında olmayacağı gibi psikolojik bunalıma dahi girebilecektir. Bunun örneklerini ülkemizde maalesef çok sayıda görmekteyiz.

Yanan iplik misali çevrenize ve yaşadığınız topluma faydalı olduğunuz sürece varsınız. Sizi siz yapan da budur. Mumun içerisindeki ip sizin katkılarınızdır, iyiliklerinizdir, saygınlığınızdır, kalitenizdir. Çoğu zaman yaptıklarınızdır bazen de yapamadıklarınız.

Oysa mal sizde olduğu sürece, makam orada kaldığınız sürece size itibar kazandırır. Makamınızda kaldığınız sürece size gösterilen saygı sizden daha çok makamadır. Kişiliğiniz sağlam ise makam gittikten sonra da size gösterilen saygı devam edecektir. Bunlar elinizden gittiğinde (-ki gitme ihtimali çok yüksektir) karakterinizi korumamışsanız saygınlığınız kalmadığı gibi kalabalıklar arasında yalnızlığa itilirsiniz, bir süre sonra da içten içe kemirmeye başlayacaktır.

Anlatılanları özetleyen bir hikaye ile yazımız sonlandıralım.

Hoca tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı yazıyor.
‘Bakın’ diyor. ‘Bu, kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey…’
Sonra (1)’in yanına bir 0(sıfır) koyuyor:
‘Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)’i (10) yapar’.
Bir (0) daha…
‘Bu, tecrübedir. (10) iken (100) olursunuz’. Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor:
Yetenek… Disiplin… Sevgi…
Eklenen her yeni (0)’ın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca… Sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1)’i siliyor. Geriye bir sürü sıfır kalıyor. Ve hoca yorumu patlatıyor:
‘Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir’.”

Siz siz olun kişiliğinizden taviz vermeyin. Diğerlerini bir şekilde bulabilir ya da başarabilirsiniz. Ama unutmayın kişiliğin dışındakileri kişilik olmadan karşılığı 0 (sıfır) dır.

Mumun parafı da olabilirsiniz ipi de olabilirsiniz. Bir Fin atasözü der ki: Mum yanarken değil söndüğünde duman çıkarır.  Karar sizin.

Sevgide kalın, sevgiyle kalın…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Yasin Uğraç dedi ki:

    Hocam,insanı tasvir ederken mum ile özdeslestirmeniz çok harika bir tespit olmuş..
    Kaleminize ve yüreğinize sağlık…

  2. Hüsamettin Dere dedi ki:

    “Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş,” vesselam..

  3. Lokman Yazıcı dedi ki:

    Hamdım , piştim , yandım…Yandık ki aydınlansın dünya.Lakin dünya aydınlandı mı bilemem ben yandım mı onuda bilemem.Bilmem için etrafımda aydınlanmış insanlar olmalı.Ben onuda bilemem.Bildiğim tek şey var Oda hiçbirşey bilmediğim…

  4. Süleyman KELEŞOĞLU dedi ki:

    Başkanım hemşerim yüreğine ve ✏️ ‘ine sağlık benim penceremden bakınca tecrübe ile donanmış insanlara ve sorumlu olduğu alanlara faydalı ve örnek alınacak insan görünüyorsun. Yani eriyen mum değil ortasında bulunan sağlam omurga gibi duran ve etrafına ışık saçan faydaları dokunan bir insansınız vesselam tecrübe dolu yazılarınızın okuyan insanların kendi namı hesabına kıssadan hisse kapacağına inanıyor saygılar sevgiler sunuyorum. Allah sağlık ve afiyet içinde faydalı ömürler nasip etsin inşaallah

    1. Celal ATİK dedi ki:


      Güzel dünyamızın güzel insanlarına mum olabilmek. İki cihanda daim olmak. İnsan olmak.
      Güzel insanların kârı, fani hayatta baki kalmak…
      Sağlıcakla kalın.

  5. Burhan ERARSLAN dedi ki:

    Anlamlı, derin, bir anlatım.Günümüzde insanlarin en çok ihtiyacı olan değer. Kişilik canlılar içerisinde sadece insanlarda bulunan bir mefhum. Ne yazikki çok az insanda var günümüzde. Yaşadığımız dünyanın temel acmazlarindan biriside konulduğu kabin şeklini alan insan tiplemelerinin cok sayıda bulunması. Kişilik temel hatta en temel unsur insandaki.bir insanda Kişilik yoksa geriye ne kalır ki ? Kalemine sağlık fatih hocam.

  6. Ali AÇAR dedi ki:

    Başkanım selam senin ve yazınızdan istifade eden kardeşlerimin üzerine olsun
    Yazınız çok harika sizin yazınızı okurken mumun içindeki ip bana insanın sahip olduğu ruhu hatırlattı. Mumun içindeki ip yanarsa etrafını aydınlatabilir.
    İnsan ruhen sağlıklı ise etrafına ışık yayabilir. Ruhu yanmış mum gibi işlevini kaybetmiş ise indan yaşayan bir ölüdür.
    Karekter sahibi dik duruşlu olan insanlar gerçekte yaşayan ve etrafını aydınlatan insanlardır. Ruhsuz insan tabiri esasen ülkemizde dik duruşu olmayan. Etrafına ışık vermeyen sönmüş mum gibi duman çıkaran insanlardır.
    İyi ve güzel insanların sayısının artmasını,dumanı tüten değil ışığı güçlü mumların çoğalmasını temenni ediyorum.
    Allah’tan siz başkanına sağlık sıhhat vermesini diliyorum.

  7. Murat mustafa Çekiç dedi ki:

    Kalemine sağlık başkanım.