Site Rengi

DOLAR
13,5513
EURO
15,1222
ALTIN
779,41
BIST
1.983,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
-1°C
Ankara
-1°C
Az Bulutlu
Pazar Karla Karışık Yağmurlu
0°C
Pazartesi Çok Bulutlu
1°C
Salı Çok Bulutlu
7°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
6°C

Duruşu olmalı insanın

Nerede olduğu ve nasıl durduğu, hangi amaçla nerede ve nasıl durması gerektiğini neyi savunduğunu, neyi savunması gerektiğini bilecek karaktere ve kişiliğe sahip, sağlam bir duruşu olmalı insanın…

Zarafeti olmalı insanın, zarafeti konuşmalarına da yansımalı, kendini, haddini ve sınırlarını bilmeli, sözüyle davranışıyla bir duruşu olmalı insanın …

Bu kimdir sorusuna karşılık net cevap verilecek şekilde bir duruşu olmalı. O yalan söylemez, o emanete ihanet etmez, o verdiği sözünde durur, dedirtecek bir duruşu olmalı insanın.

Peygamberimiz için o söylüyorsa doğru söylüyordur anlayışına sahip, emanetin en sağlam yeri olarak bilinen ve emin sıfatını sözleriyle birlikte davranışlarına yansıtacak şekilde bir duruşu olmalı insanın.

Cahit Zarifoğlu’nun deyişiyle: Bir duruşu olmalı insanın. Bir bakışı, bir anlayışı, Bir aşkı, bir davası olmalı…

Tüm olumsuzluklara rağmen çözüm üreten, dertlenmeden ancak derdi dert edinen bir duruşu olmalı.

Sizi gören siz de dirilmeli, hayata ve problemlere karşı bir sözünüz, bir bakışınız olmalı. Size bakan gülmeli, tebessüm etmeli. Size bakan hayata dair katkı sunmaya istekli olmalı. Sizi gören sizden daha çok gayret etmek isteğinin peşinde koşmalı.

Bir duruşu olmalı insanın…

Çatık kaşlılara, despotlara, sömürenlere ve ahlaksızlara karşı bir duruşu olmalı insanın.

Karanlıkta kalmışlara güneş, çaresizlere çare olacak bir duruşu olmalı.

İnsanı insan yapan erdemleri içinde barındıran, hayat ne getirirse getirsin, hangi olumsuz şartlar altında olursa olsun taşıdığı erdemleri kaybetmeyen bir duruşu olmalı insanın.

Zamana, çıkara, rüzgâra göre şekillenmelere karşı çıkan bununla da kalmayıp bununla mücadele eden bir duruşu olmalı insanın.

Bir Eskimo atasözünün dediği gibi “Rüzgarsız havada dönen fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır!”  şuuruna sahip ama rüzgâra ve rüzgarsız havalara kapılmadan ayakları yere sağlam basan bir duruşu olmalı insanın.

Haysiyetini koruyan, şeref sahibi, ağırbaşlılığı ile örnek, kibirden uzak ama onurlu,  yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen ve cahiller kendilerine sataştıkları zaman «selâm» deyip geçen bir duruşu olmalı insanın…

Gösterişten uzak, gereksiz konuşmalardan kaçınan, işi ile liyakat sahibi olduğunu ispat eden bu sebeple insan; ölçüsüz şaka, hafif davranışlar ve laubalilikler arasına mutlaka bir sınır koyan bir duruşu olmalı insanın…

Geçmişini unutmadan ama geleceğe dair fikirleri olan, geleceğe dair fikir üretirken kırmızı çizgileri olan ve bu kırmızı çizgilerden hangi şartlarda olursa olsun vazgeçmeyecek bir duruşu olmalı insanın…

Dost, düşman, haram, helal, günah, sevap, iyi ve kötü kavramlarının ne anlama geldiğini bilen, yeri geldiğinde duruşunu, çizgisini bozmamak için menfaatlerini, çıkarlarını, egolarını, kişisel kin ve hırslarını bir kenara bırakabilecek kadar sağlam ve ilkeli bir duruşu olmalı insanın…

Doğrular karşısında güce boyun eğmeyen, eğip bükmeden her yer ve zamanda doğruları çekinmeden söyleyen bir duruşu olmalı insanın…

Hakkı söylemekten çekinmezler. İnsanlardan çekindiklerinden dolayı gerçeği açıklamaktan geri kalmayacak, alay ve saldırılara aldırmayan, kınayıcıların kınamasından korkmayan, öfkelerine kapılmayan bağışlayıcı olan bir duruşu olmalı insanın…

Zorluklara katlanan ama zorluklardan yılmayan,  danışmaktan ve danışan olmaktan çekinmeyen ve bunu gurur meselesi yapmayan, gösterişli hayattan uzak durmaya çalışan, zenginlik ve makamdan etkilenmeyen, israftan kaçınan bir duruşu olmalı insanın…

Hz İbrahim’in atıldığı ateşi söndürmek için damlalarla su taşıyan karıncayla dalga geçenlere “En azından safım belli olsun” cevabını verecek kadar bir duruşu olmalı insanın…

Çam gibi sağlam, servi ağacı gibi dimdik olmalı insan. Dünyanın hazinelerini ayakları altına serseler, yine de ilkeli ve onurlu yol alışından zerrece taviz vermemeli insan!

Bir ömür boyu eğilmeden bükülmeden, kimsenin elini eteğini öpmeden, onurlu bir yaşamı aşk edinen bir duruşu olmalı insanın…

Size bakan, sizin peygamberin elçisi olduğunu, Allah’ın ayetlerini görmeli. Unutmayın ki duruşunuz, sözleriniz ve davranışlarınız sizin kişiliğinizi ortaya koymaktadır.

Velhasılı, tavrı ile duruşu ve hayatı aynı olmalı insanın…

 

Sevgide kalın, sevgiyle kalın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Mustafa dedi ki:

    Herkesin örnek alması gereken bir durumu ifade eden çok güzel bir yazı olmuş Kıymetli başkanım.Emeğinize sağlık. İnsan Bizati yaratıkların en şereflisidir.Bu gayeye hizmet etmeli her durumda

  2. Hiç dedi ki:

    İki defa okudum… Ve okudukça Cümlelerinizin arasında çay içerek manada yolculuk yaptım. Gerçekten kelam da kalemde yerini bulmuş.. Sıhhat ve dua ile kıymetli.

  3. Yasin dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş başkanım…emeğine sağlık.

  4. Celal ATİK dedi ki:


    Yunus gibi “dosdoğru olmalı insan” Mürekkebin hiç bitmesin kardeşim.

  5. Şakir+UÇAR dedi ki:

    Huzur ve güven içinde yaşanacak bir hayatın mimarlarında olması gereken özellikleri çok güzel bir şekilde özetlemişsiniz başkanım. Teşekkür ederiz.

  6. Özcan+GÜNER dedi ki:

    Kaleminize,gönlünüze bereket

  7. Galip+BİLGİLİ dedi ki:

    Ebu zer gşbş olmalı demişsin
    Başkanım
    Ama biz gücünyanında
    Olduk hep.
    Ebu zeri anlattık ama ona yalnız yaşadı yalnız ölecek hadisini reva gördük.
    Bırakın doğru olmayı
    Yanlış yapan güç sahipleri bizden diye kendimizden daha çok savunduk.
    Kendinizden şüphe ettik ama otorite sahiplerinden zerre şüphemiz olmadı.
    Ne duruşu
    Vuran vurana
    Vuran bizden diye vurulan yerlietimixi öper olduk

  8. Ali+AÇAR dedi ki:

    Müslüman kelimesi bir kimliktir. Mümin kelimesi bir kimliktir. Dürüstlük iyilik birer kimliktir.
    Kimlik kelimesi Arapça mlk harflerinden türemiş bir kelimedir. Arapçada mlk sağduyu, güç kuvvet, kudret sahibi olmak hüküm sahibi olmak yönetmek gibi anlamlara gelir.
    Başkasına muhtaç olan kişi doğru bir kimlik geliştiremez. Muhtaç ve ihtiyaç sahibi olan kişi muhtaç olduğu kişi ve varlıkların özelliklerini karakterlerini hatta sıfatlarını yansıtır.
    Müslümanın duruşu, Allah’tan başkasına muhtaç duymaması nedeniyle ancak Allah’ın esmalarını yansıtır. Müslüman Allah’tan başkasına ihtiyaç duymaz ve Allah’ın dışında başka hiçbir varlığa yalvarmaz.
    Masivadan başkasından beklentisi olmayan bir kişi kendine özgü kuranın emrettiği ve tavsiye ettiği bir kişilik geliştirdiği için herkes tarafından ve de ulu yaratıcı tarafından övülmeye layık bir varlık olarak nitelenir.
    İnsanın duruşu olacak derken pek çok yazar şair işte bu inceliğe vurgu yapmıştır.
    Mevlana’nın hoşnut olduğu kişilik ve duruş kurani bir duruştur.
    Başkanım harika bir konuya değinmiş ve eğilmişsiniz Allah razı olsun.
    Kalın sağlıcakla.