Dolar 18,0943
Euro 18,3764
Altın 1.026,90
BİST 2.998,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 30°C
Açık
Ankara
30°C
Açık
Cum 30°C
Cts 31°C
Paz 33°C
Pts 33°C

Çocuğunuz Büyüyor

A+
A-
26/12/2021 00:01
799
ABONE OL
Çocuğunuz Büyüyor

Öykünmelerimizden bir kısmı, geçmişte bize yeterince rehberlik yapılmadığı üzerinedir. Neyin ne olduğu, nasıl ne yaparsak daha nelerin olacağı, yapmadığımız takdirde karşılaşacağımız sonuçlar nelerdir vs.

Okullarımızda rehberlik servisleri yoktu. Rehberlik adına haftalık bir ders saatimiz vardı, sınıf rehber öğretmeni tarafından yürütülen. Rehberliğin önemi o zamanlar sanırım keşfedilmemişti. Herkes problemini bir şekilde çözüyordu ya da problemlerinin altında eziliyordu.

Anne babalarımızın da (çoğunlukla ve maalesef) geleceğe dair sunacak bir ufukları bulunmamaktaydı. Yokluk, yoksulluk, geçim derdi, gurbet öncelikli gündemdi. “Çocukların geleceği” ifadesinden, karınlarını doyurmak, sırtlarını giydirmek anlaşılır gibiydi.

Hayat, herkesin her şeyi kendince yaşayıp tecrübe etmesi için çok kısa bir süre olduğu için başkalarının tecrübesinden yararlanırız. Aynı hataya düşmemek üzere olduğu gibi yapılan bir güzel çalışmanın daha iyisini yapmak için de tecrübeler, deneyimler bize yol gösterici olmaktadır. Farklı bir anlatımla tecrübelerden faydalanma, hipotenüsten koşma gibidir, yolu kısaltır, hedefe daha kolay varılmasını sağlar. Peygamber Efendimizin  “Hikmet, mü’minin yitiğidir, nerede bulursa alır.” ifadesi ve “Beşikten mezara kadar ilim öğrenmek” görevi de Müslümanların önceliklerinden olmalıdır. Donanımlarımız, kavrayış ve anlayış kabiliyetimiz, akıl ve idrak mesuliyetimiz alınan ilmin nerede ve nasıl kullanılacağına bir yön tayin edecektir.

Anne baba için çocukları, bir anlamda, kendi yapamadıklarını yapacak, olamadıkları olacak kişilerdir. Hayallerini gerçekleştirecek, gurur kaynağı olacak, göz nuru, gönül süruru olacaktır çocuklar ailesinin. Kendileri imkan bulamayan ya da bulsa da yeterince kıymetini bilemeyen anne babaların desteğiyle daha büyük imkanlara kavuşacaktır çocuklar. Beklenti bu veya daha büyük şeylerdir de gel gör ki manzara bu olmamaktadır. “Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim, bir dediğini iki etmedim, saçımı süpürge ettim…” dediğimiz çocuklarımız açısından durum böyle gelişmemektedir.

Bir kere yetişme şartlarımız çocuklarımızla aynı değil. Çağın getirdiği bilhassa teknolojik gelişmeler ve medya olgusundan uzak düşünemeyiz. Anne baba roller de bizim anne babalarımızın rollerine benzemeyecektir haliyle. Avucumuzdaki kelebek misali sıkarsak ölecek, bırakırsak kaçacak gibi anne babanın çocuklarıyla imtihanı. Ayrıca çocuklar ebeveynlerinin parmak izi değildir, farklı birer bireydirler. Onların da hedeflerinin, hayallerinin olabileceğini unutmamak gerekir. Hatta konuşturmalıyız ki neler düşündüklerini anlayabilelim. Sokrates’in dediği gibi “Konuş ki seni görebileyim.” Konuştukları zaman ne güzel fikir sahibi olduklarını göreceksiniz. Farklı cümle kurduklarını, hangi kelimeleri kullandıklarını da görme fırsatı verir konuşma. Düzeltilmesi gerekeni de teşvik edilmesi gerekeni de görürsünüz. Yeter ki vakit ayırın, karşınıza oturtun, yargılamadan, iki medeni insan olarak aynı ses tonuyla konuşun, konuşturun. Çocuğunuzun da bir insan olduğunu fark edeceksiniz.  Kızmayın hemen “zaten bir insan değil miydi” diye. Evet, zaten insandı ama siz onun büyük bir insan olduğunu, hayata, gündeme ve geleceğe dair fikirleri olduğunu keşfetmiş olacaksınız. Konuşturulmayan, değer verilmeyen çocuklar, bir zaman sonra çok acı davranışlarla “ben varım, buradayım.” diyorlar maalesef.

Kendi yetişme zamanlarımızda “bizi bir dinleyen, anlayan olsaydı” diye iç geçirip “keşke” diye cümleler kurduğumuz oluyor ya. Çocuklarımızın da benzer cümleler kurmaması için onları dinlemeye ne dersiniz? Hiç vakit kaybetmeden, iki eşit insan olarak. Hem de bir şeyleri illa empoze etmeye kalkmadan, yargılamadan, nezaketle. Bilesiniz ki sizin dinlemediğiniz çocuklarınızı sosyal medyada dinleyen ve aldatmak için her türlü tuzak ve provokasyon peşinde olanlar mevcuttur. Mesele düşmemeye çalışmaktır, bir delikten iki defa ısırılmamaktır. Kaybedilen şeyin kazanılması daha zor iken kaybetmeden elde tutmanın kolaylığı bizi rehavete düşürmesin.

Hangimizin daha güzel davranacağı hakkında, imtihan üzere bulunduğumuz bu dünyada bizim hayatımıza anlam katan şeyin gayemiz, gayretimiz, yapıp ettiklerimiz veya yapmadıklarımız olduğunun idrakine varmalıyız.

Ahlaki yoksunluktan çokça şikayet ederken imdadımıza yetişiyor Peygamberi ifade: “Hiçbir baba evladına güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermemiştir.”

Muhtaç olduğumuz güzel ahlakı, yaşama ve yaşatma azminde olanlara selam olsun.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. Halil+Köse dedi ki:

    Kalemine sağlık Avni Hocam. Bu teknolojide (Sanal dünya – Metevarse) ggelwceğimiz çocuklarımıza sahip çıkmak biraz zor olacak.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir