Dolar 16,3605
Euro 17,6078
Altın 974,98
BİST 2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Açık
Ankara
27°C
Açık
Cts 30°C
Paz 31°C
Pts 27°C
Sal 25°C

Nasıl Öğreniyoruz

A+
A-
13.02.2022
394
ABONE OL
Nasıl Öğreniyoruz

“Bir insan nasıl öğreniyorsa öyle öğretir.” derler. Doğruluğu ya da yanlışlığı üzerine sayfalarca yazabilir, konuşabiliriz. Kendi hayatımızdan hem doğruluğunu hem de yanlışlığını örneklendirebiliriz.

Görgülü kuşlar gördüğünü işler,

Görgüsüz kuşlar yuvasını taşlar.

İfadeleri de yukarıdaki yargıyı doğrular mahiyettedir. Hatta bir adım ileri giderek problem olarak karşılaştığımız birçok olayın arka planında yanlış örnek olma veya yanlış öğretimin yattığını söyleyebiliriz. Evde şiddet görmüş bir çocuk, bugün okulda, yarın toplumda şiddet uygulamaktan geri durmuyor. Arkadaşlarına, eşyalarına, okulun eşyalarına şiddet uygulamak onun için sıradan şeyler olup çıkıyor. Kavga ve gürültü ortamında büyüyen bir çocuğa işlerin kavga ile çözüleceğini yaşayarak öğretmiş oluyor ebeveynleri.

Sevgi ve saygı ortamında büyüyen çocukların daha olumlu davranış geliştirdiğini defalarca görmüşüzdür. Böylesi çocukların ailelerini ilk kez gördüğümde bile yıllarca tanıdıkmış hissine kapılıyorum. Yanlış anlaşılma hissine kapılmadan, daha rahat ve olumlu cümleler ile konuşmaktan kendimizi alamıyoruz.

Bakın henüz başarıdan bahsetmiyorum. Başarı denilen sihirli sözcük bütün notların tam puan olmasını ifade etmiyor. Basit terazide en yüksek not başarı kabul edilse de gerçek bu değildir. Düşeni kaldırmak bir başarıdır, bir spor dalında kendini ifade etmek, bir çalgı aleti kullanabilmek, şiir okumak, yazmak, bir ihtiyarın ihtiyacını gidermek ayrı ayrı birer başarıdır. Listeyi uzatmak mümkün olsa da isteğimiz anlaşıldı sanırım.

Artur Miller, öğrenmenin maliyeti olduğunu belirtiyor:

Önceden öğrenenler, indirimli fiyattan,

Otoriteden öğrenenler, özgürlük bedeliyle,

Deneyerek öğrenenler, etiket fiyatından,

Hayattan öğrenenler, gecikme zammıyla,

Hayattan da öğrenemeyenler, boşa gitmiş hayatlarıyla öğrenirler.

Üzerinde düşündüğümüzde Artur Miller’e hak vermemek mümkün değil. Hayat her birimizin her şeyi deneyimleyerek öğreneceği kadar uzun bir zaman dilimi değildir. Boşa geçen zamanlara “ah, vah!” demeden elde imkân, dizde derman var iken asıl yapılması gerekenlere yönelmek lazım gelir. Pişman olmak her zaman fayda vermeyebiliyor. “Zararın neresinden dönülürse, kârdır.” der atalarımız. Yaptığımız ve yapmadığımız şeyleri düşünerek, doğruluğuna inanarak yapmalıyız. Hangimizin daha güzel davranışlar sergilediğimizin meydanı olan bu dünya geçici bir süreliğinedir. Uğruna çok masraf edip zamanımızı verdiğimiz ve kafamızı kiraladığımız teknoloji aldatıcıdır. Herkesin öyle yapıyor olması bizim de aynı şeyi yapmamızı gerektirmez.

Beşikten mezara giden süreçte her adımda iyi ve doğru davranışları akıl süzgecimizden geçirerek yapmak yolun sonunu mutlu tamamlamamızı sağlayacaktır. Akıbetin hayır olması, yolun doğruluğu ile ilgilidir. Doğru olmak, doğrularla beraber olmak, sözün doğrusunu söylemek defalarca öğütleniyor Kur’an-ı Kerim’de. Düşünebilme yetisi her insana verilmiş iken, kendisini bütün yaratılanlardan üstün kılan bu meziyeti kullanmayıp yanlış yolların yolcusu olanlar, nasıl bir son ile karşılaşacaklarını da hesaplarına dâhil etmeliler.

Nasıl öğrendiğimiz gibi ne öğrendiğimiz de önem taşımaktadır. Birincisi yol, üslup, metod ifade ederken ikincisi içerik ile ilgilidir. Mecelle “Usul esastan mukaddemdir.” der. Bir şekilde yolu adliyeye düşenler de öğrenmişlerdir usulün esastan önce geldiğini. Burada durup işimizi nasıl yaptığımızı tekraren sorgulayalım. Zarafet, nezaket, hoşgörü ve empati en önce kendimiz için istenen şeylerdir. Yaparak kendimize de lazım olduğunu göstermeyi denesek sanırım kimsenin bir problemi kalmayacaktır. İşine gönül verenler, her yerde işini en güzel yaparak bir şekilde görülmektedirler. Birilerinin teşekkürü ya da kınamasının bir önemi olmadan yaptığını en güzeli ile yapıp mükâfatını her şeyi gören ve bilenden beklemek, herkesi rahatlatacaktır.

Nasıl ve ne öğrenirse öğrensin insan, sorumluluk taşımaktan berî değildir. Tali olan birçok şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen insanın, bilmesi gereken ana konulara uzak olması, akla yatkın değildir. Kötü öğrenmeler yaşasa da doğru şeyi yapma mesuliyetini kuşanmak gerekir. Ziya Paşa konuyu özetlemiş:

İnsana sadakat yaraşır, görse de ikrah,

Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah.

Doğru şeyler öğrenip doğruluk üzere bir hayat yaşamaya çalışanlara selam olsun.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir