Dolar 16,7832
Euro 17,4971
Altın 976,05
BİST 2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Açık
Ankara
27°C
Açık
Pts 27°C
Sal 29°C
Çar 30°C
Per 29°C

Biraz Mola

A+
A-
31.05.2022
129
ABONE OL
Biraz Mola

Dinlenmek de çalışmaya dâhildir aslında. Çünkü “ayrılık da sevdaya dâhil” diyor şair. Ne yoruldun ki dinlenmeyi hak edesin? denebilir. Doğrudur, lakin yorgunluk kişisel bir şeydir.

Yazmak insanın kendisini ele vermektir. Hani Mevlana Hazretlerinin “Dil tencere kapağına benzer. Az kıpırdayıp kokusu çıkınca ne piştiğini anlarsın.” dediği gibi. Yazdıklarınla, söylediklerinle kendini herkesin önüne atmış, “işte ben buyum” demiş oluyorsun. Bir nevi görünür oluyorsun. “Konuş ki seni görebileyim” diyeni doğrularcasına.

Gidip de gelmeyesi olan 28 Şubat zamanında kimilerimiz başörtüsü yüzünden, kimilerimiz namaz kılmaları yüzünden türlü eziyetlere katlandı. Okullarına alınmadı, memuriyetlerine son verildi. İkna odaları, disiplin cezaları ile yıldırma ve meslekten men durumuna kadar bir yığın maddi ve psikolojik baskılara maruz kalındı. İl müdürü makamını işgal eden birisi, gümüş yüzük takan bir arkadaşa uzun nasihatlerde bulundu. Benzer durumla karşılaşmayalım diye yüzüğümüzü çıkardık. Soruşturmalar hızlı bir şekilde devam ediyordu. “Nasılsın?” sorusunun dilimdeki cevabı: “Hamdolsun, Elhamdülillah, Çok şükür, siz nasılsınız” değil de “teşekkür ederim iyiyim, siz nasılsınız?” şekline dönsün diye boş sınıfta defalarca kendi kendime konuştum. En azılı soruşturmacı geldiğinde “Hamdolsun” dediğim zaman rahatlamıştım. Gizlenecek bir durum yok, ben buydum. Ceza da aldık, Hamdolsun.

Olumsuz gibi görünse de bazı zamanları yaşamak insana bir şeyler katar. Aslında imtihanın bir parçasıdır o kişi, olay veya zaman. Turnusol kâğıdı gibidir bazı zamanlar ve olaylar, kimin kim olduğunu aşikâr kılar. Bulanık su avcısı olan münafık tipler ise her zamanın adamıdırlar. Menfaatleri için harcamayacakları değer kalmayan, el etek öpmekten dudakları aşınmış omurgasızlar, her devirde gemisini yüzdürmeyi marifet sayarlar.  Kimimizin elinin tersi ile ittiği makamlara gelmek için birilerinin altına sandalye çeker birileri de.

Covid-19 salgını zamanını yaşamak, farklı bir uğraş olarak kitap yazmama sebep oldu. “Üç Gömlek” adında bir de kitap yazarak, baki kalacak bu gök kubbe altında, kıyamete kadar söylenmiş bir söz bırakmış olma bahtiyarlığını Rabbim lütfetti. Vesile ve destek olan eşim, çocuklarım başta olmak üzere Yunus OZAN ve Gülbey POLAT kardeşlerime bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Bir konuda yazı yazmak için önceleri oldukça tedirgin olurdum. Bir yıldan fazla her hafta yazı yazarak kendimce uzun soluklu, seri yazı yazmayı öğrendim. Yazdıklarımı kim okur, kim ne alır, ne anlar… bilmiyorum. İnandıklarımı, yaşamaya gayret ettiğim değerleri yazdığımı biliyorum. Ve yine biliyorum ki herkesin kabı, algısı, ilgisi farklıdır. Faydalı olduğunu, yeni şeyler arayanlara kapı araladığını, bilenlere hatırlatma nev’inde olduğuna inanıyorum.

Öğretmenliğinin çok iyi olduğuna, teknolojiyi (benim kadar olmasa da) çok iyi kullandığına şahit olduğum, şube müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Daire Başkanlığı yaptığı zamanlarda da aynı seviyede devam eden yirmi yıllık dostum, değerli kardeşim Fatih BAŞAK’a, yazmak için bu platformda bana da yer verdiği ve disiplin içinde yazmama vesile olduğu için teşekkür ediyorum.

Trabzonspor tertemiz bir şekilde şampiyon oldu. Anadolu Efes basketbolda, Vakıfbank voleybolda Avrupa’nın en büyüğü oldu. Kadın boks milli takımı dünya şampiyonu oldu. Ben dede oldum. Bunları niye mi yazdım? Tarihe not düşmek için.

Hepimiz için de notlar düşülüyor ya. Bize musallat olan, karşımıza çıkan bazen çalıyı dolaştıran bazen de dalaştıran sebepler, hepimizin her yaşadığı imtihanın bir parçası ya.

Ben buyum işte. Nasıl biliyor, tanıyorsanız öyle olan. Biraz aralıklı yazmak, mola almak istiyorum, müsaadenizle. Zamanınızı aldım, hakkınızı helal etmenizi dilerim.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir