Dolar 16,0991
Euro 17,3244
Altın 965,69
BİST 2.375,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Çar 27°C
Per 26°C
Cum 28°C
Cts 29°C

Suç kimin?

A+
A-
14.05.2022
539
ABONE OL
Suç kimin?

Sesli olarak da yazımızı dinleyebilirsiniz…

Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış, buzağısı kazığa bağlı olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş.

Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.

Buzağı az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış, debelenmiş boynundaki ipi bir çırpıda çözüvermiş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş. Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya vurunca yavru yere yığılmış.

Yavrusunun yere yığıldığını gören inek, kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.

Uzaktan geçmekte olan kadının kayın pederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş.

Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız bir şekilde yattığını, babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş.

Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam, bu kadar acıya dayanamayıp intihar etmiş.

Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan; demiş. “Şimdi suçu bana yüklerler. Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım ki?

Hikâyede olduğu üzere hep başkalarında suçu arar olmuşuz. Deyim yerinde ise kendimize toz kondurmuyoruz. Eşeğimizi sağlam kazığa bir türlü bağlayamıyoruz. Hele bir bağlayalım tevekkül sonra gelir diyemiyoruz. Varsa yoksa onlar suçlu. Kendi çirkinliklerimizi, kabadayılıklarımızı, argolarımızı görmemezlikten öte başkalarını aynı şeylerle suçlamışızdır.

Biz mi?

Biz sütten çıkmış ak kaşık gibiyiz. Sadece biz değil herkes sütten çıkmış ak kaşık. Bir insanın kendisinin kabahatli olduğunu kabul etmesi gerçekten çok zordur.

Bir türlü aynaya bakma cesaretimiz olmamıştır. (https://fatihbasak.org/2021/01/aynaya-bakma-cesareti/) Kibir, ihtiras ve aşırı hırsa sahip insanlar ne aynaya bakacaklardır ne de aynada görünen ile ilgili yapılan eleştirilere müsamaha gösterecektir. Herkesin her konuda konuştuğu ama konuştuğu konuda kendisinin örnek olmadığı bir zamanı yaşıyoruz.

Şimdi etrafınızdaki arkadaşlarınıza, akrabalarınıza, en yakınlarınıza bir bakın. Ben kötü birisiyim diyene rastladınız mı? Ben hiç yalan söylemem, hırsızlık yapmam diyen kaç kişi tanıyorsunuz? Lafügüzaftan öteye bir türlü geçemedik.

Hucurât Suresi 6. Ayette belirtilen Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın.” Uyarısını çok söyleriz de davranışlarımıza hiç yansıtmayız.

Güvenilmez kimselerin getirdikleri haberleri, doğruluğunu araştırmadan kabul etmenin uygun olmadığı yönündeki mânası ve hükmü geneldir, her zaman ve her mekânda geçerlidir. Sosyal ve hukukî hayatın düzenli yürümesi, haksızlık ve huzursuzlukların önüne geçilmesi bakımından çok önemlidir.

Sosyal medyada, televizyonlarda hatta en yakın arkadaş çevremizdeki dedikoduların peşine düşer olduk. Dedikodulara inanarak bireysel facialara sebep olunduğu gibi hikâyede olduğu üzere toplumsal facialara da neden olmadık mı, olmuyor muyuz? Bu bakımdan bunun sorumluluğunun altında ezilmeyecek miyiz?

Olayların sebepleri üzerine düşünmeden sonuçları üzerine tartışmalardan vazgeçmek zorundayız. Sebepleri ortadan kaldırmadan sağlıklı sonuçlar almak mümkün değildir. Hikâyede anlatıldığı üzere birçok canın yok olmasına sebep bir ipin çözülmesidir. İpin neden ve kim tarafından çözüldüğünü bulmadığımız sürece daha çok canlar alınmaya devam edecektir. Bu ülke benzer hikâyelerden çok sıkıntılar yaşamıştır.

Başkasına ait olup olmadığı konusunda bir bilgiye ulaşamadığım bu bakımdan kendimin sahiplendiği bir cümle ile yazıma son vermek isterim.

“Kimse şeytana kızmasın o işini yapıyor. Burada seni sen yapan; olaylar karşısında ne yaptığın ve nerede durduğun önemlidir”

Sevgide kalın, sevgiyle kalın…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. Yasin dedi ki:

    “Yapmadığımız şeylerin tesiri olmaz. ”
    Teşekkürler fatih başkanım..

  2. Mukara dedi ki:

    Maalesef değerli hocam çok ciddi değer erozyonuna uğramışız. Hakkımızı, hukukumuzu ve haddimizi unutmuş, empati anlayışımızı bir kenara bırakmışız. Ucu bize dokunmayan olaylara tamamen kayıtsız kalıyoruz. Bencillik almış başını gidiyor. Haksızlık yapmayı bir hak olarak görmeye başladık bence en kötüsü de bu , Umarım asımın neslini inşa etmeye çalışanlar muvaffak olur da bahsettiğiniz toplumsal hastalıklarımızı tedavi ederler. Saygılarımla..

  3. Yusuf K. dedi ki:

    Ders çıkarılması gereken güzel bir yazı kaleme almışsınız yine sayın başkanım. Teşekkür ediyorum.

  4. Mahmut+Tökel dedi ki:

    İpi birazcık gevşetmek, bir kereden birşey olmaz demek, fasıktan haber geldiğin de…
    Ne kadar benzer şeyler, teşekkür ediyorum bugün de yeni bir şeyler öğrendik

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir