Dolar 16,7832
Euro 17,4971
Altın 976,05
BİST 2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Açık
Ankara
27°C
Açık
Pts 27°C
Sal 29°C
Çar 30°C
Per 29°C

Bugünü ıskalayan bizler

A+
A-
22.06.2022
738
ABONE OL
Bugünü ıskalayan bizler

 

Prof. Dr. Ahmet AKIN’ın günümüzün en büyük problemi ve toplumun çöküşüne sebep olabilecek bir konu ile ilgili söyleşisini sizler için sabrınıza da sığınarak derlemeye gayret ettim. Siz değerli okuyucularımdan ilk defa bir şey rica edeceğim. Yazının önemine binaen bu yazıyı okudu ve beğendi iseniz lütfen paylaşalım.

Prof. Dr. Ahmet AKIN söyleşisinde şöyle diyor:

İnançtan kopma, cinsel kimlikten kopma ve hayattan kopma üçü de ölüm. Birisi manen ölüm, diğeri sosyal ölüm bir diğeri ise fiziksel ölümdür. Bu üçü bizlere adeta paket halinde sunulmaktadır.

Kadının kadına yakınlaşması, erkeğin erkeğe yakınlaşması gibi konularında hoş gösterilme, empoze edilme durumlarını yaşıyoruz.

Çocukların yetiştirilmesinde iyi ailelerin çocukları üzerinde etkisi %30 civarında. Geri kalan sosyal medya, müzik etkisi, dizi etkisi (televizyon) ve özellikle de Güney Kore etkisi vardır. Cinsiyetsiz bir nesil için Neden Güney Kore sorusuna; Bizim ülkemizden cinsiyetsiz bir nesil seçemezsiniz. Her cinsin belirgin özellikleri vardır ülkemizde. Ülkemizde erkekler bıyıklıdır, kıllıdır. Buradan farklı bir tip üretemezsiniz. Ama Güney Kore gibi ülkelerde erkeklerde kıl tüyü bile yoktur, kadınları da vücut oranlarına gayet uygundur. Zayıf, minyon tiplidir. Seçmek için ideal tiplerdir.

Bu ülkenin her tarafı kuşatılmış durumda. Kimisi terörle, kimisi savunma sistemleri ile vs. Bu emperyalist güçlere yetmiyor. Dikkat edin, emperyalizmin büyükelçilikleri hiç bir önemli günde bayrak asmaz. Sadece cinsel eğilim adı altında cinsiyet bozukluğuna sebep olan sembolize bayrağı asarlar. Hem de çok büyük bir şekilde.

Kız eve geç gelemez ama erkek gelebilir, kız gülemez ama erkek gülebilir, kızlar her şey yapamaz ama erkektir ne yaparsa doğrudur, kadın yaparsa fa.. şe erkek yaparsa çapkın gibi geleneksel ve sakat anlayışımız artık gençler tarafından itibar görmüyor. Kuşaklar arası fark artık 1,5 yıla inmiştir. Eskiden dede ile torunu arasında kuşak farkı vardı. Tuzak da buradan başlıyor.

Beş (5) şeyi çocuklarımıza vermeyi başaramadık. Biz veremediğimiz için verenler o boşluğu doldurmuş durumda.

1.Eğlence (çağın teması),

2.Özgürlük,

3.Hayvan hakları,

4.Kadın hakları,

5.Doğa sevgisi.

Bunları veremezseniz birileri bu alanları dolduracaktır ve nihayetinde doldurmuştur. Bunlar karşı konulamaz durumlardır. Gençleri incelerseniz bu beş şeye karşı duyarlıdırlar.

Emperyalizm bu beş şeyi nasıl bize veriyor? Müzikle, eğlenceyle, modayla, şarkı sözleriyle, sosyal medya aracılığıyla hatta o kadar düşürüldü ki çizgi filmler ve oyunlar aracılığıyla vermeye başladılar. Çocuk oyunda level (tur) atladıkça eşcinsel bayrağı çıkıyor.

Cinsiyet hoşnutsuzluğu, cinsiyet değiştirme, kızın kıza, erkeğin erkeğe ilgisi gibi konularda 40 yaşın üzerinde hiç insan bana gelmedi. 20-30 yaşlarında çok küçük yüzdeyi oluşturuyor ancak 15-20 yaşlarındaki gençlerimizin oranında yüzde olarak çok yukarılara çıkıyor.

Asıl tehlike şu: Bıraksan insan yaşadığı gibi inanır. Burada inandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanırsın sözü tecelli ediyor. Bir çocuk sosyal medyada ne kadar duruyorsa o kadar tehlikedir. Ve şu anda dip dalgayı yaşıyoruz. Pandemi süreci de bunu hızlandırdı. Bu duruma en seküler olanı da en dindar olanı da dayanamaz.

Bir çizgi filmde, bir oyunda, bir oyuncakta neden cinsiyet yönelimine sürükleyen sağlayan semboller konur? Dip yaşıyoruz. Kuyu derin değil ip kısa. Bunun çözümü var. Çocuğunuzu sevin, çocuğunuzu anlamaya gayret edin. Sevilen saygı duyulan çocuk bu tuzaklardan uzak kalıyor. Bunlar ipin uzamasına katkı sağlayacaktır.

Bu durum beş ya da 8 yıl sonra pik yapmış olacak. Bunun sonunda bize terk ettirilen yaşayış aranır olacak ve geri dönüş başlayacaktır.

Vakıflar, Sivil Toplum Kuruluşlarımız buna yönelik çalışma yapmak zorundalar. Toplumun içerisine girsinler. Alternatifler sunsunlar. Gençleri bizden çalan beş şey üzerinde gençlere yönelik çalışmalar yapmak zorundalar.

Anne babaların çocuklarından kopmaları çok basit. Sen nasıl böyle giyinirsin? Demek bile kopmak için yeterli olabiliyor. Sen nasıl resimli tişört giyersin demek bile kopmaya neden olabiliyor.

Çocuğunuz sosyal medyada kaç bin kişi ile görüşüyor biliyor muyuz? Hayır.

Ne konuşuyor biliyor muyuz? Hayır.

Cinsellik ve saldırganlık içeren mesajlar her zaman ilgi çeker. Biz bunları yaşadığımız toplumdan öğreniyorduk. Mahallenin serserini görerek bundan ders alıyorduk. Mahallemizdeki alkolik komşumuzun durumunu görerek içkinin ne kadar kötü olduğunu öğreniyorduk. Şimdi sosyal medyada arkadaş sayımız fazla ama öğrenemiyoruz. Çünkü sanal yaşıyoruz. Olaylarla karşılaştığımızda da ne yapacağımızı bilemiyoruz.

İnternete ya da sosyal medyaya giren gençlerimizin önünde çok sayıda seçenek veriliyor. Sayı çok oldukça doğruya ulaşması zor olacaktır. Bunların çoğu da kötü niyetli olduğu için sahte itirafçılar gençlerimizi aklını çeleceklerdir.

Seçenek olarak; Ateist ama müzikle gençlerimizin aklını çelmiş bir sanatçı,

bilimsel ve aynı zamanda gençlerin hoşuna gidecek şekilde konuşan bir deist,

cahil olduğu her halinden belli olan bir Müslüman koyuyorlar.

Bu seçenekler içerisinden cazip olan bellidir. Eğlence, müzik gençler için her zaman cezbedicidir ve bunu yalancı itirafçılarla yapmak çok kolaydır. Orası bir tiyatrodur ve cezbetmektedir.

Ailemizde ihmal ettiğimiz çocuklarda birikmiş hazlar vardır. Serbest bir hayatın bazen de üniversitenin içine girdiği zaman birikmiş hazlarını tatmin etmeye çalışacaklardır. Evinizde ilgilenmemişseniz neden geri size geri dönsün ki?

Çocuklarımızı bu ülkeden soğutanlar millî değildir. Bu ilkede yaşanmaz, özgürlük başka ülkelerde oraya gitmek lazım diyerek gençlerimizi gaza getirenler bu ülkenin vatanseveri olamaz. Gittiği yerde özgür mü olacağını zannediyorsunuz. Neden çocuklarımızı nihilizme itiyoruz. İntiharların en fazla olduğu Norveç gibi ülkeler neden cazip hale getirilir. Bu ülkeler aynı zamanda terörün de merkezleri değil midir?

Bu da benim şahsi kanaatimdir. Çözüm olarak;

Rol modellere ihtiyacımız var. Ahlaken örnek olan, hayatta yalan söylemeyen, adaletten yana ayrılmayan rol modellere ihtiyacımız var. Bunu yapacak olan öncelikle öğretmen ve din görevlileridir.

Sivil toplum kuruluşlarımız koltuklara adam yerleştirmek yerine topluma adam yetiştirmenin yoluna tekrar geri dönmelidir.

Düşmanın silahı ile silahlanmak zorundayız. Çocuğun ilgisini çeken müzik ise alternatif müzik üretmek zorundayız. Alternatif oyunlar, alternatif çizgi filmler üretmek zorundayız. Üzerinize eğlence ile geliyorlarsa bizler alternatif eğlenceler üretmek zorundayız. Diğer taraftan kötü niyetli sosyal medyadan, televizyonlardan ve özellikle de dizilerden uzak tutmanın yolunu da yöneticilerimiz üzerinde kafa yormak zorundadırlar.

Dünün güneşi ile bugünkü çamaşırları kurutmayı bir an önce bırakmak zorundayız. Artık yeni bir şeyler söyleme stratejisi geliştirmek ve bir an önce uygulamaya geçmek zorundayız. Ebeveyn olarak ideallerimizi sevgimizin önüne geçirmemeliyiz. Sevgimizi kaybettiğimiz andan itibaren sonun başlangıcı olacaktır.

Sözün özü: Değişmek zorundayız. Değişenleri takip ederek değişimlere yön vermek zorundayız. Allah (cc) da Ra’d Suresi 11. Ayet de öyle buyurmuyor mu: Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.

Geleceğimizi planlarken bugünü ıskalamayalım.

Sevgide kalın, sevgiyle kalın…

Not: İlgili söyleşinin videosuna https://youtu.be/6hgCEmbithM linkinden ulaşabilirsiniz.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. İbrahim TAHMAZ dedi ki:

    Tebrik ederim..Yazmaya de evam..

  2. Mahmut+Tökel dedi ki:

    Değerli dost Ahmet beyin fikirlerine katılmakla birlikte cinsiyetsislik konusunun biraz abartıldığı düşünüyorum. Gençlerimizin deist, ateist, cinsiyetsiz ve kişiliksiz olarak lanse edilmesi beni rahatsız ediyor inanıyorum ki gençlerimizi de fazlasıyla rahatsız etmektedir.
    Bir de reklamın kötüsü olmaz derler artık reklamını yapar olduk bazı şeylerin. Vesselam

  3. Ozden Akkaya dedi ki:

    Ahmet beyin bu yazısına çok katılmıyorum . Bu dedikleri belki büyük şehirlerde bazı kesimi kapsayabilir ama bizim büyük oranda anadolumuz da yaşayan gençlerimizin çoğu orf ve adetlerimize ve de geleneklerimize bagli olduğunu düşünüyorum…. Tabiki önlem almak gerekir daha yolun başında iken …. Selamlar değerli baskanim.

  4. Ali AÇAR dedi ki:

    kimlik insnaların benliğini ve karşımızdaki insanın zihninde oluşacak şekli meydana getirebilmek için tahayyül şeklidir.
    insanı oluşturan kimliklerin yanı sıra insanı diğer insanlardan ayıran özellikler vardır.Ahlak tutum ve davranışlar bunların başında geliyor.
    Daha mükemmele doğru yol almalıyız.inşallah bu yolculuk maddi manevi ve sosyalojik olur.

  5. Ali KİRTİ dedi ki:

    Gençliğin yetiştirilmesinde ailenin sorumluluğu çok büyük bu bir gerçek. Fakat devlet yetkililerinin de bu konuda ciddi yatırım yapmaları , geleneklerimize ve milli değerlere saygılı toplum mühendisliği oluşturulmalıdır Gençlik gerçekten sosyal medyanın esiri durumunda. Sorumluluktan uzak üretimde yer almayan ve özellikle aile içinde ciddi çatışma ortamı oluşturan bir gençlik. Çoğunluğu aşırı özgürlükçü, ben bilirim kafasında. Ailelerin aşırı koruyuculuk politikası çabası. Özellikle eğitim ortamında gencin yaptığı ve çevresine zarar verdiği olumsuz örnek teşkil ettiği durumlarda dahi çocuğunun yanlışını savunabilmekte. Emin olun Avrupa’da bu kadar kuralsız öğrencilere bizdeki kadar imtiyazlı yaklaşılmiyor.Selam ve hürmetle.

  6. Aytekin Girgin dedi ki:

    Sahibi olamadığımıza birileri sahip çıkıyor bize de romantizm kalıyor. Hiç mağdur olan ve sesi duyulmayan toplumsal kesimlerle ilgilenen var mı? Tüm toplumu rahatsız eden birçok konuda sesini çıkaran var mı? Ne zaman samimi olacağız?

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir