Dolar 18,4191
Euro 17,8508
Altın 973,15
BİST 3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Paz 27°C
Pts 28°C
Sal 27°C
Çar 28°C

Palyaçolar üzülür mü?

A+
A-
27/08/2022 00:01
ABONE OL
Palyaçolar üzülür mü?

Bir gün psikiyatristin muayenehanesine çok üzgün vaziyette ağlayan birisi gelmiş ve başlamış anlatmaya;

– Benim ekonomik durumum iyi. Maddi anlamda bir sıkıntım da yok. Sağlık sorunum da yok. Ancak başka bir sorunum var.

–  Nedir o?

– Neşelenemiyorum. Sürekli moralim bozuk. Şöyle gülmek, bazen kahkaha atmak, eğlenmek istiyorum. İşte bunun için size geldim.

– Arkadaş, işin doğrusu bu olay, benim uzmanlık alanıma girmiyor. Ancak sana bir öneride bulunabilirim. Şu karşıya 10 gün önce bir sirk geldi. Bir de palyaço var.

Ben gittim. Çok güzeldi, özellikle de o palyaço harikaydı. Gülmekten yerlere yattım, o kadar çok eğlendim ki…  Sana da o sirke gitmeni özellikle o palyaçoyu seyretmeni öneririm.

Bunun üzerine adamın suratı iyice asılmış ve adeta fısıltı halinde demiş ki;

– O palyaço var ya… O benim işte…

 

Palyaço, Türk Dil Kurumuna göre “Kendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncu” şeklinde tanımlanmaktadır. Bazı kaynaklara göre 18. yüzyıla kadar saraylarda palyaço (ya da soytarı) bulundurulması geleneği sürdürülmüştür.

Kralların, padişahların palyaço izlemeleri ya da saraylarında bulundurmaları, debdebeli hayatlarından kurtulmak için belki bir lahza gülmeleri için sığınak olarak da kabul etmiş olabilir. Bugünün deyimiyle stres atmak için palyaço izlemişler demek doğru olur.

Palyaçolar, komikliklerini sağlamak için, renkli ve abartılı peruklar, değişik biçimde makyajlar, olağandışı büyük ayakkabılar ve garip kostümler kullanırlar. Bu nedenle palyaçoluk, fiziksel performans gerektiren eğitimin bir parçası olarak kabul edilmektedir. İlk palyaçoluk türlerine Türkiye tarihinde de Osmanlı’da padişahı eğlendiren “dalkavuk” vb. kişilikler görülür.

Dayak yemek, düşmek, ıslanmak, şaşırmak, komik hareketler yapmak palyaçoların doğasında vardır, sıradan olaylardır onlar için. Daha doğrusu işi ve mesleğidir onların. Arka planında yaptıklarını yaşamasa da kendisini izleyenleri güldürmek, eğlendirmek zorundadır.

İzleyicisi de genellikle çocuklardır. Bu bakımdan işleri daha kolay gibi görünse de çocuğun dünyaya bakışını palyaço kıyafetiyle anlatmak bir o kadar da zordur.

Çevrenize bir bakın bakalım. Palyaçoluk her ne kadar komik ve insanları güldürmesi gereken bir sanat dalı olsa da kimi insan palyaçodan oldukça korkabilmektedir. Sizin etrafınızda güldüren mi yoksa korkutan mı palyaço/palyaçolar var bilemiyorum. Ancak benim zihnimdeki palyaçolar etrafını güldüren kimseler.

Bu güldüren türdeki palyaçoları, kralları güldüren soytarılarla karıştırmamak gerekiyor. İşi çevresini mutlu etmek ama bir taraftan da geçimini sağlamak için uğraşan kişiler olarak düşünün.

Belki de ilk aklınıza gelenler Kemal Sunal gibi sanatçılar olacaktır. Sizi güldürüp düşündürürken uçağa binmek korkusu yaşayan bir Kemal Sunal. Ya da televizyonlarda, sosyal medyada insanları güldürdüğünü düşünen ama maskaralıktan öte başka bir şey yapmayan sözde sanatçılar da aklınıza gelebilir. Yüzünü örtmeden, burnuna o kırmızı kapağı takmadan küfür ederek, argo kelimeler kullanarak seyircileri güldürmeye çalışanları da palyaço sınıfa dâhil eder misiniz bilemem.

Onları hep beyaz ekranlarda ya da artık daha güncel ifade ile sosyal medyadan tanırız. Magazin programlarında en iyi yerlerde gezenler, gecelere akanlar olarak tanırız onları. Sevgiliden sevgiliye koşanlar da her sevgili de farklı palyaço kılığı giyenlere benzetirim. Ama Palyaço hikâyesinde olduğu gibi yüz maskesini indirdiğimizde bizim bildiğimiz, güldüren, eğlendiren palyaçolarla karşılaşmak imkânsızdır.

Son 25 -30 yıldır o kadar çok palyaço çoğaldı ki bu işin de suyunu çıkardılar. Kelimeler özelinden o kadar uzaklaştı ki adeta insanları küfür, hakaret ve aşağılayıcı bir kimliğe bürünen kültür medeniyeti ve insanlık dışı bir meslek haline geldi.

Palyaço gibi görünen hokkabazlarin değil dostluk samimiyet ve muhabbetlerin içinizi güldürmesi en büyük dileğimiz olmalı.

Oynadığımız her oyunda ne kadar yüzümüze maske takıyor ya da gerçek yüzümüzü oynuyoruz buna karar vermemiz gerekiyor. Yoksa Paul Auster’in dediği gibi: “Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum. Tam da palyaçonun dediği gibi, ağlayamadığımdan gülüyorum.”

Hayatımızın her bir sahnesinde farklı palyaço kıyafeti giymekten ne zaman vazgeçeceğiz acaba? İnsanları güldürmek için gösterdiğimiz çabayı; kendimiz için, ailemiz için, dostlarımız için ne zaman göstereceğiz?

Hayat devam ederken çevrenizdeki insanların mutluluğu için çabalamanın yanında acaba sizin ve dostlarınızın mutlu olması için ne yapıyorsunuz?

Sevgiyle kalın, sevgide kalın…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. Mustafa ÖZTÜRK dedi ki:

    Değerli başkanım emeğinize yüreğinize sağlık İnşallah hepimiz palyaço olmadan da kendimiz sağlıklı bir şekilde gülebilir eğlenebilir olabiliriz

  2. Yasin dedi ki:

    Hep beraber gülelim, hep beraber ağlayalım.

  3. Ali AÇAR dedi ki:

    Hayatımızın her bir sahnesinde farklı palyaço kıyafeti giymekten ne zaman vazgeçeceğiz acaba? İnsanları güldürmek için gösterdiğimiz çabayı; kendimiz için, ailemiz için, dostlarımız için ne zaman göstereceğiz?
    Başkanım durdu durdu gölü 90.dakikada attı.
    Su cümleyi beklemek için epeyce sabırsızlanmışım farkına varmadan.
    Yazının içeriğine gelince bir gün bir ressam ile karşılaştım kendi resmini çizdirmek istedim o çizerken ben de sorular ile ressamın neden böyle bir şey yapma gereği duyduğunu bu aşkın nasıl geliştiğini soruyorum vurucu cevap şuydu: “yüzlerce cümle kurmak yerine bir resim hepsine bedeldir” dedi
    yüzlerce cümle kurmak yerine başkanım bir fotoğraf çekmiş çektiği fotoğraf tam bugünün Türkiye sini anlatıyor..
    Son 25 -30 yıldır o kadar çok palyaço çoğaldı ki bu işin de suyunu çıkardılar. Bu kelimeler özelinden o kadar uzaklaştı ki adeta insanları küfür hakaret ve aşağılayıcı bir kimliğe bürünen kültür medeniyet ve insanlık dışı bir meslek haline geldi. Tabi işi uzmanca yapan kişilerin hakkını yemiyelim onlara hem teşekkür borcumuz var hem de mesleğin devamını sağladıkları için minnet borçluyuz.
    Yarınlarda palyaço gibi görünen hokkabazlarin değil dostluk samimiyet ve muhabbetlerin içinizi güldürmesi dileğiyle Allah a emanet olunuz.

  4. Abdullah Kayaalp dedi ki:

    Müslümanın tebessümü sadakadır. Niyetimiz güzel olsun.

  5. Burhan ERARSLAN dedi ki:

    Kalemine sağlık fatih hocam.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir