Dolar 18,4191
Euro 17,8508
Altın 973,15
BİST 3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Paz 27°C
Pts 29°C
Sal 27°C
Çar 27°C

Kozadaki kelebek

Eğitimci-Yazar
A+
A-
10/09/2022 00:01
ABONE OL

Hayat dediğimiz şey bir anda karşımızda bulduğumuzun çok ötesinde anlam içerir. Ne ile karşılaşacağımızı bilemediğimiz, uzunluğunu ve derinliğini kestiremediğimiz bir mağara girişi gibidir. Karanlıklarla başlayıp karanlıkla biten bir süreç. Ağlayarak geldiğimiz, giderken arkamızdan ağlandığı bir süreç. Zorluklarla mücadelenin olduğu ama bu zorlukların aynı oranda hayata tutunmanızı sağlayan bir süreç.

Bir gün, adam ormanda gezerken bir kelebeğin kozasından çıkmaya çalıştığını gördü. Kozasındaki küçük delikten çıkmaya çabalayan kelebeği saatlerce izledi.

Sonra adam, kelebeğin kozadan çıkmak için çabalamaktan vazgeçtiğini, gücünün kalmadığını düşündü. Kelebeğe yardım edeyim de kolayca çıksın diye düşündü ve kozadaki deliği daha rahat çıksın diye büyüttü.

Bu sayede kelebek kozasından kolayca çıkabildi. Fakat çıkmaya daha hazır değildi, bedeni hala kuru ve kanatları buruş buruştu. Adam, kelebeğin gücünü toplayıp, kanatlarını açıp, uçacağını düşünüyordu. Ama Kelebek kozasından zamanından önce çıkmıştı. Ne kadar çabalasa da uçamadı ve buruşmuş kanatlarıyla yerde sürünmeye devam etti.

Adam iyi niyetli bir şekilde kelebeğe yardım etmeyi istemişti ama bilmediği nokta; kelebeğin kozadan çıkmak için çabalaması, bedenindeki sıvının kanatlarına gitmesini ve bu sayede doğru zamanda kozasından çıktığında uçabilmesini sağlayacaktı.

Hikâyedeki kelebek muhtemelen; şöyle söyleniyordu :
– Allah’ım, onca zaman bu küçücük yerde şekilden şekile girdim günler geçsin ve büyüyeyim diye bekledim. Sabrettim direndim o rengârenk kanatlarımı çırpıp gökyüzüne doğru uçmak ve özgürlüğün tadına varmak benim en çok arzu ettiğim şeydi. Doğadaki tüm çiçeklerin tadına bakacaktım. Ama artık yoruldum. Debeleniyorum, şu kendi ördüğüm kozayı ittiriyorum ama, buradan kurtulamıyorum. Gücüm kalmadı artık. Ben kendi oluşturduğum bu sarmalda hapis kalacağım. Off Off yeter artık bıktım kurtarın beni imdaaaat.

Tıpkı çocuklarımızın anne-baba olarak bizlere seslendiği gibi.

-Bırakın artık beni. Ben kendi hayatımı yaşamak istiyorum. Bakın artık okulumu bitirdim ama halen beni yalnız bırakmıyorsunuz, cümleleri kelebeğin cümleleri ile örtüşmüyor mu? Bir an önce hayata atılma isteği. Ama hayatın şartlarını bilmeden tanımadan atılma isteği.

Oysa her şeyin bir zamanı vardır. Zaman olaylar karşısında sizin olgunlaşmanızı sağlayacaktır. Şartlara hazırlayacaktır ki zorluklarla karşılaşıldığı zaman mücadele edebilelim. Kelebeğin kozadan çıkması için o mücadele gereklidir. Çocuklarımızın da mücadele yollarını öğrenmesi ve bizim de öğretmemiz gerekmektedir. Zamanı gelmeden ve gereken tecrübeyi edinmeden sonuç elde etmek insanları hüsrana uğratacaktır.

İsterseniz bir de hikâyedeki şu yardımsever adama dönelim:
Adam:
-Ah zavallı kelebek çok uğraşıyor. Hay Allah, aslında bu kadar uğraşmasına gerek yok ben onun üzerindeki bu minik örtüyü kaldırıp ona yardım edebilirim. Böylece o da bu zorluktan kurtulur. Hııh İşte böyle hadi uç bakalım güzel kelebek.

Sonrasında da;
– Aaa niçin uçamıyor, Hay Allah ne beceriksiz kelebekmiş bu? Demiyor muyuz?

Tıpkı bazı öğretmenlerimizin bilgi ve beceri yönünden hazır olmayan öğrencileri en arka sıraya atması gibi. Zaten beceremiyor ve tembel.Beceri geliştirme işi mutlaka belli bir süre ve emek ister. Yöneticilerin çalışanlarına gereken tecrübeyi kazanmasına fırsat tanımadan verdiği sorumluluklar ve sonuçları hep hüsranla neticelenmiştir.

Çoğu zaman ebeveynlerin kendi çocuklarına yardım ettiklerini zannederek verdikleri zararları bir düşünün. Siz hiç okuma yazma bilmeyen bir çocuğa kitap okumasını önerir misiniz?

Ey anne-babalar, ey yöneticiler; Öyküdeki o adam iseniz, Tabii ki onlar için gereken tüm koşulları önceden sağlamak belki sizin göreviniz. Ama uygun olmayan zamanda ve yerde müdahale etmek yerine, onları takip edin ve fırsat verin. Küçük dokunuşlarla müdahale etmeden yönlendirmeler yapın. Göreceksiniz ki zamanı geldiğinde çalışanlarınız veya çocuklarınız o güzel kanatlarını çırparak gezecekler ve siz de onların başarılarını keyif ve gururla seyredeceksiniz.

Kelebek olmak isteyenler ise;

Yeni bir iş ararken ya da çalıştığınız iş ortamında veya özel yaşamınızda, mücadele ederken kendinizi ne zaman ümitsiz ve bitkin hissediyorsanız bilin ki kanatlarınız güçleniyor. Şartların zorluğu aldanıp sakın bırakmayın. Bilmelisiniz ki zorluklar sizin uçmanızı, yükselmenizi sağlayacaktır. Zorlukları yaşamadan hayata atılanlar bir süre sonra düşeceklerdir.

Sabredin ve daha fazla mücadele edin. Daha fazla mücadele edebilmenin yolu ise Kelebek olup uçmaya olan o büyük istektir. Elde etmek istediğiniz sonuca yürekten adanmanız gerekir. İşte o zaman ilahi bir güç devreye girer ve siz başarırsınız.

Hayatta sarf edilen çabalar, uğraşlar bizi hayatımızdaki bir sonraki adıma hazırlar,  gerekli güce ulaşmayı sağlar. Kendi kanatlarınızla uçmak isterseniz emek vermeniz, zorluklarla mücadele etmeniz gerekir. Çocuğunuzun her istediğini, iyi niyetle yerine getirir ve hayatın zorlukları ile karşılaşmasına izin vermezseniz, aslında zamanı geldiğinde kendi kanatları ile uçmasını engellemiş olursunuz.

İnsan doğar büyür ve ölür cümlelerinden ibaret gibi görünse de esasen bunun içi dolu bir bal kovanı olduğunu düşünmek daha doğru bir yargıdır. Tecrübe insanı fiziksel gelişimine paralel ruhen geliştiren ve olgunlaştıran bir olgudur.
İnsanların çevresinde olup bitenleri ruhen algılamaları ve değerlendirmeleri ve sonraki kuşaklara aktarması yaratılış gereği görevimizdir. Bilgiden yoksun insanlar iyilik yapayım derken kötülük yapabilirler. Çünkü ruhen insanı tecrübe ve bilgi bir sonraki aşamaya sıçratır.
Merhamet dozunda olursa merhamettir. Dozunu aşarsa merhamet maraza döner. Çocuklara duyduğumuz aşırı merhamet onların ayakları üzerinde durmasına engel teşkil eder.
Kelebek hikâyesi buna çok iyi bir örnektir.

İyilik ve takvada yarışın günah ve düşmanlıkta yarışmayın (maide-6) ayeti mucibince merhamette düşmanlıkta ve diğer bütün hal ve davranışlarınızda ölçülü olmanızı tavsiye eder sizleri Allah’a emanet ediyorum.

Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey yapmamız gereken çabalardır. Eğer Allah, hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi o zaman bu kelebek gibi bir anlamda sakat kalırdık. Olabileceğimiz kadar güçlü olamaz ve asla uçamazdık.

Sevgiyle kalın, sevgide kalın…

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Ali AÇAR dedi ki:

    İmtihan

    İnsan doğar büyür ve ölür cümlelerinden ibaret gibi görünse de esasen bunun ici dolu bir bal kovanı olduğunu düşünmek daha doğru bir yargıdır.
    Tecrübe insanı fiziksel gelişimine paralel ruhen geliştiren ve olgunlaştıran bir olgudur.
    İnsanların çevresinde olup bitenleri ruhen algılamaları ve değerlendirmeleri ve sonraki kuşaklara aktarması yaratılış gereği görevimizdir.
    Bilgiden yoksun insanlar iyilik yapayım derken kötülük yapabilirler. Çünkü ruhen insanı tecrübe ve bilgi bir sonraki aşamaya sıçratır.
    Merhamet dozunda olursa merhamettir. Dozunu aşarsa merhamet maraza doner. Çocuklara duyduğumuz aşırı merhamet onların ayakları üzerinde durmasına engel teşkil eder.
    Başkanın kelebek hikayesi buna çok iyi bir örnektir.
    Yapacağımız her iyilik ve kötülüğün mutlaka bilimsel temele ve dini değerlere dayanması gerekir ki yarın pişman olmayalım. Yaptığımız bir davranışın doğru olduğunu ancak böyle anlayabir ve isabetli karar vermiş olduğumuzdan dolayı gurur duyabiliriz.
    İyilik ve takvada yarışın günah ve düşmanlıkta yarışmayın (maide-6) ayeti mucibince merhamette düşmanlıkta ve diğer bütün hal ve davranışlarınızda ölçülü olmanızı tavsiye eder sizleri Allah’a emanet ediyorum.

  2. ozcanguner22@gmail.com dedi ki:

    Fatih hocam Allah razı olsun.Tam da verdiğiniz misallerle vaziyetimizi izah etmişsiniz.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir