Dolar 18,6325
Euro 19,3580
Altın 1.056,31
BİST 4.977,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 15°C
Az Bulutlu
Ankara
15°C
Az Bulutlu
Per 12°C
Cum 11°C
Cts 12°C
Paz 10°C

Biraz da mutluluk

A+
A-
22/10/2022 00:01
ABONE OL
Biraz da mutluluk

Benim için değerli birkaç arkadaşım kişisel web sitemde yazdığım yazılar üzerine beni uyardılar.

“Yazılarının içeriğine, verilmek istenen mesajların tamamına imzamızı atarız ama bazen de ümitvâr olacak, insanların mutluluğunu da anlatacak yazılara da yer verirsen iyi olur” dediler. Dostların eleştirisi dua mukabilindedir anlayışı ile ben de kendimi ve son zamanlarda yazdığım yazıları tekrar kontrol ettim.

Bu dostlarımın haklılık paylarınının olduğuna inandım. Bu uyarı çerçevesinde sizlere olumsuzluklardan ziyade güzel ve olumlu olan paylaşımlar da bulunmaya daha çok gayret edeceğimi de belirtmek isterim.

Ancak bu eleştiriye dikkat etmekle birlikte daha önce paylaştığım olumsuzlukların ortadan kaybolmayacağını bunları söylemenin yıkıcı bir eleştiriden ziyade daha iyiye ulaşmak olduğunu da ısrarla söylemeye de devam edeceğimi belirtmeden geçemeyeceğim.

İnsan gücünün yettiğinden sorumludur. Yani gücü kadar sorumludur. Haksızlık karşısında haksızlığın kimin tarafından yapıldığına bakmadan, mazlumun yanında yer almaya devam etmenin de inancımın gereği olarak da yazmaya ve uyarmaya devam edeceğim.

Bu anlamda yazarak uyarmak benim gücümün yettiği bir alan. Yarın daha önce bizi uyaranlar olmamıştı denilmemesi ve bu anlamda sorumluluktan kurtulmak adına yapıcı eleştiriler yapmaya devam edeceğim. Tekrar etmek istiyorum: Yapıcı eleştiriler yapmaya devam edeceğim. Yıkmak ve karalamak hele de iftira etmekten Allah’a sığınarak yazmaya gayret edeceğim.

Dikkat edeceğim en önemli husus hiçbir zaman kişi ya da kurumu hedef almadan yazmak. Ortaya problemleri koymak çoğu zamanda çözüm önerilerini sunmakla yetiniyorum. Ve bu yazdıklarımdan kim nasiplenirse diyerek yazmaya da gayret ediyorum. Olumsuz eleştirilerden üzerine alınanların aynaya bakarak kendilerini tekrar değerlendirmelerinden yine kendilerinin kazanacağına inanmaktayım.

Bu ben miyim? Gerçekten burada hata yapıyor muyum? Demek insana kaybettirmez kazandırır.

Yapılan hatayı ya da hatalar zincirini yazdığımda beni mi kast etti diyorsanız ve o hataları siz yapmışsanız evet sizi kast etmişimdir. Dedim ya kim üzerine alırsa. Bu biraz da nasip meselesi.

Ben de buna istinaden bir hikâye paylaşarak yazıma devam edeyim dedim.

Hikâye bu ya hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve mutluluğu aramaya koyulmuş. Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler. Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.

Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğun sırrı nedir diye sormaya karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış.

Sonunda sıra ona da gelmiş ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım? diye sormuş. Bilge bu soruyu cevaplarsa sıradaki diğer insanların beklemekten sıkılacağını düşünmüş, adamlarından bir kaşık istemiş ve içine iki damla yağ damlatmış sonra demiş ki:

– Sarayımın her yerini gez ve sonra tekrar gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.

Adam sorusuna hemen cevap alamadığı için biraz şaşkın tamam demiş, sarayı gezmiş gelmiş bilge bakmış yağ hala kaşıkta, demiş ki:

– Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün.

Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiş, bir şey diyememiş. Sonra bilge:

– Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı tekrar ağzında taşı, bu sefer sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra tekrar gel.

Adam ne yapalım deyip tekrar kabul etmiş. Her yeri gezmiş, bu sefer sarayın güzelliklerinden çok etkilenmiş. Sonra ağzında kaşıkla gene bilgenin yanına gelmiş. Bilge sormuş:

– Sarayımın güzellikleri gördün mü, anlat bakalım.

Adam bu sefer hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü kesmiş ve demiş ki:

– Güzel, peki ama yağ nerede?

Adam sarayı hayran hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuş, utana sıkıla bilgeye demiş ki:

– Şey… yağı dökmüşüm.

Bilge bizimkine anlamlı bir bakış atmış ve demiş ki:

– Mutlu olmak için hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve hayatın getirdiği sorumluluklara, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmak gerekir.

Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinmiş, bilgeye teşekkür etmiş ve bilgenin huzurundan ayrılmış. Önemli olan hatalardan ders almaktır. Aynaya bakmaktan korkmamak gerekir. O sadece sizi gösterecektir. Ayna gibi dostlarınız varsa bilin ki o sizi gösteriyordur. Ark planında hiçbir niyet yoktur.

Siz kendinizi nasıl görmek istiyorsanız görün ama dostlar ayna gibidir. Onlar sadece size doğruyu gösterecektir. Tıpkı “Ashâb’ım yıldızlar gibidir Hangisine uyarsanız hidayeti bulmuş olursunuz.” (Hadis-i Şerif) sözünde olduğu gibi. Gerçek dostları da böyle düşünmek gerekir.

Yeter ki dostlarınızı iyi seçin. Beni uyaran dostlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.

Sevgiyle kalın, sevgide kalın…

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

  1. Mustafa ÖZTÜRK dedi ki:

    Başkanım teşekkür ederiz emeğine yüreğine sağlık

  2. Ali AÇAR dedi ki:

    Selam inananların üzerine olsun
    Fikirlerin çatışmasından rahmet doğar demek yanlış olmasa gerek.
    Olumlu ya da olumsuz olması önemli mi ?
    Kişiden kişiye değişir fakat müslüman olumlu olmak zorundadır. Müslüman inancı gereği umutvar olmak zoundadir. Ey iman edenler Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin.
    Ayeti Müslümanın düsturu olmak zorundadır.
    Ancak sürekli olumlu düşünmek ve olumlu fikirleri düşünceleri savunmak olumsuz fikir düşünce ve ders alınması gereken noktaları göz ardı edebilir, tersi de mümkündür.
    Ne biri ne diğeri en önemlisi orta yoldur.
    “Biz sizi orta bir ümmet kıldık” ayeti delil olarak söylenebilir.
    En önemli yol alma metodu olumsuzluklara takılıp kalmadan geleceğe dair fikirler serdetmektir.
    Şahsım olarak yazılarınızı severek okudumu belirtmek isterim.Allah razı olsun kaleminize sağlık.

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir