Dolar 18,8102
Euro 20,6851
Altın 1.179,76
BİST 4.713,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 2°C
Az Bulutlu
Ankara
2°C
Az Bulutlu
Per 3°C
Cum 0°C
Cts 1°C
Paz 1°C
05/09/2022 21:45
09/08/2022 21:55
06/11/2021 00:01

Hemen Şimdi

A+
A-
31/12/2022 00:01
590
ABONE OL
Hemen Şimdi

“Günlerden bir gün, bir Krala iki harika şahin hediye edilir. Kral, bu zamana kadar böyle ihtişamlı şahin görmemiştir. Bu değerli kuşları eğitmesi için bir şahin eğiticisi çağırır.

Aylar geçer, şahinlerden birisi gökyüzünde asil bir şekilde süzülerek uçuyor, ancak diğer şahin, üzerinde bulunduğu daldan geldiği günden beri bir türlü ayrılmıyordur.

Bunun üzerinde Kral, ülkedeki pek çok şahin eğiticisini seferber eder ama kimse bu şahini uçurmayı başaramaz. Ülkede denenmemiş tek bir eğitici kalmıştır. Sonunda kralın emriyle o eğitici de saraya getirilir ve çalışmaya koyulur.

Kral ertesi gün uyandığında camdan bakar ve her iki şahinin de muhteşem bir şekilde uçtuğunu görünce gözlerine inanamaz. Koşar adımlarla eğiticinin yanına gider ve sorar;

‘Nasıl başardın bunu? En az 10 eğitici geldi başaramadı. Sen nasıl yaptın?’

Şahin eğiticisi de cevap verir:

‘Çok basit Kralım. Sadece kuşun üzerinde durduğu dalı kestim…’

Bazen güvenlik alanlarımızın dışına çıkamadığımız için, istediğimiz yönde bir değişim gerçekleştiremeyiz. Böyle durumlarda, rahatlık alanımızın dışına çıkmak için üzerinde durduğumuz dalı kesmek gerekir.

Sizi hayata bağladığına inandığımız şeyler belki de bizi hayatı yaşamamıza engel olanlardır. Bu bazen bir arkadaştır, yaşadığımız çevredir. Bazen bir öğretmendir, bazen en yakın dostumuzdur.

Bir şeyi aşırı sevmek insanı kör ve sağır eder misali, bağımlı olduklarımız bağımlılık dairesinin dışına çıkmamızı engelleyebilir. Bir süre sonra o dairenin dışında yaşamanın zor olduğuna daha sonrasında da mümkün olmadığına dair düşünceler oluşur zihnimizde.

Pireleri almışlar, bir kavanozun içine yerleştirip kapağını da açık bırakmışlar. Bir süre sonra hepsi zıplayarak kaçmış. Bunu bir kaç kez tekrarladıktan sonra, bir kez de kapağı kapatmışlar. Pireler yine zıplayıp çıkmaya çalışmışlar ama her sefer kapağa çarpıp geri düşmüşler. Uzun bir süre sonra kapak açılsa da, pirelerin zıplamasına rağmen dışarı çıkamadıkları görülmüş. Çünkü artık pireler kapak seviyesini geçecek kadar zıplamayı beceremiyorlarmış. Artık kapağı kapamaya gerek kalmamış. Çünkü açık da olsa pireler kaçmayı başaramıyorlarmış…”Kavanozdaki pirenin hikâyesindeki gibi Öğrenilmiş çaresizlikten kurtulmak zorundayız. Aksi halde kavanozun içinde kalmaya mahkûmsunuzdur.

Hedeflerinize ulaşmak için önce hayal kurmalısınız. Hayal kurmak için de önce tutunduğunuz ve güvendiğiniz ama sizin hayal kurmanızı engelleyen engelleri kaldırmanız gerekir.

Olumsuz duygularla baş edip yolumuza devam etmek zorundayız. Günümüzü hatta hayatımızı kızgınlıkla, nefretle geçirmekten bir an önce vazgeçmeliyiz. Bu hayattaki amacımızı ve neden yaratıldığımızı da unutmadan bizim bağlandığımızı düşündüğümüz o ağaç dallarından bir an önce kurtulmamız gerekiyor.

Sarf edip de başaramadığınız şeyleri gözden geçirin. Bunun sebeplerini düşünün. Gerçekten başaramadığınız şeyler için yeterli gayret gösterdiniz mi? Bir an çocuk olun ve çocukken hayal ettiğiniz şeyleri düşünün.

Hayal etmediğiniz için başaramayacağım anlayışına hâkim olmaktan bir an önce kendiniz kurtarın. Bir daha deneyin. Bir daha deneyin. Çaresizliğin sizi mutsuzluğa götürmesine izin vermeyin.

Hayatınızda yeni bir pozisyon, işinizde yeni bir terfi edemeyecek hissine kapılmanıza sebep olan tüm ipleri koparın.

Küçük yaşlarda öğrendiğimiz ve ne yazık ki bize ait olmayan bazı öğrenmişliklerimiz bizi yapamayacağımız hissine kapılmamıza neden olmuştur. Yaparsak rezil oluruz, yaparsak bize gülerler anlayışı yeni şeyler yapmamızı engellemiştir.

Bu bakımdan ezberlediğimiz, rahat ettiğimiz ve alıştığımız yerleri terk etmeyi bilemeyiz. Sadece ezberlediğimizi ve rahat ettiğimiz yeri yaşamayı arzu ederiz.

Oysa biz bir insanız ve eşrefi mahlûkatız. Yani yaratılmışların en şereflisisiniz. Önce kendinizi tanıyın. İnsanın yapamayacağı, başaramayacağı yoktur. Kavanozdaki pire olmayın. Hayat sizi zorlayacaktır.

Ama dalda duran bir şahin hiç olmayın. Çünkü şahinler uçmak için yaratılmıştır ve yaratılış gereği uçması gerekir. Neden yaratıldığınızı da bu anlamda değerlendirin. Her ne kadar insan kötülüğe daha eğilimli olsa da yaratılış gayesi bu değildir.

Yaradılışının gereğini yapmayanlar, geride kalmaya ve bunun cezasını ödemeye mahkûmdurlar. Sokrates’in ifadesiyle; “Senin almaya cesaret edemediğin riskleri alanlar, senin yaşamak istediğin hayatı yaşarlar.”

İstediğiniz muhteşem uçuşu gerçekleştirebilmek için daha fazla beklemeyin. Kesin o dalı! Hemen şimdi…”

Sevgide kalın, sevgiyle kalın…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. Lokman Yazıcı dedi ki:

    Gafiller derlerki yarın olsada bir iş işlesek.Oysa bilmezler ki bugün dünün yarınıdır.Bugün ne iş işlediler ki yarın ne iş işleyecekler.Rabbim bizi gafillerden eyleme…

  2. Aytekin dedi ki:

    Alışılmışı terk etmek zor halimizden memnunuz ,korkuyor yada bedeli ödemek istemiyoruz. Ama zamanın nehri bizi ertelediğimiz kaçtığımız notaya sürükleyecek.

  3. Metin ılgaz dedi ki:

    Korkunun ecele faydası yoktur…Anam ,,babam sana feda olsun ya Resulullah demişler…Biz daha hesabını, makam olarak oturduğumuz yerlerin hesabı sırtımıza yükken o gölgeler ve kapaklar daha kapalı zannederiz… Mevlam tüm inananları feraset sahibi eylesin…Çok güzel msj lar eline,kalemine sağlık sayın başkanım….

  4. Hacı Asım KAYALI dedi ki:

    Dalda duran Şahinde,kavaznozun içindeki pirelerde belli sinirlar icerisinde yasamalari zamanla özgüvenini kaybetmesine sebep olmustur,benliklerini unutmuslar sadece ufak dokunuslarla yeniden hayatta mutluluga ve huzura ulasip hayatta daha basarili olmuslardir.Bazen aliskanliklarimizi degistirmemiz gerekir.Mutlu yıllar….

  5. Özcan Güner dedi ki:

    Değerli hocam bazen dalları kesmek kolay olmuyor .Ama haklısınız .Konfor alanımızı degistirmedikce aynı yerde sayarız.Allah razı olsun .

  6. Ali AÇAR dedi ki:

    Çaresizlik

    Ülkemizde en çok göç veren bölge doğu Karadeniz bölgesidir.
    Neden mi çünkü doğu Karadeniz Bölgesi yerleşim olsun veya tarım olsun veya sanayilesme olsun arazi yapısı bakımından en dik ve zahmetli alanlar olduğu için bu bölgede yaşayan insanlar göç etmekten başka çare görmediklerinden soluğu başka illlerde almışlardır. Gittikleri büyükşehirlerde kimisi inşaat kimisi yeni ve farklı alanlarda iş deneyimi kazandıkları için müteahhitlik ve sanayicilik işlerinde başarı kazanmış ve ikinci üçüncü nesilde çok zengin olmuş kimselerdir.
    Görülüyor ki çaresizlik insanlara yeni çareler üretmeye zorlamaktadır.
    Sevgili başkanın dediği gibi bazen çemberi kırarak dışarı çıkmak yeni okyanuslara yelken açmak demektir.
    Allah yolumuzu aydınlatan ufku açık insanların yolundan gitmek nasip etsin.
    Ama herşeyden önce doğru yoldan ayırmasın.
    Allah’a emanet olun.

  7. Mustafa ÖZTÜRK dedi ki:

    Değerli başkanının gerçekten güncel ve güzel bir yazıya kaleme almışsınız emeğinize yüreğinize sağlık tebrik ediyorum 2023 yılının bereket ve huzur getirmesini diliyorum

  8. Mustafa ÖZTÜRK dedi ki:

    Başkanım güzel bir yazı olmuş emeğinize yüreğinize sağlık

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
Eğitim Ciddi iştir