Site Rengi

DOLAR
13,5246
EURO
15,4809
ALTIN
789,97
BIST
2.072,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
1°C
Ankara
1°C
Açık
Pazartesi Karla Karışık Yağmurlu
0°C
Salı Hafif Kar Yağışlı
-3°C
Çarşamba Az Bulutlu
0°C
Perşembe Çok Bulutlu
3°C

Etiket: surmanset

Mutluluğun boyutu var mıdır? Ya da sizi daha çok ne mutlu eder? Tersinden soracak olursak siz daha çok neden daha az mutlu olursunuz? Mutsuzluklar aslında bizim yakınmalarımızdan mı ibarettir? Mutluluğun sınırı var mıdır? Bu soruların cevabı kişinin ekonomik durumu, kültürel durumu, dünyaya bakış açısı ile değişkenlik gösterecektir. Allah herkesi farklı...
Biraz pişmanlığın biraz da sitemin bir göstergesi olarak birbirimize sorduğumuz sorulardan bir tanesidir “Hayatta iken neden kıymet bilmeyiz?”. Gerçekten de öyle. Neden insanların kıymetini hayatta iken bilmeyiz? Ya da kıymetinin farkına varmayız? En yakınımızda olan anne babalarımız dâhil olmak üzere en yakın dostlarımızı kaybettikten sonra kıymete biner. Tühler, vahlar, keşkelerle...
Düşünce ve davranışları etkileme ve değiştirme algı üzerinden sağlanır. Önemini, ahlaki değer ve etik kodların rafa kaldırılmasına tekabül edişinden alır. Daha net ifade edersek; algı oluşturmada gerçek ve/veya hakikat önemsizdir. Önemli olan tek şey muhatabı etkisine alarak kontrol altında tutmak ve ‘kullanılabilir’ hâle getirmektir. Bu bakımdan “gerçek hikâye ise algı...
Nerede olduğu ve nasıl durduğu, hangi amaçla nerede ve nasıl durması gerektiğini neyi savunduğunu, neyi savunması gerektiğini bilecek karaktere ve kişiliğe sahip, sağlam bir duruşu olmalı insanın… Zarafeti olmalı insanın, zarafeti konuşmalarına da yansımalı, kendini, haddini ve sınırlarını bilmeli, sözüyle davranışıyla bir duruşu olmalı insanın … Bu kimdir sorusuna karşılık...
Çocuklarımıza alfabenin değişik harfleri ile isim verdiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Tüm suçu eğitime atmaktan ya da akran çevresini suçlamaktan öte gitmediğimiz bir anlayış içerisinde olduk. Öğretmenlerin öğrencilerine yaptığı uyarılar, yirmi yıl sonra da değişmemişse bir yerlerde problem olduğu daha doğrusu bilemediğimiz/tesbit edemediğimiz problemlerin devam ettiğidir. Yirmi yıl önce suçladığımız çocuklar...
“Kendi kuyusunu kendi kazmak” deyimi toplumumuzda oldukça sık kullanılır. Kendine zarar verecek davranışta bulunmak anlamına gelen bu deyimi bir yorum katarak açıklayanlar da vardır. Başkasına zarar vermek isterken ifadesi ekleyenlerin tanımına daha çok katılıyorum. Çünkü kendi kuyusunu kazmak deyimini içerisinde niyetin kötü olduğu başkasına zarar vermenin öncelikli niyet olduğu aşikârdır....
İki buçuk yıl geçmiş. Hayatın, bir ağacın altında gölgelenecek kadar kısa olduğunu daha iyi anladım bu iki buçuk yılda. Bir işle meşgul olmasam da zamanın su gibi akıp gittiğini çok iyi anladım. Çocukluğumdan bu tarafa en verimsiz, en hareketsiz, en bereketsiz, etkinliklerden ve insanlardan uzak kaldığım böyle iki buçuk yılım...
Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye… Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları… Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde...
İkinci Yeni şairlerinden olan Sezai Karakoç, şiir anlayışı, hayat görüşü ve din karşısındaki tutumu bakımından topluluğun diğer şairlerinden farklı bir çizgide durur. Sezai Karakoç, hayat felsefesini İslami temeller üzerine kurmaya gayret etmiştir. İslami hayat biçimini diriltme çabası içerisindedir ve şiirlerini de bu eksen etrafında yazmıştır. Karakoç, benimsediği ve diriltmeye çalıştığı...
Ördek Sendromu kavramını duydunuz mu bilemiyorum. Suda yüzen ördekler izlenerek ortaya çıkmıştır. Ördeklere dışarıdan bakıldığında çok sakin bir şekilde suda yüzdükleri görünür. Ancak suyun altından baktığınız zaman ördeklerin bacakları hızla çalışmaktadır. Sakinlik sadece yüzeydeki görüntüdedir.  Suyun altında ise çok fazla çaba vardır. Kısaca kişilerin istedikleri duyguları, başarıları zahmetsizce elde etmiş...
Bazı yörelerde ilginç bir adet vardır. Yeni doğmuş ve emeklemeye başlamış çocuğun birkaç metre ilerisine kitap, kalem, tesbih, maket arabalar, ilaç kutuları vb konurdu. Birkaç metreden bu eşyaları gören çocuk emeklemesini de hızlandırarak o tarafa da doğru hareket eder, o eşyalardan hangisini seçerse ileriki yıllarda da o mesleği seçeceğine inanılır....
Vefa semtinde boza içerken gerçek manada vefayı unuttuk. Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımızla değiştirmeyi tercih ettik. Çocuklarımızı daha fazla para kazanmak adına Anaokullarında gönderdik ama ana sevgisinin Anaokullarında verilemeyeceğini kavrayamadık. Çocuk eğitiminin sadece okullarda verileceğine inandık. Asli görevlerimiz yapmaz olduk. En iyi okullara gönderip en iyi üniversitelere yerleşmeleri için hazinelerimizi verdik...